Geçtiğimiz günlerde Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitemiz (BAİBÜ) İlahiyat Fakültesi'nin organize ettiği "Kelami Açıdan Yeni Çağ İnanışları Sempozyumu" tamamlandı. Konunun uzmanlarını bizler de pür dikkat dinledik. Hep birlikte notlar da aldık…
Kavramlar, inançlar, arayışlar hızla değişiyor. Üniversitemiz, “Yeni Çağ İnanışları” ve “Yeni Dinî Hareketler” denilen postmodern düşünce ve sosyal akımları tarihsel kökenleri, ortaya çıkış sebepleri ve temel özellikleriyle masaya yatırdı. 8 oturumda gerçekleştirilen sempozyumda, 26 farklı üniversiteden gelen alanında uzman akademisyenler tam 21 sunum yaptı. Kusursuz bir organizasyona imza atılmış… Bravo…
Diyanet İşleri Başkanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’nın temsilcileri de oradaydı… Devletin tüm kurumlarının bu sosyolojik değişimi ciddiye alıp takip etmesi çok önemli. Sempozyumun Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Kılıç Aslan Mavil hocamız, değerlendirme oturumunda söz alarak etkinlikte emeği bulunanlara teşekkür etti. Bizler de buradan kendisine ve ekibine teşekkür edelim. Ayrıca daha önceki sempozyumlara ve kelam ilmine emek veren akademisyenlerin özel bir "vefa oturumuyla" anılması da akademik vefanın en güzel örneklerinden biriydi…
Toplumsal yönleriyle New Age inançları, kuantum mistisizmi, dijital dünyada deizm, dindar kadınların spiritüel arayışları, Rudolf Steiner ve Antroposofi anlayışı, "Esmâ Terapisi" adı altında sunulan akımların dua, tevhid ve ilâhî irade açısından mukayesesi... Konular gerçekten derin.
Etkinliğin en dikkat çeken noktalarından biri de Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nden Prof. Dr. İbrahim Yenen ve Doç. Dr. Seyithan Can’ın ufuk açıcı katılımlarıydı.
Özellikle İlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Yenen'in anlattıkları çok mühimdi... Akademik çalışmalarında din sosyolojisi, popüler dindarlık, medya-din ilişkisi ve yeni dini hareketler üzerine yoğunlaşan hocamızın; "New Age" (Yeni Çağ) akımları, alternatif maneviyat arayışları, kişisel gelişim kültleri ve modern dönemde dinin dönüşümü üzerine yaptığı tespitler ufuk açıcıydı. Meselenin sadece teolojik değil, ciddi bir toplumsal vaka olduğunu bir kez daha gördük.
Sonuç: BAİBÜ, güncel ve kanayan bir yaraya akademik neşter vurdu. Bolu'dan tüm Türkiye'ye önemli bir mesaj verildi.
Sözün bittiği yerde icraat başlar. Şehrimizin, gençlerimizin inanç krizlerine, ambalajlanmış modern akımlara karşı artık daha uyanık olması lazım... Görelim Mevlam neyler…
Saygılarımızla...
Mustafa Cop