Günümüzde birçok tüketicinin tatil ya da yatırım maksadıyla devre mülk ve devre tatil sistemlerine yöneldiğini görmekteyiz. Ancak güzel hayallerle tarafı olunan bu sözleşmelerin sonucunda tüketicilerin hayalleriyle doğru orantılı olmayan sonuçlarla karşılaştığına maalesef sıklıkla şahit olmaktayız. Özellikle de bazı firmaların devre mülk ve devre tatil satmak maksadıyla düzenlediği gezilerdeki agresif satış stratejileri tüketicileri farkında olmadan sözleşme yapmaya yönlendirmekte veyahut eksik bilgilendirmeler neticesinde her ne kadar sözleşmeye taraf olmak isteseler dahi mağduriyetler yaşayabilmektedirler. Bu sistemlerle ilgili hukuki süreçleri, cayma hakkını ve sözleşmelerin detaylarını bilmek, tüketicilerin bu alanda karşılaşabilecekleri sorunları en aza indirmenin anahtarıdır. Bu yazımızda, devre mülk ve devre tatil sistemlerinin hukuki çerçevesini, sık karşılaşılan sorunları ve tüketicilerin haklarını detaylı şekilde ele alacağız.

Devre Mülk ve Devre Tatil Nedir?

Devre mülk, belirli bir taşınmazın yılın belli dönemlerinde kullanım hakkını satın alma esasına dayalı bir sistemdir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nda düzenlenmiş olup, tapu kütüğüne tescil edilir ve taşınmaz niteliği taşır.

Devre tatil ise devre mülke benzer olmakla birlikte, tüketiciye belirli süreler için kullanım hakkı tanıyan ancak taşınmaz niteliği taşımayan bir sistemdir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmektedir ve satışı sözleşme ile gerçekleşir.

Tüketicilerin Karşılaşabileceği Başlıca Sorunlar

• Hiç Anlatıldığı Gibi Çıkmadı!

Bu durumda yanıltıcı ve eksik bilgilendirmenin varlığından söz edebiliriz. Satıcı firmalar tarafından tüketicilere sözleşme öncesinde vaat edilen hizmetlerin gerçeği yansıtmaması en sık karşılaşılan sorunlardan biridir. Bu hususlar genelde devre mülk veya devre tatil projelerinin olduğundan daha lüks, eksiksiz ve tamamlanmamış projelerin tamamlanmış olarak lanse edilmesidir. Tüketiciler açısından vaad edilen hususların imzalanan sözleşmede yer aldığından emin olmadan sözleşme akdetmemek büyük önem taşımaktadır.

• Bir Kere İmzaladın Geri Dönemezsin Diyorlar!

Bu cayma hakkının engellenmesi durumudur. Tüketici Kanunu kapsamında devre mülk ve devre tatil sözleşmelerinde tüketiciler, hiçbir gerekçe göstermeksizin 14 gün içinde cayma hakkına sahiptir. Ancak bazı firmalar hukuka aykırı uygulamalar ile tüketicileri bu haktan mahrum bırakmaya çalışmaktadır. Firmalar, tüketicileri cayma hakkına dair açıkça bildirmemekte veya bu hakkın kullanımı zorlaştırmaktadır. Fakat bilinmelidir ki cayma hakkı feragat edilemez bir haktır.

Firmaların cayma hakkını kullanmanızı kabul etmeme durumu söz konusu değildir. Devre tatil sözleşmeleri için yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile devre mülk sözleşmelerinde ise noterlikler aracılığıyla cayma beyanının satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmesi yeterlidir.

Ayrıca 14 günlük süre konusunda bir uyuşmazlık yaşamamak adına sözleşme tarihi tüketicilerin el yazısıyla yazılmalıdır ve kampanya, indirim gibi bahanelerle başka bir tarih yazılması talebi kesinlikle reddedilmelidir. Satıcı veya sağlayıcı cayma süresi dolmadan tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme yapmasını veya borç altına sokan herhangi bir belge vermesini isteyemez. Ancak verdiyseniz bu ücretin cayma beyanının kullanılması akabinde en genç 14 gün içinde tarafınıza gönderilmesi zorunludur. Eğer gönderilmezse tüketici hakemine başvurarak ücretinizin iadesine karar verilmesini talep edebilir ya da doğrudan icra takibi yoluyla ödediğiniz meblağı geri alabilirsiniz. Son olarak, eğer tüketici, sözleşmenin imzalandığı esnada gerekli bilgilendirmelerin yapılmadığını ileri sürerse, cayma hakkı süresi bir yıla kadar uzayabilir.

• Cayma Hakkı Sürem Bitmeden Tatilimi Yaptım. Peki Ya Şimdi Ne Olacak?

Cayma hakkı süresi içinde hizmetten faydalanılsa dahi, süresi içinde cayma hakkı kullanılabilir ve Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliği m. 9/2’ye göre, cayma hakkını kullanan tüketiciden, cayma hakkının kullanılmasından önce sunulan hizmete ilişkin olarak herhangi bir bedel talep edilemeyecektir.

