(1889-1997) Gelmiş geçmiş dünyanın en iyi ve yetenekli komedyenlerindendir,
Yaşadığı dönem ve zor şartlarda yapılmasına rağmen hala seyredilen, kaliteli filmlere imza atmıştır…
Buda nerden çıktı diyeceksiniz?
Dünya kupasında ki ilk maçımızı izlerken,
Avustralya karşısında ki Türkiye’yi izlerken aklıma geldi,
Maç sonunda da iyice pekişti…
BİZ BİR CHALİE CHAPLİN FİLMİ İZLEDİK
Nokta…
1-Yenin ediyorum ki ve yüzde yüz eminim rakip hiç izlenmemiş,
2-İzlendiyse de rakip hafife alınmış…
Neden?
Rakip bizden çok aşağıda bir takım,
Kapanacağı yüzde doksan dokuz değil, yüzde yüz,
Kontralar ile sonuç arayacak,
Aradı da ve buldu da…
1-Pekiii biz kapanacağını net olarak bildiğimiz böyle bir ekibe nasıl bir kadro ile çıktık?
2-Ya da nasıl çıkmalıydık?
Kıvrak, adam eksiltebilen ayaklarına hakim oyuncular ile çıkmalıydık, ikinci sorunun cevabı bu,
Birinci soruya gelirsek;
Aldığı bütün topları ezen, kapalı defanslara karşı sıfır etkisi olan bir Barış Alper,
Rakip uzunları arasında kaybolan cılız bir Kerem,
Yokları oynadılar,
Suç onlar da değil,
Böyle bir kapanacak rakibe karşı onları ilk on bir de çıkartanlar da…
Sonuç olarak;
Bu kafa ile gidersek gurup sonuncusu olarak sıfır gol ve sıfır puanla dünya aleme rezil oluruz,
Umarım yanılırım..
Gelelim Boluya,
Yazımı yazdığım hafta içinde kongre var,
Umutsuz vaka gibi duruyor,
Yine de “YAŞANILIYORSA UMUT VARDIR” diyelim,
Amma şunu da unutmuyoruz:
STADIM NEREDE,
UNUTMA, UNUTTURMA?