Dayanamıyorum artık; kimler ne düşünürse düşünsün, "Hoca kendini övme, el seni övsün" atasözünü bilmez misin? desinler.
Ayıplasınlar, umurumda değil. Öveceğim kendimi.
***
Nankörlük nedir bilmem ben, yalan söylemesini de bilmem. Dedikodunun, laf taşımamanın, insanları birbirine düşürme ucuzluğunun yanından bile geçmem.
Sahtekârlık mı?
O da yok bende…
İşlerimi yürütmek, köşeyi dönmek, ihale kapmak için belediye veya iktidar ile çıkar ilişkileri kurmak mı?
Mümkün değil!
Amacımı gerçekleştirinceye kadar her türlü dalkavukluğu, şakşakçılığı yapmak; işim bittikten sonra da sanki adamları hiç tanımıyormuş gibi yeni menfaat kapıları aramak mı?
Asla!
Yüze gülüp arkadan kuyu kazmak, o kuyuyu kazmak için hırsla kepçe hizmeti bile sunmak? Aaa! Ayıp oluyor ama.
***
Dedim ya; iyi biriyim ben. Kusursuzum, hatasızım, sütten çıkmış ak kaşığım.
Kul hakkı yemem, yetimin hakkına göz dikmem, devletin malına çöküp üzerine soğuk su içmem.
Kısacası; ülkenin kalkınması, muasır medeniyetler seviyesine ulaşması için bir insanda bulunması gereken ne kadar millî, dinî ve ahlaki değer varsa hepsini bünyesinde toplamış, sokaklarda yürüyen canlı bir fazilet abidesiyim.
Eşi benzeri az bulunur, çok kıymetli, eşsiz bir vatanseverim.
***
Şöyle bir etrafıma, çevreme bakıyorum…
Meğer toplumun tamamı "Âlem iyi, bir ben kötüyem; ben de iyi olursam âlem iyi olur" sözünden benim gibi nasiplenmişler, iyi bir insan olmuşlar; sanki hepsi de ben.
Bazen içim sıkılıyor bu mükemmellikten; yaşadığımız toplumda keşke az da olsa kıskançlar, çıkarcılar, dedikoducular, fitne fesatta sınır tanımayanlar, ahlaksızlar bulunsa fena mı olur diyorum.
Aldatmayı sevenler, sahtekârlığın, şerefsizliğin daniskasını yapanlar, küstahlar, kibirliler, kindarlar, huysuzlar, arsızlar, edepsizler arıyorum.
Bir zamanlar televizyon kanallarında yayımlanan Domestos reklamındaki gibi; “Kötüyüm ben, kötüyüm, kötüyüm / Herkesi hasta ederim, ederim / İshal yapar kustururum, bezdiririm” diyerek kötü olduğunu itiraf edenler de olsa aramızda; bizler gibi kusursuzların, bu muazzam ak kaşıkların değeri daha iyi anlaşılsa diyorum.
Ama nafile…
Bulamıyorum.
***
Dedim ya, BEN iyiyim. SEN iyisin, O iyi.
BİZ iyiyiz, SİZ iyisiniz, ONLAR iyi…
De…
O zaman ülkemizin üzerine çöken bu ağır ve gri dumana ne demeli?
Bu yolsuzluklar, bu adaletsizlikler, bu yozlaşma nereden sızıyor içeri? Galiba hayattaki bütün kötülükler, ısrarla EN İYİ olduğumuzu söylediğimiz, aynadaki aksimize hayran hayran baktığımız için başımıza geliyor sanki...
Biraz da KÖTÜ olmayı mı denesek ki?