Bilindiği gibi ,Çanakkale Şehitleri Abidesi’nin yapım öyküsü tıpkı temsil ettiği ruh gibi azim, fedakârlık ve milletimizin ortak imece duygusuyla şekillenmiş muazzam bir destandır.

​Abidenin Yapım Öyküsü ve Millet İmecesi

​Yarışma ve Tasarım (1944): Genelkurmay Başkanlığı’nın açtığı yarışma sonucunda 37 proje arasından mimar Doğan Erginbaş ve İsmail Hakkı Utku’nun tasarladığı devasa dört ayaklı yapı birinciliği kazandı. Proje, Türk milletinin sarsılmaz birliğini ve göğe yükselen minnetini simgeliyordu.

​Maddi İmkânsızlıklar ve Duraklama: Abidenin temeli 1954 yılında atıldı ancak bütçe yetersizlikleri ve dönemin zorlu ekonomik şartları nedeniyle inşaat defalarca durma noktasına geldi. 1958 yılına gelindiğinde abide ancak belirli bir seviyeye kadar yükselebilmişti.

​Milliyet Gazetesi Kampanyası (1958): İnşaatın tamamlanabilmesi için ülke çapında unutulmaz bir yardım kampanyası başlatıldı. Öğrencilerin harçlıklarından işçilerin yevmiyelerine, esnafın bağışlarından kurumların katkılarına kadar tam bir "millet imecesi" kuruldu. Bu sayede gerekli kaynak toplanarak abide 21 Ağustos 1960 tarihinde görkemli bir törenle açıldı.

​Hemşehrimiz İzzet Baysal Bey'in Katkısı ve Müteahhitlik Süreci

​Değerli hemşehrimiz, Bolu’nun hayırsever babası Rahmetli İzzet Baysal’ın Çanakkale Şehitleri Abidesi’ndeki rolü, onun hem bir mimar/mühendis hem de sanayici ve vatansever kimliğinin en somut göstergelerinden biridir.

​Betonarme ve İnşaat Sorumluluğu: Abidenin inşaat sürecinde yaşanan teknik ve finansal tıkanıklıkların aşılmasında İzzet Baysal Bey bizzat devreye girmiştir. Abidenin gövde ve tavan betonarme işlerinin üstlenilmesi, zorlu hava koşullarına ve coğrafi şartlara rağmen o devasa dört ayağın yükselmesi sürecinde müteahhitlik ve teknik organizasyon görevini üstlenmiştir.

​Fedakârlık ve Titizlik: İzzet Baba, hayatı boyunca ilkelerinden ödün vermeyen disiplini ve vatan sevgisiyle bilinen bir şahsiyetti. Çanakkale gibi mukaddes bir mekânda yükselen bu anıtın sağlamlığı, kalitesi ve zamanında tamamlanabilmesi için imkânlarını seferber etmiş, burayı ticari bir işten ziyade tarihi ve milli bir görev olarak kabul etmiştir.

​Bugün Gelibolu Yarımadasında,Hisarlık Tepe’de boğaza karşı vakurla duran bu devsa abidenin her bir harcında, Türk milletinin ortak katkısının yanında Bolu’nun yetiştirdiği en müstesna şahsiyetlerden biri olan İzzet Baysal’ın da alın teri, mühendislik vizyonu ve imzası bulunmaktadır.

​Ailemizle birlikte gerçekleştirdiğimiz bu anlamlı ziyarette, başta aziz Çanakkale şehitlerimiz olmak üzere, bu abideyi milletimize kazandıran tüm mimar, mühendis, hayırsever ve ustalarımızı, hemşehrimiz İzzet Baysal Bey’i rahmet ve minnetle yad ediyoruz...

Atom bombası atılan Japonya kendi evlatlarına ilkokul 4.sınıftan itibaren Hiroşima ve Nagazakiyi zorunlu olarak ziyaret ettirirken bizim çocuklarımızında artık devlet desteğiyle akın akın buralara getirilmesine şahit olduk, bu iyi bir gelişme...

Bu güzel gezimizde yine bir hemşehrimiz olan OPET kurucusu Nurten Öztürk ve eşinin Bigalı köyünde şanlıordumuzunda desteğiyle yaptırdıkları güzelleştirme çalıştırmalarına da şahit olduk. Teşekkürlerimizle, saygılarımızla...