Alışveriş, modern yaşamın kaçınılmaz bir parçasıdır. Ancak, alışveriş yaparken süreçler her zaman sorunsuz ilerlememektedir. Kimi zaman aldığımız bir ürün arızalı çıkabilirken, kimi zaman vaat edilen özellikleri taşımadığını görmekteyiz, Kimi zaman da baştan bir sorun yok gibi gözükse de ürünün kısa sürede kullanılamaz hale geldiğine şahit olmaktayız. İşte tam da bu noktada, hukukun bize sağladığı güvenceleri bilmek büyük önem taşımaktadır. Zira bilinçli bir tüketici olmak, yalnızca bireysel haklarımızı savunmakla kalmaz, aynı zamanda ticaretin adil ve dengeli bir şekilde işlemesine de katkıda bulunur. Ancak çoğu zaman tüketiciler kendilerine sağlanan hakları bilmedikleri için büyük problemler yaşamaktadır. Bu sebeple bu yazıda ayıplı mal kavramını, ve tüketicilerin ayıplı mal durumunda hangi haklara sahip olduğunu detaylı bir şekilde ele alacağız.
Ayıplı Mal Nedir?
Aldığımız bir ürünün ayıplı olması halinde yararlanacağımız hakları öğrenmeden önce ilk olarak bilmemiz gereken şey ayıp kavramıdır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a göre, bir ürünün ayıplı kabul edilebilmesi için belirtilen hususlardan bir veya birkaçını taşıması gerekmektedir:
• Sözleşmeye ve vaat edilen özelliklere aykırı olması: Satın alınan malın reklamında veya satıcı tarafından beyan edilen niteliklere sahip olmaması,
• Eksik veya hatalı olması: Ürünün kullanım amacını karşılayamayacak düzeyde kusur barındırması. Örneğin, bir elektronik cihazın önemli bir parçasının eksik çıkması,
• Fiziksel veya işlevsel bozukluk içermesi: Örneğin, yeni alınmış bir telefonun ekranının çalışmaması veya bir kıyafetin dikişlerinin hatalı olması,
• Tüketiciye bildirilmeyen gizli kusurlar barındırması: Satın alım sırasında fark edilmeyen, ancak kullanım esnasında ortaya çıkan hatalar gizli ayıptır. Örneğin, ayakkabının tabanının birkaç gün içinde açılması gibi.
Ancak belirtmek gerekir ki bazı mağazaların defolu ürünleri sattıkları özel bölümleri vardır ve o bölümlerde satılan ürünün defolu olduğuna dair uyarılar konulmuş, açıklamalar yazılmış vaziyettedir. Söz konusu ürünler mevcut defolarından ötürü daha ucuz meblağlara satılmaktadır. Bu halde eğer mağazada o bölümdeki ürünlerin defolu olduğuna dair uyarılar varsa tüketicilerin bu yazıları görmeden ya da dikkate almadan o bölümden yaptığı uygun fiyatlı alışverişlerde ayıptan doğan haklarını kullanmaları mümkün değildir. Çünkü bu durumda ürünün ayıplı olduğu bilinerek o sözleşmenin tarafı olunmaktadır.
Ayıplı Mal Durumunda Tüketicinin Hakları Nelerdir?
Ayıplı bir ürün ile karşılaşan tüketici, durumu fark ettiği andan itibaren, satıcıya karşı birtakım haklarını ileri sürebilir. Peki, bu haklar nelerdir?
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a göre, bir malın ayıplı çıkması halinde tüketicinin dört temel hakkı bulunmaktadır:
• Ürünü iade ederek ödediği bedelin tamamını geri alma hakkı.
• Ayıplı ürünün, aynı nitelikte ve ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini talep etme hakkı.
• Ücretsiz onarım hakkı.
• Ayıp oranında bedelde indirim talep etme hakkı.
Bu noktada, tüketicinin seçim hakkı esastır ve satıcı, tüketicinin tercih ettiği hakkı yerine getirmekle yükümlüdür. Aksi bir tutum sergileyerek tüketiciyi zorlayamaz veya yönlendiremez.
Ayıplı Mal Sürecinde Hukuki İşleyiş Nasıl Olacaktır?
• Satın alınan ürün ayıplıysa, tüketici durumu fark ettiği anda derhal satıcıya bildirmelidir.
