Tarih.18 Temmuz 2026...Gündem ilginç..Sosyal medya bir festival bir tanıtım bir turizm faaliyeti sonucunda nerden nerelere getirildi...İlginç...

Yamal ile Messi bile final sonunda kucaklaştı..Doğu Anadolumuzda 2 komşu İlin bu taht kavgası tayt kavgası ne ?..Hiç de şık değil beyler...

Koskoca insanlar,okumuşlar ,seçilmisler,atanmışlar kalkınma uğrunda,Damal yolunda hep beraber bisiklet çevireceklerine,bu belden aşağı vuruşlar ne? neyin nesi..

İşin aslı astari kıyafeti şartı shortu...Uzunu kısasi...Bisikletlerin cantı siyasetcilerin polemiği yoksa yoksa seçim seçilememe kaygısı mı?Eyvah eyvah...

Asmalarda üzüm...Budur sizlere bizlere sözüm...Üzgünüm...

Tayt ,resmi kiyafet,bisiklet/elektrikli bisiklet ve siyaset...Hepisi bir sac ayağimi..Nedir sizce dostlar

Heba olmasın dostluklar.

Messi ile Yamal bile birbirine koştular...

Neyseeee...

Bu kötü gidişatı birkaç açıdan masaya yatırmak gerekirse:

​1. "Taht" ile "Tayt" Arasında Siyasetin Form Değiştirmesi

​Bizim idari geleneğimiz, tarihsel olarak "devletin vakarı" ile "halkın arasında olmak" arasında hep gidip gelmiştir. Eskiden devlet adamları halkın gözünde ulaşılmaz, takım elbiseli, resmi ve "tahtında" oturan figürlerdi. Son yıllarda ise sosyal medyanın gücü ve "halktan biri" olma imajı, bürokratları daha görünür kılmaya başladı.

Ancak Ardahan'daki olayda gördüğümüz gibi, profesyonel bir spor kıyafetinin (bisiklet taytının) Meclis kürsüsünden eleştirilip "devlet ciddiyetine gölge düşürmekle" suçlanması, siyasetimizin formel şekilcilikten hâlâ sıyrılamadığını gösteriyor. Rahmetli Vali Recep Yazıcıoğlu’nun Erzincan’da rafting yaparken, Denizli’de halkla spor yaparken maruz kaldığı eleştirilerin bir benzerini, bugün teknoloji çağında hala yaşıyoruz. Siyaset, toplumsal modernleşmenin hızına ayak uydurmakta bazen tutucu refleksler gösterebiliyor.

​2. Bisiklet ve Elektrikli Bisiklet: Bir Lüks mü, Geleceğin İhtiyacı mı?

​Yerel yönetimler ve çevre vizyonu açısından bakarsak; bisiklet artık sadece bir "hafta sonu hobisi" ya da çocuk oyuncağı değil. Küresel ısınmanın, karbon salınımının ve enerji krizlerinin konuşulduğu bu yüzyılda, elektrikli bisikletler ve mikromobilite, şehir içi ulaşımın en stratejik aktörleri haline geldi.

İŞTE BU...

​HüLASA ..Ne Olacak Bu Memleketin Hali ?..

​Gidişat bize gösteriyor ki; toplum, teknoloji ve çevre ihtiyaçları (bisiklet, sürdürülebilirlik, doğa koruma) ileriye doğru pedal çevirmek istiyor; ancak klasik siyaset anlayışı hala kıyafetlerin boyuyla, şekilcilikle ve eski ezberlerle frene basmaya çalışıyor.

​Biz yine de moralimizi bozmayalım. Bürokraside kişiler, rüzgarlar ve gündemler değişir ama kalıcı olan ülkemızin doğası, bisiklet festivallerinin birleştirici neşesi ve temiz bir gelecek için atılan adımlardır.

​memleketimizin o güzel havasında, sevdiklerinizle birlikte pazar kahvesinin tadını çıkarmanız dileğiyle... En derin saygılarımla.