Her haftanın bir önceki haftaya göre karamsarlığa ve çaresizliğe büründüğü bir sezonda, Boluspor’un puan ve güven kayıpları artarak devam ediyor. Ligde kalma potasından hızla uzaklaşan ve bu çaresizliğe hiçbir etki ve tepki göstermeyen bir yönetim de bizleri hayrete düşürmeye devam ediyor.

Boluspor bu hızla ve istikrarsızlıkla puan kaybetmeye devam ettiği sürece, ligin son haftalarını beklemeden Türkiye profesyonel liglerinde yeni bir rekora daha imza atarak ligin bitimine ortalama sekiz ila on hafta kala havlu atacak gibi görünüyor.

Bundan sonraki haftalarda Sivas, Karagümrük, Bursa, Kayseri gibi ligin zirvesine oynayan takımlar ile deplasmanda karşılaşacak olan ekibimizin, bu müsabakalardan bu oyun anlayışı ile puan çıkarması bir hayli zor görünüyor.

Diğer yandan kendi sahasında sırası ile Bodrum, Erokspor ve İstanbulspor ile karşılaşacak ekibimizde tek puan beklentisi olan müsabaka, İstanbulspor müsabakası olarak görünüyor. Bu müsabakadan da kendi evinde puan çıkaramadığı takdirde, istatistiksel olarak bu ligde yenebileceği takım bulunmuyor demektir.

Vanspor müsabakasında teknik heyetin açıklamaları da hayli düşündürücüdür. Vanspor gibi bir ekibi kendi saha ve seyirciniz önünde yenemiyorsanız, düşme hattında birebir rakibiniz olma ihtimali yüksek bir takıma karşı ikili averajı da kaybederek türlü bahanelerin arkasına saklanmak sizlere yakışmıyor.

Bu kadar pozisyon verdiğiniz bir müsabakada, oyuna yine defans hatalarının damga vurduğunu gördük. Sezon başladığından beri sürekli yazdığım ve eleştirdiğim Rodrigo Rivas ile hâlâ devam etmekte ısrarcı olmak, oyuncunun kapasitesinin üstünde bir performans sergilemesini beklemek, teknik heyetin basiretsizliği ile birebir örtüşmesinden kaynaklanıyor diye düşünüyorum.

Bu transferi kimin, neden ve niçin yaptığı hâlâ kafalarda soru işareti olarak duruyor. Oyuncuya ne kadar ücret verildiği ve anlaşma şartları hiçbir şekilde kamuoyuna açıklanmazken, burada da yönetim beceriksizliği ön plana çıkıyor. Ayrıca takımda on numara pozisyonunda bir oyuncu olmayışının, oyun kalitesini ve oyun anlayışını tamamen altüst ettiğini gözlemlemekteyiz. Bu kadro yapısı ile ligde kalmanın imkânsız olduğunu, bu işi bilen, yöneten ve planlayan Boluspor yönetiminin de bildiğinden ve gördüğünden eminiz.

Taraftarını küstüren, kamuoyuna bilgilendirici (kaosu ve bilgi kirliliğini önleyici) hiçbir açıklama veya demeç dahi verme zahmetinde bulunmayan, özeleştiri yapmayan (yapmak istemeyen), şeffaf yönetim anlayışından tamamen uzak bir yönetim anlayışı vardır.

Nitekim gelinen noktada tarihinin en kötü dönemini yaşayan Boluspor'un, bu etkisiz futbolla ve henüz galibiyet ile tanışamamış olması da sezon bitmeden lige havlu atmasına neden olacaktır diye düşünüyorum.

Umarım yönetim, ligin ikinci devresinde üzerindeki sorumluluğun farkına vararak gereken adımları atacağını düşünüyor saygılar sunuyorum.