Dört yılda bir yapılan dünya futbol şampiyonası sona erdi,

İspanya şampiyon oldu.

Hak etti mi?

Ne yalan söyleyeyim, gurup maçlarındaki ispanya bana hiç umut vermemişti,

Elemeler başlayınca gerçek gücü ortaya çıktı ve hak ederek kupaya ulaştı…

Bu kupadan geriye aklımızda neler kaldı?

Hepsini yazmayayım ama akıl da kalanlar şunlar;

-Ağzını kapatarak konuşan oyuncu direk kırmızı görür,

-Kırmızıya giden ikinci sarı kartlar VAR da incelenecek,

-Taç atışı beş saniye içinde kullanılacak aksi halde hak rakibe geçecek,

-Aut atışları da beş saniye de kullanılacak, süre geçerse rakip korner kullanacak,

En dikkat çeken uygulamalar bunlar…

Gelelim Türkiye’ye;

Çok hızlı bir şekilde kupaya veda ettik,

Nedenleri yazıldı çizildi ama akılda kalanlar ise elenme ile ilgili değil, prim ile ilgili olanlardı,

Biz neden elendik sebeplerini konuşup tartışırken federasyon başkanı oyunculara

“-ille de villa vereceğim” diye yırtınıyordu,

Hey gidi hey, nereden nereye,

Bir, Dünyada saygınlığı kabul edilmiş efsane başkan Şenez Erziğe bak, bir de bunlara,

Tanrım Türk futbolunu sen bunlardan koru…

Boluya geldiğimiz de ise Ülkemizden farkı yok,

Profesyonel takım, dökülüyor,

Lige üç hafta kala ne hocası, ne de transferi var,

Amatöre lige bakarsak takım sayısı artacağına azalıyor,

İnsan şunu demek istemiyor,

“-NE OLACAK BU BOLUNUN HALİ?”

Ve bu arada bir müjde,

Portatif tribünler yapılacakmış,

Başkan dedi valla,

Allah sonumuzu hayreylesin…

UNUTMA UNUTTURMA,

STADIIIM NE-RE-DE?