Sabah evden çıkmadan önce aynaya baktınız.
Başınızı hafifçe sağa çevirdiğinizde boynunuzdaki o tanıdık gerginlik yine kendini hissettirdi. Belki "Bugün de böyle başladı." diye düşündünüz. Kravatınızı düzelttiniz, çantanızı aldınız ve günlük koşuşturmanın içine karıştınız.
Aslında hepimiz bunu yapıyoruz.
Vücudumuzun verdiği küçük sinyalleri çoğu zaman erteliyoruz.
Çünkü yetişmemiz gereken işler var.
Çalacak telefonlar var.
Bekleyen toplantılar var.
Ve çoğu zaman kendimizi en sona bırakıyoruz.
Oysa insan bedeni düşündüğümüzden çok daha akıllıdır.
Bazen hiçbir şey söylemeden bizi uyarır.
Bazen de küçük bir gerginlikle... "Bir şeyleri değiştirme zamanı geldi." der.
Boyun bölgesi gün boyunca neredeyse hiç dinlenmez. Bilgisayara bakarken, telefonda vakit geçirirken, araç kullanırken, kitap okurken hatta sadece düşünürken bile görevini sürdürür. Bu yüzden gün içinde yaptığımız küçük alışkanlıklar, zamanla boyun bölgemizin nasıl hissettiğini etkileyebilir.
Hiç düşündünüz mü?
Gün içinde kaç kez telefonunuza bakıyorsunuz?
Bilgisayar başından kaç saatte bir kalkıyorsunuz?
Omuzlarınızın gün boyu ne kadar gergin kaldığını fark ediyor musunuz?
Belki de boynumuz, bize sadece bulunduğu bölgeyi değil, günümüzün nasıl geçtiğini de anlatıyordur.
Elbette boyun bölgesinde hissedilen her yakınmanın aynı nedenle ortaya çıktığını söylemek doğru değildir. Aynı belirti farklı kişilerde farklı durumlarla ilişkili olabilir. Bu nedenle tek bir belirtiye bakarak kesin bir sonuca varmak mümkün değildir. Sağlığın değerlendirilmesi her zaman kişiye özeldir.
Ancak şunu unutmamak gerekir.
Bazen büyük değişimler, küçük alışkanlıklarla başlar.
Gün içinde kısa hareket molaları vermek...
Uzun süre aynı pozisyonda kalmamak...
Çalışma ortamını daha rahat kullanılabilir hâle getirmek...
Ve hareket etmeyi ertelememek...
Belki de vücudumuzun bizden beklediği ilk adımlar bunlardır.
Çünkü çoğu zaman sorun yalnızca boynumuz değildir.
Asıl mesele, vücudumuzla kurduğumuz ilişkinin farkına varabilmektir.
Vücudumuzun verdiği hiçbir sinyal sebepsiz değildir. Bazen durup onu dinlemek, yapabileceğimiz en doğru başlangıçtır.
Bilgilendirme Notu: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı veya tedavi amacı taşımaz. Sağlıkla ilgili yakınmalarınız varsa değerlendirme için doktorunuza başvurunuz.