Bolu Belediyesi'ne yönelik yürütülen BOLSEV soruşturması kapsamında tutuklu yargılanan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın savunması duruşma salonunda sürüyor. İddianameye yönelik eleştirilerde bulunan Özcan, kendisine isnat edilen suçlamaların somut delillere dayanmadığını savunurken, soruşturmanın siyasi saiklerle yürütüldüğünü öne sürdü.
"SUÇLAMAYI ANLAMADIM"
Savunmasına dikkat çeken ifadelerle başlayan Özcan, iddianameyi defalarca incelediğini belirterek kendisine yöneltilen suçlamaların açık olmadığını söyledi. "Her sanık 'suçlamayı anladım' diyerek başlar. Ben suçlamayı anlamadım." diyen Özcan, iddianamede kendisine yönelik herhangi bir menfaat temini, zimmet ya da kamu zararına ilişkin somut bir tespitin yer almadığını öne sürdü.
"MASAK RAPORUYLA İLGİLİ TEK SATIR YOK"
İddianamede mali incelemelere ilişkin önemli eksiklikler bulunduğunu savunan Özcan, "5 liralık işi 20 liraya yaptırmışsın diye bir şey göremedim. Titizlikle saklanan bir MASAK raporu var. Ama iddianamede MASAK raporuyla ilgili tek satır yok." dedi.
İmar uygulamalarına ilişkin de herhangi bir usulsüzlük iddiasının bulunmadığını savunan Özcan, "Kendine ya da başkasına fayda sağladın deniliyor mu? Zimmete para geçirdi deniliyor mu? BOLSEV'in kaynaklarını cebine indirmişsin diye bir ifade var mı? Bunların hiçbiri yok." ifadelerini kullandı.
"SUÇUMUZ ÖĞRENCİLERE VE İHTİYAÇ SAHİPLERİNE DESTEK TOPLAMAKMIŞ"
BOLSEV Vakfı'nın kuruluş amacını anlatan Özcan, vakfın öğrencilere burs verilmesi, engellilere destek olunması ve huzurevi projeleri gibi sosyal amaçlarla kurulduğunu söyledi. "Arkadaşlarınla vakıf kurmuşsun, öğrencilere burs, engellilere destek, huzurevi için yardım toplamışsın. Bunu da zorla yapmışsın. Suçumuz buymuş." diyen Özcan, "Zenginlere baskı yaparak fakirlere fayda sağlamaktan suçlu bulunursak bunun cezasını çekeriz." şeklinde konuştu.
"OPERASYON TÜRKİYE'NİN EN DÜRÜST BELEDİYESİNE YAPILDI"
Soruşturmanın siyasi olduğunu iddia eden Özcan, operasyonun doğrudan kendisini hedef aldığını öne sürdü. "Kendimi övmeyi sevmem ama bu operasyon Türkiye'nin en dürüst ve en şeffaf belediyesine yapıldı. Binlerce imar uygulaması yapılmasına rağmen tek bir şikâyetin olmadığı bir belediye başkanına yapıldı." diyen Özcan, "Birileri bize, 'Türkiye'nin en temiz şehrini yapamazsın' demedi. 'Genel konulara karışma, terör örgütüyle müzakere edilemez diyemezsin, sana iftira attırırız, imajını zedeleriz' mesajı verdi. Ben bu mesajları aldım." ifadelerini kullandı.
"MASAK RAPORUNDA ŞÜPHELİ İŞLEM YOK"
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kendisine karşı objektif davranmadığını düşündüğünü dile getiren Özcan, "Bizimle ilgili de MASAK raporu var. Bir tane şüpheli işlem hareketine rastlanmamış. Savcılık lehime olan delilleri toplama görevini yerine getirmiyor." dedi.
"AK PARTİLİ OLSAYDIM BU SORUŞTURMA AÇILIR MIYDI?"
Mahkeme heyetine seslenen Özcan, soruşturmanın siyasi saiklerle yürütüldüğünü savunarak "Adalet önünde herkes eşit mi? Elinizi vicdanınıza koyun. Ben CHP'li değil de AK Parti üyesi olsaydım bu soruşturma açılır mıydı? Başka partiye geçseydim yine olur muydu?" dedi. Özcan ayrıca, "Marketlerden BOLSEV'e değil de TÜGVA'ya bağış isteseydim yargılanır mıydım? İktidar partisinden olsaydım bırakın tutuklanmayı, yılın belediye başkanı olurdum." ifadelerini kullandı.
"BOLSEV'İ KANUNDA OLMAYAN İŞLERİ YAPABİLMEK İÇİN KURDUM"
Belediye başkanlarının kanunda açıkça düzenlenmeyen birçok sosyal ihtiyacı karşılamak zorunda kaldığını ifade eden Özcan, BOLSEV'i bu amaçla kurduklarını söyledi. "BOLSEV'i kanunda olmayan ama belediye başkanının yapmak zorunda kaldığı işleri yapabilmek için kurdum. Şeffaf olsun, adaletli olsun istedik. Onur kurulu oluşturduk, denetimlerini yaptırdık. Vakıf da MASAK'tan geçti, orada da bir sorun yok." diyen Özcan, görevi bırakırken belediye başkanlığının yanı sıra vakfı da kurumsal bir yapı olarak devretmeyi hedeflediğini ifade etti.
"İDDİA EDEN İSPAT EDECEK"
Savunmasını sürdüren Özcan, iddianameyi hazırlayan Cumhuriyet savcısının yalnızca aleyhte değil, lehte delilleri de toplamakla yükümlü olduğunu savundu. "İddia eden ispat edecek. Savcılık öyle iddialar ortaya koyuyor ki ispat gibi bir derdi yok." diyen Özcan, dosyada lehine olan delillerin değerlendirilmediğini öne sürdü.




