Günlük hayatımızda yapmış olduğumuz en ufak bir alışveriş dahi bizleri farkında olmasak da tüketici haline getirmektedir. Bir ürün satın alan, bir hizmetten yararlanan veya dijital ortamda sipariş veren herkes tüketici sıfatını taşımaktadır. Ancak bizler tüketici olmanın bizlere sağladığı hakları yeterince bilmemekteyiz. Tüketici hakları hukuk sistemimizde özel düzenlemelerle korunmaktadır. Bu yazımızda tüketici haklarından bahsedeceğiz.
Ayıplı Mal ve Tüketicinin Seçimlik Hakları
Günümüzde tüketicilerin en sık karşılaştığı sorun satın almış oldukları ürünün taraflarca kararlaştırılan niteliklere sahip olmaması veya objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımamasıdır. Bu tür mallar ayıplı mal olarak değerlendirilmekte olup bu tür bir durumla karşılaşan bireylere 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca çeşitli seçimlik haklar tanınmıştır. 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca tüketicinin sahip olduğu seçimlik haklar şu şekilde belirtilmiştir:
1) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,
2) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,
3) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,
4) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme.
Bu haklar tüketiciye tanınmış seçimlik haklar olup satıcı, kural olarak tüketicinin tercihine uymak zorundadır.
Tüketici Seçimlik Haklarını Nasıl Kullanabilir?
Yukarıda belirtmiş olduğumuz gibi bir malın ayıplı olması durumunda Kanun tüketicilere seçimlik haklar tanımıştır. Ancak tüketiciler bu seçimlik haklarını nasıl kullanacakları konusunda yeterli bilgiye sahip olmayabilirler.
Tüketicilerin bu haklarını kullanabilmeleri için öncelikle ayıbı tespit etmesi ve satıcıya başvurması gerekmektedir. Tüketici öncelikle satıcıya yazılı veya sözlü olarak başvurmalı, mümkünse başvurusunu e-posta, noter ihtarnamesi veya iadeli taahhütlü mektup gibi ispatlanabilir yollarla yapmasını önemle tavsiye ederim. Başvuru sırasında fatura, fiş, garanti belgesi ve varsa ayıbı gösteren fotoğraf veya belgelerin sunulması gerektiği de unutulmamalıdır. Zira bu husular hak arama sürecini kolaylaştıracak olup bu nedenle tüketicilere satın aldıkları ürüne ilişkin belgeleri saklamalarını belirtmek isterim.
Satıcının talebi reddetmesi veya talebe makul süre içerisinde cevap vermemesi halinde tüketici, uyuşmazlığın parasal değerine göre Tüketici Hakem Heyeti'ne veya Tüketici Mahkemesi'ne başvurabilir. 2026 yılı için mal ve hizmet tutarı 186.000 TL'nin altında kalan uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetine başvuru zorunlu olup direk tüketici mahkemelerinde dava açılamayacağını belirtmek isteriz. Böylece tüketici, kanunun kendisine tanıdığı seçimlik hakların yerine getirilmesini yasal yollarla talep edebilir.
Mesafeli Sözleşmeler ve Cayma Hakkı Nedir?
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 48. maddesi ve Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği kapsamında, internet, telefon, kısa mesaj veya benzeri uzaktan iletişim araçlarıyla kurulan sözleşmeler "mesafeli sözleşme" olarak kabul edilmektedir. Günümüzde internet üzerinden alışveriş yapmak yaygınlaşmış olup sıklıkla kullanılan bir yoldur. Tüketici, fiziksel mağazalarda olduğu gibi ürünü önceden inceleme veya kontrol etme imkânına sahip olmadığından, bu hususa ilişkin kanunda özel bir düzenleme yapılmıştır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 48. maddesi ve Mesafeli Sözleşmeler
Yönetmeliği kapsamında, internet, telefon, kısa mesaj veya benzeri uzaktan iletişim araçlarıyla kurulan sözleşmeler "mesafeli sözleşme" olarak kabul edilmekte olup mesafeli satış sözleşmesinde tüketiciye cayma hakkı tanınmıştır. Tüketici, herhangi bir gerekçe göstermek zorunda olmaksızın ve herhangi bir cezai şart ödemeden, mal satışlarında ürünün teslim edildiği tarihten itibaren on dört gün içerisinde sözleşmeden cayabilir. Bu süreye ilişkin özel düzenlenmelerde yer almakta olup bu hususa ilişkin bir avukattan görüş alınması yararlı olacaktır.
Cayma hakkının kullanılabilmesi için tüketicinin bu iradesini satıcı veya sağlayıcıya açık bir şekilde bildirmesi yeterlidir. Satıcı, tüketicinin cayma bildirimini aldıktan sonra yasal süre içerisinde ürün bedeli ile varsa teslimat masraflarını tüketiciye iade etmekle yükümlüdür. Tüketici de cayma bildiriminin ardından ürünü satıcıya geri göndermelidir.
Uygulamada tüketicilerin en sık karşılaştığı sorunlardan biri, satıcıların cayma hakkını kullanmayı zorlaştırmaları veya hukuka aykırı şekilde reddetmeleridir. Oysa cayma hakkı, tüketicinin ürünü görmeden yaptığı alışverişlerde korunmasını sağlayan temel haklardan biridir. Bu nedenle tüketicilerin mesafeli sözleşmelerde sahip oldukları hakları bilmeleri ve gerektiğinde yasal başvuru yollarına başvurmaktan çekinmemeleri gerekmektedir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile tüketicilere geniş haklar tanınmış; ayıplı mal ve hizmetlerden mesafeli sözleşmelere, haksız şartlardan hak arama yollarına kadar birçok konuda koruma sağlanmıştır. Ancak tüketicilerin haklarının neler olduğunu ve nasıl kullanmaları gerektiğini bilmeleri gerekmekte olup bu durumlarla karşılaşan tüketicilerin haklarını arama hususunda ivedilikle bir avukata danışmalarında yarar olacaktır.