• Sözleşme Bir Tek Canımı Almıyor!

Devre mülk ve devre tatil sözleşmelerinde, tüketici aleyhine dengesiz ve haksız maddeler yer alabilmektedir. Bunlar sözleşmelerde yer alan haksız şartlardır. Bu hususlar emredici hükümlere aykırı olmaları ya da sözleşmede sözleşmeyi hazırlayan taraf lehine sözleşmenin dengesini bozacak nitelikte olduklarından ötürü geçersiz olacaktır.

• Parasını Ödedik Ama Tatili Yapamıyoruz!

Bu cümlenin tesislerin geç teslim edilmesi veya hiç teslim edilmemesi halinde kurulmuş olduğu muhakkak. Bazı firmalar vaat ettikleri tatil tesislerini zamanında bitiremeyerek tüketicileri mağdur etmektedir. Ayrıca devre mülklerin tapusunu devretmeden önce yüksek ön ödemeler alındığına ve daha sonra projenin tamamlanmadığına da sıklıkla şahit olunmaktadır. 2022 yılında getirilen düzenlemeyle birlikte tüketicilerle ön ödemeli devre tatil sözleşmesi kurulamayacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca belirtmek gerekir ki akdedilen sözleşmede teslim tarihi, temerrüt ve cezai şart maddelerinin olmasına dikkat edilmelidir. Ön ödemeli devre tatil sözleşmelerin devir veya teslim süresi sözleşme tarihinden itibaren 36 ayı geçemeyecektir. Tesis bu süre içerisinde teslim edilmezse, tüketici hizmetin hiç sunulmadığını öne sürerek sözleşmenin iptalini talep edebilir.

• Uygun Olsun Diye Devre Mülk/Devre Tatil Aldık 5 Yıldızlı Otelde Tatil Yapsam Daha

Ucuza Gelirdi!

Belirsiz oranlarda ve fahiş aidat artışları, tüketicilerin en sık şikayet ettiği konular arasında yer almaktadır. Sözleşmede yıllık aidat miktarı ve artış oranına dair hususların açık olarak belirtilmiş olmasına dikkat edilmelidir.

• Gezmek İçin Gittik Sözleşme İmzalayıp Çıktık!

Tüketiciler, tatil veya hediye gibi vaatlerle devre mülk tanıtım gezilerine davet edilmekte ve bu gezilerde yoğun satış baskısına maruz kalmaktadır. Tüketicilere sözleşme detaylarını incelemeleri için yeterli süre tanınmadan, "bu fırsat yalnızca bugün geçerli" gibi ifadelerle aceleyle ve yeterince incelemeye fırsat tanımadan sözleşmeler imzalatılabilmektedirler ve tüketiciler de bunun sonucunda büyük mağduriyetler yaşayabilmektedir. Tüketiciler, bu tür sözleşmeleri imzalarken dikkatli olmalı, hiçbir şeyi okumadan taahhütte bulunmamalıdır.

Peki Ne Yapmalı?

• Devre mülk/ devre tatil tanıtım gezilerine katılmadan önce ilgili şirketin güvenilirliği hakkında araştırma yapmalıdır.

• Sözleşme imzalanmadan önce tüm maddeler dikkatlice incelenmeli, aceleyle karar verilmemelidir.

• Tanıtım sırasında söylenen her şeyin yazılı olarak sunulması talep edilmelidir.

• 14 günlük cayma hakkı konusunda bilinçlenilmelidir.

Sonuç

Devre mülk ve devre tatil sistemleri, doğru bir şekilde işlediğinde tüketicilere avantaj sağlayabilen tatil çözümleridir. Ancak, bilgi eksikliği ve kötü niyetli firmalar nedeniyle birçok tüketici mağdur olmaktadır. Bu nedenle, sözleşme imzalamadan önce detaylı inceleme yapmak, cayma hakkını bilmek ve gerektiğinde hukuki yollara başvurmak büyük önem taşımaktadır. Tüketiciler, haklarını bildikleri ve uyguladıkları sürece, bu tür sorunların üstesinden gelebilirler.

Unutmayalım ki, bilinçli bir tüketici olmak, mağduriyetleri önlemenin en önemli yoludur!

Not: Sosyal medyada “Hukuka Dair” isimli kanalımda Youtube, Spotify, Instagram ve Tiktok’a gündelik hayatta karşılaşılabilecek hukuki konularla ilgili hukukçu olmayanların da anlayabileceği konseptte içerikler üretmekteyim. Hukuka Dair konular ile ilgili daha fazla bilgi almak için özellikle Youtube’dan ve Spotify’dan @hukukadairkanali hesabını ziyaret edebilir ve ilgili içeriklere bakabilirsiniz. Takip edip, abone olarak destek verirseniz çok mutlu olurum.

Av. Asena Gülce Demirel