( Bolu’da Gökyüzüne Barış, Gazze’ye Vicdan Yükseldi! )
Bolu’da binlerce öğrenci, öğretmen, okul yöneticisi ve vatandaş aynı duyguda buluştu. Mehteranın tarihi ezgileri eşliğinde yürüyen kortej, Gazze’de yaşam mücadelesi veren çocuklar için gökyüzüne umut balonları ve uçurtmalar bıraktı.
21. YÜZYILIN FAŞİST DİKTATÖRÜ NETAHYAHU !
Tarih, gücü elinde tutanların vicdan sınavını her dönem farklı şekillerde kaydetti.
Bugün Gazze’de yaşananlar, binlerce masum çocuğun hayatını kaybetmesiyle modern çağın en ağır insani trajedilerinden biri olarak karşımızda duruyor.
Batı kamuoyu kendi coğrafyasındaki en ufak bir hak ihlalinde dünyayı ayağa kaldırırken, Filistin’de katledilen çocukların çığlıkları karşısında küresel medyanın ve uluslararası aktörlerin takındığı bu sessizlik, açık bir çifte standarttı ve siyonizmin susturma planlarıdır.
Bazı liderlein politikaları vicdanlarda nasıl bir yer ediniyorsa, insanlığın ortak hafızası da çekilen bu acıları ve buna göz yumanları asla unutmayacaktır.
…
Bu nedenlerdendir ki Siyonist terörist Binyamin (Benjamin) Netahyahu 21. Yüzyılın En Büyük Canisi / Faşist Diktatörüdür.
Hitlerden daha hain olmasının nedeni, beşikteki bebeler dahil çocukları ve kadınları, hasta haneleri, okulları acımasızca yok edebildiği gibi, Filistinlileri aç, susuz, ilaçsız, elektiriksiz, hastahanesiz bırakan Faşist siyonist terörist diktatördür.
Bu terörist diktatörü, dünyadaki her yere sirayet etmiş Siyonistler, masonlar (basın-yayın, kapital, ilaç -silah tüccarları) finanse etmekte ve kullanmaktadır.
Ülkemizde de maalesef Siyonizm’e hizmet eden üretimler ve şirketleri vardır.
Bunlara dur diyen, diyecek te Bolu da, vardır.
BİR ŞEHRİN VİCDANI ÇOCUKLARLA YÜRÜDÜ
18 Eylül 2026 günü saat 09:45’te Bolu’da mükemmel bir yürüyüş gerçekleştirildi.
Bazı yürüyüşler yalnızca bir caddeden geçmez.
Bazı yürüyüşler, insanlığın vicdanına uzanır.
Bazı pankartlar yalnızca ellerde taşınmaz; zulmün karşısında susmayan yüreklerin sesine dönüşür.
İşte Bolu’da gerçekleştirilen “Uçurtmalar Vurulmasın, Gökyüzü Çocuklara Kalsın” etkinliği, böyle bir anlam taşıyordu.
Bunu çocuklarımız başardı.
Bolu Valiliği himayesinde, İl Millî Eğitim Müdürlüğünün koordinasyonunda ve sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla gerçekleştirilen programda; öğrenciler, öğretmenler, okul müdürleri, bürokratlar, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar bir araya geldi.
Yaklaşık 2 bin ilk ve ortaokul öğrencisinin katıldığı etkinlik, yalnızca bir yürüyüş değildi.
Bu, çocukların masum çocuklar için yükselttiği bir merhamet çağrısıydı.
MEHTERANIN SESİ, ÇOCUKLARIN DUASIYLA BULUŞTU
Valilik önünden başlayan yürüyüş, Karaçayır Atletizm Sahası’na kadar devam etti.
Önde mehteran takımı…
Ardında öğrenciler, öğretmenler, okul yöneticileri, kamu görevlileri ve vatandaşlar…
Yaklaşık 200 metrelik Türk bayrağı, yürüyüşün onur veren görüntülerinden biriydi.
Türk ve Filistin bayrakları, çocukların taşıdığı pankartlar ve pencerelerde, kaldırımlardaki vatandaşların desteği, Bolu sokaklarında anlamlı bir dayanışma tablosu oluşturdu.
Mehteranın tarihi ezgileri, korteje güç ve heyecan kattı.
