Vücudumuz Yaş Aldıkça Gerçekten Daha mı Az Hareket Etmeli?

Alihan İnceayan

Bir yaşa kadar hareket etmek hayatın doğal bir parçasıdır. Sonra bazen farkında olmadan cümleler değişmeye başlar: “Artık eskisi gibi değilim.” “Bu yaştan sonra dikkat etmek lazım.” “Dizimi, belimi, omzumu çok zorlamayayım.”

Elbette yaşla birlikte bedenimizde değişikliklar olabilir. Ancak yaş almak ile hareketten tamamen uzaklaşmak aynı şey değildir. Asıl önemli soru belki de şudur: Bedenimizi korumak için daha az mı hareket etmeliyiz, yoksa hareketi kendimize uygun biçimde sürdürmeyi mi öğrenmeliyiz?

Yaş Almak, Hareketsizlik Anlamına Gelmez

İlerleyen yaşla birlikte kas kuvveti, denge, eklem hareketliliği ve fiziksel kapasitede kişiden kişiye değişen farklılıklar görülebilir. Fakat yalnızca takvim yaşına bakarak bir insanın ne kadar hareket edebileceğine karar vermek doğru değildir.

Aynı yaştaki iki kişinin günlük yaşam kapasitesi, sağlık öyküsü, fiziksel aktivite alışkanlıkları ve ihtiyaçları birbirinden çok farklı olabilir. Bu nedenle “Bu yaştan sonra bunu yapamazsınız” gibi genelleyici ifadeler yerine kişinin mevcut durumunun değerlendirilmesi daha anlamlıdır.

Ağrı Varsa Hareket Tamamen Bırakılmalı mı?

Ağrı ortaya çıktığında insanın kendini korumak istemesi çok doğaldır. Özellikle bel, diz, boyun veya omuz bölgesinde rahatsızlık yaşayan kişiler bazı hareketlerden kaçınmaya başlayabilir.

Ancak ağrının varlığı tek başına hangi hareketin uygun veya uygun olmadığını belirlemez. Ağrının nedeni, süresi, eşlik eden bulgular, kişinin sağlık durumu ve fonksiyonel kapasitesi birlikte değerlendirilmelidir.

Bu nedenle ne “Ağrıya rağmen mutlaka hareket edin” ne de “Ağrınız varsa hiç hareket etmeyin” şeklinde herkese uygulanabilecek tek bir cümle doğru olur. Gerektiğinde tıbbi değerlendirme yapılması ve hareket planının kişiye göre düzenlenmesi önemlidir.

Beden Kırılgan Bir Yapı Değildir

Yaş ilerledikçe bazen bedenimizi giderek daha kırılganmış gibi düşünmeye başlayabiliriz. Merdiven çıkmaktan, eğilmekten, yürüyüş süresini artırmaktan veya günlük işlerde biraz daha fazla hareket etmekten çekinebiliriz.

Oysa günlük yaşamın kendisi hareket içerir. Burada amaç herkesi aynı egzersize yönlendirmek veya herkesin aynı düzeyde aktivite yapmasını beklemek değildir. Önemli olan kişinin kapasitesine, sağlık durumuna ve gereksinimlerine uygun hareket seçeneklerinin belirlenmesidir.

Hareketin miktarı kadar nasıl artırıldığı da önemlidir. Uzun süredir hareketsiz olan bir kişiyle düzenli fiziksel aktivite yapan bir kişinin başlangıç noktası doğal olarak aynı olmayacaktır.

Fizyoterapi ve Rehabilitasyonun Yeri

Fizyoterapist tıbbi tanı koymaz. Bununla birlikte gerekli tıbbi değerlendirmeler sonrasında fizyoterapi ve rehabilitasyonun uygun olduğu durumlarda kişinin hareket ve fonksiyon özellikleri değerlendirilebilir.

Kas kuvveti, denge, hareket açıklığı, günlük yaşam aktiviteleri ve fiziksel kapasite gibi alanlar fizyoterapi değerlendirmesinin parçaları olabilir. Uygun görülen durumlarda kişiye özel planlanan fizyoterapi ve egzersiz yaklaşımları hareket ve fonksiyonun desteklenmesine katkı sağlayabilir.

Buradaki önemli ifade “kişiye özel”dir. Çünkü yaş tek başına bir egzersiz reçetesi değildir; aynı şekilde tek başına bir hareket yasağı da değildir.

Ne Zaman Önce Tıbbi Değerlendirme Gerekir?

Yeni başlayan veya belirgin biçimde artan ağrı, açıklanamayan belirgin kuvvet kaybı, düşme ya da travma sonrası gelişen yakınmalar, yeni gelişen ciddi denge problemi veya kişiyi endişelendiren başka belirtiler varsa aktiviteyi kendi kendine artırmak yerine uygun sağlık değerlendirmesine başvurmak gerekir.

Bu uyarıların amacı hareketten korkutmak değildir. Tam tersine, güvenli hareketin en önemli parçalarından biri hangi durumda değerlendirme gerektiğini bilmektir.

Belki de Soru Yaşımız Değil, Hareketle İlişkimizdir

Yaş almak hayatın doğal bir parçasıdır. Fakat hareket kapasitemizi yalnızca doğum tarihimiz belirlemez.

Bazı günler daha yavaş olabiliriz. Bazı hareketleri değiştirmemiz gerekebilir. Bazı dönemlerde profesyonel değerlendirmeye ihtiyaç duyabiliriz. Ancak bütün bunlar bedenimizi günlük yaşamdan tamamen çekmemiz gerektiği anlamına gelmez.

Belki de sağlıklı yaş alma konusunda kendimize sormamız gereken soru “Artık neyi yapamam?” değil, “Bugünkü kapasitemle hareketi hayatımın içinde nasıl sürdürebilirim?” olmalıdır.

“Yaş almak hareketten vazgeçmek değil; hareketi bedenimizin bugünkü ihtiyaçlarına göre yeniden tanımaktır.”

Bilgilendirme Notu: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı veya tedavi amacı taşımaz. Fiziksel aktivite ve egzersizin uygunluğu kişinin sağlık durumu, yakınmaları ve bireysel özelliklerine göre değişebilir. Sağlıkla ilgili yakınmalarınız varsa değerlendirme için doktorunuza başvurunuz.