‘Âşıklar harabat olur / Hak yanında hürmet bulur / Muhabbet baldan tatlı olur / Doyamazsın demedim mi?’’

Bolu Kalkınma ve Tanıtma Vakfı Türk Halk müziği korosunun Hükümet Meydanı’nda düzenlemiş olduğu açık hava konserinde Sayın Arda Tekmen’in söylemiş olduğu Pir Sultan Abdal’ın,’’ Güzel âşık, cevrimizi çekemezsin?’ ilahisi dinlerken etkilendim galiba. ‘Demedim mi demedim mi?’ nakaratı esin kaynağı oldu bana.

Muhabbet baldan tatlı olsun’ diyerek, Bolumuzun beklentilerini siyaset yapmadan ’ Mi’ ler O Kadar Çok ki’ başlıklı iki köşe yazımda dile getirdim.

***

Bu yazılarımın sonucunu üçüncü bir köşe yazısıyla bağlayacaktım. Ancak Sayın Siyami Palazaoğlu' nun köşe yazımın altına attığı yorum hislerime tercüman olmuş.

"Hoca vaaz ediyor, uzun uzun anlatıyor. Bakıyor cemaatte bir sessizlik, bir uyuşukluk, suskunluk hâli var.

'Ey hazirun!' diyor. 'Beni dinliyorsunuz. Dinlemek mi zor, yapmak mı zor? Bu işin içinden çıkamadım. Siz ne dersiniz?' diye soruyor.

Neticede dinlemenin zor, hele yapmanın çooook daha zor olduğuna kanaat getiriyorlar. Çünkü irade lazım, emek lazım, iş birliği lazım, güç birliği lazım. Söylenen söz yer etmeli, etki etmeli, farkındalığa sebep olacak bir harekete dönüşmeli. Yoksa büyüklerimizin dediği gibi; 'Sürüye kaval, insanlara masal lazım.'

İnsanlarda masaldan ibret çıkarmaya, misale götürmeye yönelik azim, gayret, ufuk ve bilinç olması lazım.

Hadi bir söz daha olsun:

'Oğlum Raşit, sen söyle sen işit.'

***

Muharrem Hocam, bunca yazıyorsun; işiten, duyan var mı? Duyduğunu işittirme, duyurma gayretinde olan var mı? Neticede olumlu yahut olumsuz bir fikir beyan edip ses çıkaran var mı? Velev ki Bolu ile dertlensin sade vatandaş, şehrine sahip çıkmak istesin; düşüncesini, fikrini, tecrübesini anlatacağı, onu dinleyecek bir makam var mı?

Bu 'mı'lar, 'mi'ler bitmez gibi.

Allah bu şehrin yönünü, yolunu hak; ufku, basireti ve gayreti açık, memleket derdini dert bilen, vatan ve millet sevgisi yüksek, hizmet ehli insanlara denk getire." demiş.

Pek de güzel demiş.

Siyami Müdürüm, sağ ol, var ol.

***

Kıymetli Dostlar!

Bir şehrin kaderini değiştiren şey, önce o şehrin insanının talebidir. İstenen şey takip edilir. Takip edilen şey gerçekleşir. Gerçekleşen şey de şehri büyütür, geliştirir.

Yıllardır "Bolu insanı istemesini bilmez.", "Bolumuz hakikaten çok talihsiz.", ‘‘Bolulu olarak bir birlik halinde çalışamıyoruz’’ deniliyor.

Artık bu sözleri tarihe gömme vakti geldi de geçiyor. Çünkü Bolu'nun daha çok müzeye, daha çok kültür merkezine, daha çok turizm yatırımına ihtiyacı var. Ama hepsinden önce; Şehrine sahip çıkan insanlara ihtiyacı var.

***

Siyami Müdürümüzün "Allah bu şehrin yönünü, yolunu hak; ufku, basireti, gayreti açık, memleket derdini dert bilen, vatan ve millet sevgisi çok, hizmet ehli insanlara denk getire." duasına bütün kalbimizle ÂMİN dememek mümkün mü?

Diyelim o zaman:

Aşk ile…

ÂMİN!

Şevk ile bir dahi…

ÂMİN!

Dualarımızın daha çabuk kabulü için AŞK ve ŞEVK ile bir dahi…

ÂMİN!

04.07. 2026

Muharrem Demirel