Futbol olarak müsabakanın ilk yarısında adeta yokları oynadığımız ve yine rakibe oyunu ve sahayı teslim ettiğimiz bir ilk yarı izledik. Müsabakanın ikinci devresinde ve oyunun belli bölümlerinde ekibimizde oyun anlamında biraz kıpırdanmalar olduysa da rakip; skoru, oyunu ve top hakimiyetini ekibimize kabul ettirdi. Hiçbir oyun taktiği olmayan Daniel Farrar, müsabaka boyunca oyunu adeta bizler gibi izlemiştir.

Rakibin ilk yarı sağlı sollu gelişen ataklarında defans bloğunun yaptığı gözle görülür tüm hataları o da kenardan kabullenmiş olacak ki sadece oyunu izlemekle yetindi. Müsabakanın 90 dakikası boyunca; katlanılan, sahaya çıkılan üç müsabakada gol vuruşunu bırakın şut dahi çekemeyen, gol kovalamayan bir forvete (Rodrigo Diaz) katlanmak her hocanın harcı değildir. Çıkılan üç müsabakada kalesinde toplamda yedi gol gören ekibimizde oyun içinde üretkenlik olmaması, taktiksel ve defansif hataların hat safhada olması, rakiplerin istediği baskıyı kurmasına ve oyunu domine etmesine yol açıyor.

Oynanan bu üç müsabakadan çıkarılması gereken dersleri teknik heyetin çıkaramaması halinde, bu gol averajının düzeltmesi imkansız gibi görünmektedir. Bu kadar zorlu bir ligde, ligi ve ülke futbolunu hiç tanımayan, bilmeyen bir teknik adam seçimi yapmak ne derece doğruydu? Bunun yanı sıra, altyapının bir türlü A takıma oyuncu çıkaracak potansiyele kavuşturulamaması bugünkü vahim durumları oluşturmuştur. Boluspor kurulduğu günden bugüne Türk futbol tarihinin önemli kilometre taşlarından biri olurken, tesisleşme manasında yokları oynamakta ve bir stadın yenilenmesini dahi gerçekleştirememektedir. Kendi kabuğuna çekilmiş siyasiler yüzünden Bolu halkının ve Bolu şehrinin değerlerinin göz ardı edildiğini görebiliyoruz.

Kendi bünyenizden, kendi şehrinizden teknik adamların daha verimli, daha konsantre bir oyun tarzı ile takımı hazırlayabilecekleri gerçeği göz ardı edilmiştir. Yönetim olarak gerçeklerle yüzleşmek, yapılan eleştirileri ciddiye almak ve Boluspor'un menfaatleri doğrultusunda hareket etmek gerekir diye düşünüyorum. Günden güne kaybolan taraftar potansiyeli, Boluspor'un giderek yalnızlaşmasına ve sıradanlaşmasına sebep olmaktadır. Yıllardır çözülemeyen stat sorunu, mali ve ekonomik krizler, yanlış transfer politikaları ve yönetim içinde yaşanan sıradanlaşma ile gelinen son nokta, maalesef ligin dibine kadar düşmemize sebep olmuştur.

Ekibimizde yapılan transfer hatalarının her sezon tekrar tekrar yapılması, geçmişten hiçbir şekilde ders çıkarılmaması, altyapının ihmal edilmesi sebebiyle transfer çöplüğüne dönmüş bir takım görüntüsü çizmektedir.

Siyasi otoritelerimizin de bir an önce kendi öz eleştirilerini yapmaları gerekmektedir. Kısacası bu kötü gidişatın temelinde, geçmişten ders alınmayan yönetimsel hataların rolü büyüktür. Boluspor, Bolu halkının önceliği ve es geçilmemesi gereken bir değeridir. Bolu halkı Boluspor'a ve Bolu şehrine yapılan ya da yapılmayan tüm hizmetleri görmekte ve bilmektedir. O açıdan şehrimizin siyasilerinin de ellerini vicdanlarına koyup biraz düşünmeleri gerekmektedir.

Boluspor için ligin henüz başı olmasına rağmen; gelecek vadetmeyen taktiksel anlayışı ve mücadele hırsı açısından yokları oynayan Daniel Farrar ve öğrencileri, bu müsabakada da sınıfta kalmışlardır.