
Geçtiğimiz hafta perşembe günü evden çıktığımda, Bahçelievler Mahallesi Muhtarlık binasının önünde Yaşar Eyüpoğlu Müdürüm ile eşi Yüksel Hanımefendiyi gördüm.
Muhtarımız Selma Hancıoğlu ile sohbet ediyorlardı. Müdürümün elini öperken, Yüksel Hanımefendinin muhtarımıza ’eskisi gibi görüşemiyoruz gelmiyorsun’ ifadesi dikkatimi çekti.
Bu bir sitem değil, özlemdi.
***
Yaşar Müdürümüz ile aynı mahalle de oturuyorum. Bazen milli günlerde Anıt Park’ da yapılan törenlerde, bazen evimin karşısındaki büfeden gazetesini alırken ya da Koçak Mescidi’nde, kimi zaman da eşiyle beraber marketten alışveriş yaparken karşılaşıyorum.
Allah her ikisine de sağlık afiyet versin müdürümüzün ve eşinin durumları iyi birbirlerine yetiyorlar. Hem maddi, hem de manevi ihtiyaçlarını karşılıyorlar.
Ama…
Sadece havadan sudan konuşacak, bir çift sözle gönlü alınacak, değişik bir dost sesi, bir sıcak kelam arayan; evden çıkamayan yaşlılarımız da var.
İnanıyorum ki pencerelerinin önünde dışarıyı gözlerlerken dört gözle kapılarını çalacak insanları bekliyorlar.
***
Evvelki sene milli eğitim müdürlüğümüz Öğretmenler Günü için bir projeyi hayata geçirdiler. Emekli öğretmenlere yönelik bu projenin fikir babası bendim. Dolayısıyla müdürlüğümüzün planladığı ziyaretlere ben de davet edildim.
Mehmet Güleç Müdürümüz evden çıkamıyor, anıları ile yaşıyordu. Bu ziyarette bizleri görünce gözlerinin içinin parladığını gördüm.
Hatice Başboyacı Öğretmenimizin ‘Yaşama sevincimi artırdınız.’, Makbule Sütçü Öğretmenimizin ‘İlaç gibi geldiniz Muharrem, var olunuz.’ ifadeleri burnumun direğini sızlattı.
Yaptığımız diğer ziyaretlerde de; evlerinde yalnız olmasalar, iyi bir şekilde bakılıyor olsalar bile, farklı bir dost sesiyle iki kelam laf etmeyi bekleyen öğretmenlerimizin mutluklarına şahitlik ettim.
***
Yaşar Eyüpoğlu Müdürümüz ve eşiyle ayaküstü yapılan sohbet, bir esin kaynağı oldu. O an da Selma Hanıma:
‘Muhtarım, mahallemizde bulunan yaşlılarımız için bir proje başlatmaya ne dersiniz? Gönüllüler bulsak, bir plan dâhilinde evlere gidilse, yaşlılarımız ziyaret edilse ne güzel olur’ dedim.
Selma Hanım:
‘Çok güzel olur Hocam. 7 Mayıs 2026 perşembe günü Ressam Mehmet Yücetürk Sanat Merkezi’nin önünde ÇYDD ve mahallemiz muhtarlığı işbirliği ile yapacağımız bir kermes etkinliğimiz var onu bitirelim sonra projeyi hayata geçirelim’ diyerek cevap verdi.
***
Sayın Muhtarlarımız,
Evlerde bulunan yaşlılarımız için geri dönüş yok. Ancak Allah ömür verirse biz o yaşlara gideceğiz.
Buradan bir anlam çıkararak; yaşlılarımızın yaşama sevinçlerini artırmak, onlara değer verdiğimizi hatırlatmak için sizler de böyle bir projeyi hayata geçirmeyi düşünür müsünüz?
Bu projede yaşlılarımızın yaşama sevinçlerine katkı var. Gidenler için ise hem dini, hem insani, hem de vicdani bir kazanç...
Kazanmaya ne dersiniz?