Fakat bu yürüyüşün en etkileyici tarafı, kalabalığın büyüklüğünden daha fazlasıydı:
Çocukların, dünyanın başka bir köşesindeki çocukların acısını kendi yüreklerinde hissetmesiydi. Dualarıyla da sesleri, dilekleri en büyüğe, en yüceye ulaştı.
Bolu’nun yürüyüşü olgun, sakin ve anlamlı bir atmosferde gerçekleşti. Bu da toplumsal dayanışmanın, saygı ve sorumluluk duygusuyla nasıl ifade edilebileceğini gösterdi.
BİR YANDA UÇURTMALAR, DİĞER YANDA KATLİAMIN İZLERİ
Bir çocuğun eline uçurtma verildiğinde akla gökyüzü gelir.
Özgürlük gelir. Oyun gelir. Neşe gelir.
Çocukluğun en masum hayalleri gelir.
Ama Gazze’de çocukların gökyüzü, katliamın ve yıkımın gölgesinde kaldı. Çocukların güvenli bir ortamda oyun oynama, eğitim görme ve yaşamlarını sürdürme hakkı, ağır insani kriz koşullarında zulmü altında.
Bolu’da gökyüzüne bırakılan barış balonları ve uçurulan uçurtmalar, işte bu acı gerçeğe dikkat çekti.
İsrail saldırıları altında hayatını kaybeden Filistinli çocukların acısını unutmamak, onların yaşam hakkını savunmak, insanlığın ortak sorumluluğudur.
Bir çocuğun milliyeti, dini, dili ve doğduğu topraklar; onun yaşama hakkından daha değerli değildir. Dünyanın neresinde olursa olsun, çocukların ölümü karşısında insanlığın vicdanı aynı hassasiyetle harekete geçmelidir.
Bu gerçek “tek dişi kalmış, sözde medeni denilen canavarların” uyanmasına vesile olur inşaallah
BOLU’NUN ÇOCUKLARI SORUYOR: BU ZULÜM NE ZAMAN BİTECEK?
Bolu, tarih boyunca yetiştirdiği değerli insanlarla, eğitimcileriyle, düşünce insanlarıyla ve toplumsal duyarlılığıyla tanınan bir şehirdir.
Bugün de Bolu’nun öğrencileri, yalnızca ders kitaplarında yazan bilgileri öğrenmekle kalmıyor; dünyanın yaşadığı acıları sorgulayan, insan haklarını önemseyen bireyler olma yolunda mesaj veriyor.
Bu çocuklar, Gazze’deki yaşıtlarının neden güven içinde yaşayamadığını soruyor.
Neden bir çocuğun evine, okuluna, hastanesine faşist diktatörlerin gölgesi düşüyor? diye, sorguluyor.
Neden dünya, çocukların yaşadığı acılar karşısında ortak ve kararlı bir vicdan ortaya koyamıyor?
Bu sorular, yalnızca bugünün değil, yarının da sorularıdır.
Çünkü tarih, katliamları ve insanlık dramlarının izlerini kaydeder.
Gelecek nesiller, bugün yaşananlara ve dünyanın bu acılar karşısındaki tutumuna bakacaktır.
İnsanlık, masumların acısını unutmadığı ölçüde geleceğe umut taşıyabilir.
VALİMİZİN ÇOCUKLARLA FOTOĞRAFI: YÖNETİMİN İNSANİ YÜZÜ
Etkinlikte Bolu Valisi Abdülaziz Aydın’ın çocuklarla fotoğraf çektirmesi, üzerinde özellikle durulması gereken kıymetli bir görüntüydü.
Devletin temsilcisi olan bir yöneticinin çocuklarla, öğrencilerle aynı karede bulunması, onlarla yakınlık kurması, çocukların heyecanına ortak olması; yöneticiliğin yalnızca makam ve görevden ibaret olmadığını hatırlatır.
Çocukların gözlerindeki heyecan, bir fotoğraf karesinden çok daha fazlasıdır.
O karede eğitim, güven, devlet ve gelecek duygusu vardır.
Çocuklarımızın yanında olmak, onların sesini duymak ve onların dünyasına değer vermek, toplumsal bağlarımızı güçlendirir.
Bu anlamlı yaklaşım için Sayın Valimize teşekkür ediyoruz.
