Sayın Velilerimiz!

Son günlerde okullarımızda meydana gelen olaylar nedeniyle hepimiz büyük üzüntüler yaşıyoruz.

Sadece okullarda mı?

Hayır!

Okul dışında da evlatlarımızın tavır ve davranışları hepimizi bir karamsarlığa sevk ediyor. Bir yangın var ki; dumanları göğe yükseliyor, sirenler acı acı çalıyor. Canlarımızın ve ülkemizin geleceği sorumsuzluğumuz yüzünden cayır cayır yanıyor.

***

Değerli anneler babalar!

Yavrularımızın eğitimi için gereken hassasiyeti göstermek görevimiz. Ama sadece maddî ihtiyaçlarını değil, manevî ihtiyaçlarını da…

Sosyal hayatı tanımaları, toplum kurallarına uymaları, kültürlerine aşina olmaları, örf ve adetlerini öğrenmeleri için çocuklarımıza rehberlik etmeliyiz.

Çünkü çocuğun sosyal ve kültürel gelişimi, bedensel ve zihinsel eğitimi, dinî milli ve ahlâkî terbiyesini evlerde ilk verecek bizleriz.

Ancak şu bir gerçek; çocuklarımıza gereken zamanı ayıramıyor onları hayata hazırlamak için gerekli olan eğitimleri veremiyoruz.

***

‘Bu gidişe dur diyecek birilerini arıyorsanız, başka yerlerde aramayınız. Öğrencilerini kendi evladı gibi gören bizler varız’ diyenler var.

Kim onlar?

Öğretmenler!

Ancak sürekli şikâyetçi ve baskıcı tutumlardan dolayı mutsuzlar; veli, öğrenci, müfettiş arasında sıkışıp kalmışlar. Kaygıları var, motivasyon kaybı yaşıyorlar.

Ve çaresizliklerinden dolayı da çocuklarımızın karakter inşası kısmını bırakıp,’ kimse ile kötü olma, dersini anlat çık’ tercihini yapmışlar.

Yine de bir umutla çocuklarımızı hem sizlere hem de ülkemize hayırlı bir birey yetiştirmek için haber bekliyorlar.

***

Kıymetli Veliler!

Devletimiz okullarda yaşanan sorunlar için gerekli olan tedbirlerini artırdılar. Ancak bunların çoğu emniyet tedbirleri…

Kalıcı olan esas tedbir; öğretmen veli ve öğrenci arasındaki ilişkidir. Biri eksik olursa denge bozulur.

İşte bu yüzden öğretmenlerimiz, çocuklarımızın uzun süreçli olan eğitim ve öğretim yolculuklarında tek başlarına değil, sizler ile beraber yürümek istiyorlar.

‘Sizler evlerde temeller atmalısınız. Bizler ise sınıflarda sizin atmış olduğunuz temelleri geliştirmeli ve geleceği inşa etmeye çalışmalıyız. Gelin bu binayı hep birlikte ayakta tutalım, kaygılarımızı umutlara, belirsizlikleri aydınlığa çevirelim. Çünkü gelecek polisiye tedbirler ile değil bizim ellerimizde şekillenecek’ diyerek sesleniyorlar.

***

Yüreğimize dokunan bazı şarkılar vardır ya, alırlar götürürler sizi bir yerlere. Rahmetlik Zeki Müren’in söylemiş olduğu ‘Aynı bedende can gibiyiz / Cana can veren kan gibiyiz’ şarkısı da aldı beni götürdü canımızın yandığı yere.

Ve bu şarkıdan esinlendim ve dedim ki:

Canlarımıza can katmak için ‘Haydi o zaman hep beraber hep beraber…’