İnsan hayatında bazı hediyeler vardır ki maddi değerleriyle değil, taşıdıkları anlamla gönüllerde yer eder. Bugün böyle anlamlı ve değerli bir hediye aldım.
Gerede Lisesi’nde birlikte görev yaptığımız değerli meslektaşım, resim öğretmeni Hayrettin Sönmez, çocukluğumun geçtiği, büyüdüğüm ve hayatımın en güzel anılarını taşıyan tarihi evimizin tablosunu yaparak bana hediye etti. Şu anda İstanbul’da ressam olarak çalışmalarını sürdüren ve eserleri sergilerde büyük beğeni toplayan Hayrettin Hocam, bu anlamlı tabloyu bizzat Bolu’ya getirerek bana takdim etti.
Tabloyu ilk gördüğüm anda yıllar öncesine gittim. Çocukluğumun neşeli günleri, aile büyüklerimizin hatıraları, o evin duvarları arasında yaşanan sevinçler ve hüzünler bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçti. Bazen bir fotoğrafın, bazen de bir tablonun insan hafızasında açtığı kapılar vardır. Bu eser de benim için geçmişe açılan çok özel bir pencere oldu.
Sanatın en güzel yönlerinden biri, zamanı durdurabilmesi ve hatıraları gelecek nesillere taşıyabilmesidir. Hayrettin Sönmez, fırçasıyla yalnızca bir ev resmi yapmamış; aynı zamanda yılların birikimini, anıları ve duyguları da tuval üzerine işlemiştir.
Kendisine bu ince düşüncesi, emeği ve dostluğu için gönülden teşekkür ediyorum. Ellerine, emeğine ve yüreğine sağlık. Böyle dostluklar ve böyle anlamlı eserler, hayatın en değerli hazineleridir.
İyi ki varsın Hayrettin Hocam. Bu güzel hediyen, çocukluğumun hatıralarını her baktığımda yeniden yaşatacak ve gönlümde daima özel bir yerde duracaktır. TEŞEKKÜRLER.
14 Haziran 2026
Şükrü Karataş