Bolu’nun ilçelerindeki yetkililerin ve çocukların da ilçelerinde bu tür etkinlikleri yapmasını diliyoruz.
İL MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE VE EĞİTİM CAMİAMIZA TEŞEKKÜR
Bu etkinliğin geniş katılımla gerçekleşmesinde Bolu İl Millî Eğitim Müdürlüğünün koordinasyonu ve okullarımızın katılımı önemli bir yer tuttu.
İl Millî Eğitim Müdürü Sayın Cemal Turan’ı, eğitim yöneticilerimizi, okul müdürlerimizi, öğretmenlerimizi ve öğrencilerimizi kutluyoruz.
Okullarımızın bu tür insani ve toplumsal duyarlılık taşıyan etkinliklerde bir araya gelmesi, eğitimin yalnızca akademik başarıdan ibaret olmadığını ortaya koymaktadır. Bu etkinlikte formatör görevi üstlenen Mehmet Akif Ersoy, 50. Yıl İlkokulları ile 50. Yıl Ortaokulu e Orhan Gazi Ortaokulu kusursuz görev yaptılar.
Eğitim, aynı zamanda vicdan yetiştirmektir.
Merhameti öğretmektir.
Haksızlık karşısında düşünmeyi, insanın değerini korumayı ve barışın kıymetini anlamayı sağlamaktır.
Bu bakımdan, Bolu’daki okullarımızın, öğretmenlerimizin ve idarecilerimizin etkinliğe gösterdiği katılımı takdir ediyoruz.
Bolu İl Millî Eğitim Müdürlüğünü bu anlamlı organizasyona katkılarından dolayı gönülden kutluyoruz.
VALİLİK MAKAMINA TEŞEKKÜR: BARIŞIN YANINDA DURMAK
Böylesine geniş katılımlı bir etkinliğin düzenlenmesi, kamu kurumlarının, eğitim camiasının, sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşların ortak iradesini gerektirir.
Bu vesileyle etkinliğin gerçekleştirilmesine öncülük eden Bolu Valiliği Makamına teşekkür ediyoruz.
Bürokratlarımızın, kamu görevlilerimizin, öğretmenlerimizin, okul müdürlerimizin ve vatandaşlarımızın aynı amaç etrafında buluşması, Bolu adına değerli bir dayanışma örneğidir.
Şunu unutmamalıyız:
Çocukların yaşam hakkını savunmak, herhangi bir siyasi görüşün tekelinde değildir. Masumların acısına duyarlı olmak, insan olmanın ortak sorumluluğudur.
Bolu’da ortaya konan bu dayanışma, barışın, merhametin ve insan onurunun yanında durma iradesidir.
GÖKYÜZÜ ÇOCUKLARIN OLSUN!
18/09/2026 günü, Bolu’da uçurtmalar gökyüzüne yükseldi.
Barış balonları gökyüzüne bırakıldı.
Çocuklar yürüdü. Okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler, bürokratlar ve vatandaşlar aynı duyguda buluştu.
Ve bütün bu görüntüler, bizlere bir gerçeği yeniden hatırlattı:
Çocukların gökyüzü, savaş uçaklarının değil; uçurtmaların gökyüzü olmalıdır.
Bir çocuğun elinde kitap olmalı, karşısında silahlı adamlar değil.
Bir çocuğun yüzünde gülümseme olmalı, korku değil.
Bir çocuğun geleceğinde umut olmalı, yıkım değil.
Gazze’de ve dünyanın her yerinde çocukların güven içinde yaşadığı, eğitim gördüğü, oyun oynadığı bir gelecek dileğiyle…
Bolu’dan yükselen bu barış çağrısının, insanlığın ortak vicdanına ulaşmasını diliyoruz.
Çocuklar ölmemeli…
Uçurtmalar vurulmamalı
Gökyüzü bütün çocuklara kalmalı..
Diktatör terörist Netahyahu, mutlaka uluslararası mahkemede yargılanmalı ve cezalandırılmalıdır.
Netahyahular için, yaşasın Cehennem !
Arjantili bir gazeteci İsrail için şunları söylemiş: “Köpek ölürse, kuduz biter. İsrail hükümetinin tamamı idam edilmelidir” demiş.
Doğru söze ne denir ki.
Fuat BAYRAMOĞLU
19 Eylül 2026 C. tesi