2026-2027 1. Lig açılış müsabakasın da ekibimiz kendi evinde Manisaspor ile karşılaştı. Müsabakanın ilk dakikaların da erken bir gol bularak skor avantajını eline geçiren Boluspor müsabaka boyunca saha ve seyirci avantajına rağmen oyuna ağırlığını koyamadı. Etkili bir oyundan ziyade sürekli pas hataları yapan, rakip kaleye bir türlü organize şekilde gidemeyen defansif ve ofansif anlamda yokları oynayan bir Boluspor izledik. Sezonun ilk müsabakasın da sahadan mağlubiyetle ayrıldık. Daha önceki yazımda üstüne basa basa belirtmiştim. Genç oyuncuların takıma uyumunun sağlanması, oyun kurgu ve düzenin oluşturulması için ciddi hazırlık müsabakaları oynanması, eksikliklerin ve oyun içinde ki hataların birebir izlenmesi gerekirdi.

İlimizde bir çok ülkeden, liglerden takımlar kamp yapmakta iken, en azın dan üç dört müsabaka organize edilmeli, oyuncuların maç performansları izlenmeliydi. Ülkemizin kendine has tarzı ile tanınan teknikdirektörlerin den sayın Yılmaz Vural’ın hazırlık kampları; sadece pratik ve monoton antremanlar dan ibaret olmadığı, bu antremanların kendi dinamikleri içinde maç yaparak ve yaşanarak öğrenileceğini vurguladığını belirten sayısız demeçleri vardır.

Neden bol bol hazırlık maçı yapılmalı?

Gerçekçi Süre Alanı: Taktik tahtasında veya bireysel koşularda oyuncu topa çok az dokunur. Çift kale maçlar da ise herkes oyunun içindedir.

Oyun Zekası: Futbolcuların taktiksel adaptasyonu ancak maç ortamındaki kaos ve baskı altında gelişir.

Pratik Eğitimi: Oyuncunun adını ezberlemek veya şablon öğretmek yerine, onu doğrudan maçın canlı senaryolarıyla eğitmeyi tercih eder.

Ekibimizin oynadığı Manisaspor müsabakasında oyuncuların oyun disiplinin den çok uzak, basit top kayıpları ile oyunun tüm hakimiyetini doksan dakika boyunca rakibe kaptırmaları, defans da inanılmaz kademe ve pozisyon hataları yapmaları gözlerden kaçmamıştır. Teknik heyet olarak türlü zorlukların ve olumsuzlukların içinde bocalaya bilirsiniz, fakat oyun içinde bu kadar rakibe mahkum ve çaresiz bir oyun tarzı ile mücadele etmek Daniel Farrar ve öğrencilerine yakışmamıştır. Şunu üzülerek hatırlatmak isterim ki birinci lig, Türkiye profesyonel liglerinin en çok çekişmeye sahne olan ve en zor olan liglerinden birisidir. Bu ligde Eskişehirspor, Osmanlıspor Malatyaspor, Karşıyakasporş, Denizlispor, Adanademirspor, Akhisarspor, Karabükspor gibi nice kulüpler bir alt lige ve daha alt liglere düşmüşlerdir. Bu ligin şakası olmaz. Sayın başkanımıza da naçizane bir kaç eleştirim olacaktır. Başkan ve ekibi bu ateşten gömleği kendi iradeleri ve kararları doğrultusunda giydiler. Sayın başkanın "Bu memleketin tek askeri ben değilim" şeklindeki açıklamalarını derin üzüntü ile okuduk. Olaylara bu yönde yaklaşmak dan ziyade kamuoyunu aydınlatıcı, bilgilendirici, sebep ve sonuçlarının neler doğura bileceğini hatırlatıcı açıklamalar yapmanın daha doğru ve akılcı olacağını düşünenlerdenim. Tabii ki kulüp otobüsünün, kulübün şu zor günlerinde, en ihtiyacı olduğu dönemde kulübün elinden alınması hoş bir yaklaşım değildir. En azın dan bir görev yazısı ile otobüs müsabakalık da olsa kulübe tahsis edilinebilinirdi diye düşünüyorum. Müsabaka öncesi Yönetim olarak daha temkinli davranmak takım ve teknik ekibi negatif yönde etkileyecek söz, tavır ve davranışalar dan kaçınmak gerekir. Sayın valimizin ve il protokolümüzün de ilk müsabakasında ekibimizi yalnız bırakmadan tribünlerde desteklemesini taktirle karşılayanlardanım. Bundan sonraki müsabakasın da ekibimize başarılar diler, daha agresif top oynayan, oyuna ve topa hakim, dirençli bir oyun sergileyen Boluspor’u izleme arzumuzu hatırlatır başarılar dilerim.