Yeni bir sezona başlamaya haftalar kala , Trendyol Birinci Lig’te tüm ekipleri , ve taraftarları heyecanlı bir bekleyiş sarmış durumda. Ekibimiz açısından da gelişmelerin ve çalışmaların ‘’transfer yasağı, stadın durumu, şu an yeterli bir kadro yapısının oluşmadığı düşüncesi ‘’ gölgesinde bir hazırlık dönemi geçirmekte olduğunu görmekteyiz. Tüm yaşananlara karşın yönetimin de transfer yasağını kaldırma çalışmaları içinde olduğunu, başkan son demecinde kamuoyuna açıkladı. Birinci ligin ne kadar zorlu bir lig olduğunu, rakiplerinin çoğunun iddalı ve yüksek bütçeler ile kurulan şehir takımlarından oluştuğu dikkatlerden kaçmamalıdır. Yönetimin bu ligin hafife alınacak bir lig olmadığı gerçeğini benimsemesi oldukça önemlidir. Taraftarı mutlaka stada çekmek ve coşkulu tribünlere karşı oynamak önemlidir.
Sezonun açılmasına haftalar kala yönetim ve teknik kadronun sistematik ve düzenli bir kamp programı hazırlayamaması, transfer yasağı sonucunun neticeleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Hazırlık sürecinin bu denli kötü geçmesi, ilk haftaların sıkıntılı skorlar ile sonuçlanmasına yol açabilir. En iyi antrenmanın bol bol hazırlık maçı yapmak olduğunu hepimiz az çok biliyoruz. Genç oyuncuların heyecanlarını fizik kondisyon ve temel antrenmanlar da gizleyebileceği, ancak maç atmosferinin farklı olduğu aşikardır. Oyuncuların heyecan ve strese bağlı olarak bireysel hatalar yapabildiği unutulmamalıdır. Maç eksiği, kadronun oluşturulamaması taraftar bütünlüğü ve heyecanın tamamen kaybolduğunu açıkça görmekteyiz.
Rakiplerimizin çoğu tecrübeli maddi yapıları güçlü ekipler. Bu gerçekleri göz ardı etmek inanın bir hayal dünyasın da yok olmaya benzer. Boluspor’un kongre süreci de belki tarihi boyunca en vasat geçen bir kongre olmuştur. Nasıl bir seçim oldu , kim adaydı, kim neyi tartıştı? Gelecek için ne gibi hizmetlerin sunulacağı tarzı konuşmaları bırakın , traji komik ve vasat bir genel kurul izledik. Şehrin hiç bir milletvekili ve bürokrasinin önem vermediği , katılımın düşündürücü derecede az olduğunu gördük. Savaş bey dışında kimsenin eleştirmediği, adeta izlediği bir kongre oldu. Yönetimin iyi niyet girişimlerinden ziyade , ciddi elle tutulur hiçbir proje , finansal kaynak ve çalışma yapmadan kongreye geldiğini gözlemledik. Boluspor sıradanlaştırılmamalıdır.
Sayın başkanın son demecinde açıkladığı gibi ‘’ciddi hamleler yapma gerekliliği ’’ sorunların acilen çözülmesi, Boluspor’un geleceğini belirleyecektir. Aksi takdirde gerçekler ile yüzleşmek için son haftaların beklemesine gerek kalmayacak diye düşünüyorum. Stad sorununu yıllardır çözemeyen şehrin siyasi kimlikleri ‘’ bu şehre hizmet, bu şehri kalkındırmak ‘’ ne amaçla seçildiklerini unutmamalıdırlar. Bolu ilinin ülke kamuoyunda en güzel reklam aracı Boluspor’ dur. Bolu halkı olarak siyasilere ‘’ahbap çavuş ilişkisi içersin de oy vermediğimizi ‘’ ilimize sunacağı hizmet ve çalışma performansları için oy verdiğimizi kendilerine üzülerek hatırlatmak isterim.
Bu şehrin bu güzide kulübü artık rant ve çıkar ilişkilerinden uzak tutulmalı, halkın takımı olmalıdır. İşin üstesinden gelemeyeceği alelade bilinen kişilerin yönetim listesinde dahi bulunmaması gerekir. Çıkar amaçlı, kişisel hırsların ve emellerin doğrultusunda bu kulübün marka değeri kullanılmamalıdır. Boluspor ( mali yapı, kurumsallaşma, tesisleşme açısından ) günden güne eriyip gitmektedir. Camia bırakın eleştirmeyi, sessiz sedasız bu eriyip gitmeyi kabullenmektedir. Birinci lig zor ve bütçe isteyen bir ligtir. Ahlar,vahlar,eyvahlar çekmeden şehrin siyasi kimlikleri ve yönetim, acil eylem planı ile olaya müdahale etmelidir. Aksi taktirde birinci lig tarihinin, birinci ligde en uzun kalan takımının , birinci ligdeki son sezonu olabileceğini üzülerek hatırlatır saygılar sunarım.