• İspat açısından faturanın saklanması önemlidir.
• Tüketici, ayıplı malı teslim aldığı tarihten itibaren 6 ay içinde şikayette bulunursa, satıcının malı zaten ayıplı olarak sattığını kabul ettiği varsayılır. Satıcı, malın ayıplı olmadığını ispat etmekle yükümlüdür. Eğer satıcı bu ispatı yapamazsa, malın ayıplı olduğu kabul edilir.
• Ayıplı maldan kaynaklanan haklar, malın teslim tarihinden itibaren 2 yıl boyunca geçerlidir.
• Tüketici Hakem Heyetleri, 2025 yılı itibarıyla 149.000 TL'ye kadar olan uyuşmazlıklarda yetkilidir. Daha yüksek meblağlar için Tüketici Mahkemelerine başvurulması gerekmektedir.
• Satıcı, tüketicinin seçim hakkına uygun hareket etmezse, tüketici yasal yollarla hakkını arayabilir.
Satıcının Talebi Yerine Getirmekten Kaçınması Durumunda Neler Yapılabilir?
Bazı durumlarda satıcılar, tüketicinin haklarını yerine getirme noktasında direnç göstermektedirler.
Bu gibi durumlarda izlenmesi gereken hukuki yollar şunlardır:
• Öncelikle satıcı ile yazılı olarak iletişime geçilmeli ve talep açıkça yazılı olarak bildirilmelidir.
• Olumsuz yanıt alınması veya taleplere hiç yanıt verilmemesi halinde, 2025 yılı için 149.000
TL’nin altında kalan uyuşmazlıklar için Tüketici Hakem Heyeti'ne başvuru yapılmalıdır.
• Eğer uyuşmazlık bedeli 149.000 TL’yi aşıyorsa, doğrudan Tüketici Mahkemesi'nde dava açılmalıdır.
• İnternetten yapılan alışverişlerde, e-ticaret platformlarının kendilerine ait şikayet mekanizmalarından da yararlanılmaya çalışılabilir.
Cayma Hakkı ile Ayıplı Malın İadesi Aynı Şey Midir?
Elektronik ticarette bir mesafeli sözleşme akdeden tüketicilerin genel olarak ürün kendilerine teslim edildikten sonra 14 gün içinde cayma hakkını kullanarak sözleşmenin tarafı olmaktan kurtulma hakları vardır. Ancak bu hak fiziki alışverişlerde söz konusu değildir. Fakat mağazadan bir koltuk aldınız. Sonrasında ürün eve getirildiğinde koltuğun ayağının sallandığını ve üzerinde delikler olduğunu fark ettiniz. Ürünü fiziki olarak aldığınız için ürün sizde kalmak mı zorunda? Ya da internetten aldığınız ceketi kargo firmasından aileniz teslim aldı ve siz 15 gün sonra seyahatten döndüğünüzde kargoyu bir açtınız ki cekette yırtıklar var. Cayma hakkı süresi geçtiği için ürünü iade edemez misiniz? Bu soruların. Yanıtı elbette ki hayır. Çünkü bu örneklerde her ne kadar cayma hakkınız bulunmasa dahi ürünler ayıplı olduğu için ayıptan doğan haklarınız baki kalacaktır.
Sonuç
Haklarını bilen ve kullanan tüketiciler, haksız uygulamaların önüne geçerek piyasada daha adil bir ortamın oluşmasına katkı sağlamaktadırlar. Hukuki haklar yalnızca bilindiği ve uygulandığı sürece anlam kazanır. Unutulmamalıdır ki, bilinçli bir tüketici olmak her zaman sizin avantajınızdır!
Not: Sosyal medyada “Hukuka Dair” isimli kanalımda Youtube, Spotify, Instagram ve Tiktok’a gündelik hayatta karşılaşılabilecek hukuki konularla ilgili hukukçu olmayanların da anlayabileceği konseptte içerikler üretmekteyim. Köşe yazımızda ele almış olduğum bu konuyu da kanalda ele aldım. Konu ile ilgili daha fazla bilgi almak için özellikle Youtube’dan ve Spotify’dan @hukukadairkanali hesabını ziyaret edebilir ve ilgili içeriklere bakabilirsiniz. Takip edip, abone olarak destek verirseniz de çok mutlu olurum J
Av. Asena Gülce Demirel