Muharrem Demirel Bolu 16 Ağustos 2026

Bolu Kalkınma ve Tanıtma Vakfı İrtibat Ofisi’nin bahçesinde, vakit öldürmek için değil; Bolu’nun dününe ve bugününe değer katmak amacıyla bir sohbetin tam ortasındayız.

Masada kimler yok ki? Muvafık Kılıç, Siyami Palazoğlu, Ahmet Keskin, Mehmet Altındağ, Naci Parlak, Hacı İsmail Gündüz, Burhan Aktaş ve Mesut Baytekin

Sohbet derinleştikçe geçmişin gölgeleri aralandı. Bir zamanlar Postane Binası olan yerde oturduğumuzu, karşımızda ise Memleket Hastanesi’nin yükseldiğini hatırlayıp iç geçirdik. Bir vatandaş geldi, “Kent Meydanı neresi?” diye sordu. Kaybolan değerlerimizin hüznü yerini tatlı bir tartışmaya bıraktı: Bugünkü meydanın adı ne olmalıydı? Kent mi, Kardelen mi, yoksa Hükûmet Meydanı mı?

***

Şehirler ve meydanlar sadece taştan, tuğladan veya bir beton yığınından ibaret yerler değillerdir ki...

Her şehrin bir ruhu, bir soluğu, anlattığı bir hikâyesi vardır. Ve o hikâyenin en hakiki sesle yankılandığı yerler ise meydanlardır. Kimi zaman tarihe damga vurmuş isimlerden, kimi zamansa o meydanın ortasında bir vicdan gibi dikilen ihtişamlı bir devlet yapısından alırlar isimlerini.

Yani, “Oluvesin be, goyuverelim be!” demekle olmaz ki...

***

Sözgelimi Ankara’nın kalbindeki Kızılay Meydanı, İzmir’deki Konak Meydanı, İstanbul’daki Taksim Meydanı

Buralar kentin hafızasında sarsılmaz birer çınardır. Şehrin hakiki ruhu; geçici heveslerin ötesinde bir mimari ve kültürel şuur barındırır.

Bolu’nun bu kadim meydanına baktığımızda ise zamanın süzgecinden damıtılamamış bir noksanlık, RESMİ YAZIŞMALARDA bile bir isim karmaşası olarak çıkıyor karşımıza.

***

Bugün dillerde dolaşan “Kardelen Meydanı” ismi, orada bulunan Kardelen Sineması’ndan geliyor.

Ancak…

Bu isim ne bir yabani çiçeğin izini taşıyor ne de kentin ulu tarihine yaslanıyor. O adın; yakın geçmişin sönmüş perdeli bir sinemasından, bir zamanlar “Saray Sineması” iken adı değiştirilen bir salonun hatırasından kaldığı akıllara gelmiyor. Eğer hafızanın sadakatine ve köklerin hakkına kalsaydı, o sinemanın ilk adı hatırına burası belki de bir “Saray Meydanı” olmalıydı.

Yanlış mı?

***

Oysa o meydanın geçmişi, bir sinema perdesinin ömründen çok daha derindir. Tarihi ta 1811’lere dayanan Bolu Hükümet Konağı, o meydanın omurgası ve asıl kalbidir.

Bir sinemanın değişen tabelası, şehrimizin yıllara dayanan geçmişini silemez; silmemeli de… Geçici rüzgârların savurduğu isimler, Hükümet Meydanı’nın tarihi ve kültürel tahtının önüne geçemez; geçmemelidir de…

Şehirler, kendi hakiki hikâyelerine sırt döndükleri gün ruhlarını da kaybederler. O yüzden meydan, bağrında taşıdığı ulu kökün adıyla, yani kendi öz adıyla anılmalıdır. Burasının adı ne Kardelen ne de Kent Meydanı’dır. Hakikat neyse, ad da o olmalıdır.

Kısacası, bizlere göre burası HÜKÜMET MEYDANI’DIR!

***

Sayın Belediye Meclisi Üyelerimiz!

Bu konuyu yalnızca bir tabela meselesi olarak değil; bir şehir hafızası meselesi ve tarihe vefa adına ilk meclis toplantınızda gündeme alır mısınız?

16.08.2026
Muharrem Demirel