İstanbul Çekmeköy’de bir öğretmenin hayatını kaybettiği okul saldırısının ardından Bolu’da üç eğitim sendikası İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Eğitim-Sen, Hürriyetçi Eğitim-Sen ve Eğitim-İş Bolu Şubesi temsilcileri, öğretmenlerin ve öğrencilerin can güvenliğinin sağlanması için acil ve kalıcı önlem çağrısında bulundu.
İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ ÖNÜNDE ORTAK BASIN AÇIKLAMASI
İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bulunan Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana gelen ve bir öğretmenin hayatını kaybettiği saldırı, Bolu’da eğitim sendikalarının tepkisine neden oldu.
Eğitim-Sen, Hürriyetçi Eğitim-Sen ve Eğitim-İş Bolu Şubesi temsilcileri Bolu İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Açıklamada, hayatını kaybeden öğretmen için başsağlığı dilekleri iletilirken, okullarda artan şiddet olaylarına dikkat çekildi.
EĞİTİM-SEN: “BU SALDIRI MÜNFERİT DEĞİL”
Basın açıklamasında ilk olarak söz alan Eğitim-Sen temsilcileri, yaşanan saldırının bireysel bir olay olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı.
“Bugün burada hem aramızdan koparılan meslektaşımız için hem de yıllardır göz ardı edilen can güvenliğimiz için toplandık” denilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Bu saldırı münferit değildir. Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Öğretmenler olarak kendimizi veli ve öğrenciler karşısında güvensiz ve değersiz hissettiğimiz hiçbir dönem olmamıştı.”
Eğitim-Sen açıklamasında, eğitim politikalarına yönelik eleştiriler de dile getirildi. Açıklamada,
“Eğitimde güvensizliği kurumsallaştıran, öğretmenlik mesleğini sistematik biçimde değersizleştiren politikalar bu olayın birinci derecede sorumlusudur” denildi.
Sendika ayrıca, güvenli okul ortamının yalnızca fiziki tedbirlerle sağlanamayacağını belirterek,
“Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri her okulda ulaşılabilir hale getirilmelidir” çağrısında bulundu.
“ŞİDDETİN ZEMİNİ SİYASETTE VE DİLDE ARANMALI”
Eğitim-Sen açıklamasında şiddetin toplumsal iklimle bağlantısına da dikkat çekilerek,
“Şiddetin zemini yalnızca bireysel bir öfke değildir. Medyada, siyasette ve bürokraside giderek meşrulaştırılan sert ve kutuplaştırıcı dil bu iklimi beslemektedir” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, bağlayıcı bir şiddetle mücadele eylem planı hazırlanması gerektiği belirtilerek, ihmali bulunanların hesap vermesi çağrısında bulunuldu.
HÜRRİYETÇİ EĞİTİM-SEN: “ÇÜNKÜ BİZ ÖLÜYORUZ”
Hürriyetçi Eğitim-Sen temsilcileri ise açıklamalarında daha sert bir dil kullandı.
“Görev başında bir öğretmenimizi daha kaybettik. Çok derin bir üzüntü, ondan da büyük bir öfke içindeyiz” denilen açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı’na yönelik şu ifadeler dikkat çekti:
“Bütün yönetmelikleriniz yerin dibine batsın! Öğretmenlik Meslek Kanunu’nuz yerin dibine batsın! Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliniz yerin dibine batsın! Çünkü biz ölüyoruz.”
Sendika, yalnızca taziye mesajları yayımlanmasının yeterli olmadığını belirterek, öğretmenlerin hedef haline getirildiğini ve itibarsızlaştırıldığını savundu.
“Bizler velilere ve öğrencilere adanmış kurbanlar değiliz. Öğretmenin can güvenliği sağlanmadan eğitimden söz edilemez” ifadeleri kullanıldı.
EĞİTİM-İŞ BOLU: “BU BİR YÖNETİM SORUNUDUR”
Eğitim-İş Bolu Şube Başkanı Erkan Korkmaz da İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yaptığı açıklamada, yaşananların münferit olmadığını söyledi.
Korkmaz, “En güvenli olması gereken yerler olan okullar bugün en güvensiz alanlar haline gelmiştir” diyerek şunları kaydetti:
“Okullarımızda öğretmenin ve öğrencinin can güvenliği sağlanamıyorsa burada ciddi bir yönetim sorunu vardır. Bir kamu çalışanı görev yaptığı yerde devlet tarafından korunamıyorsa, orada kamu otoritesinden söz edilemez.”
Açıklamada, saldırıyı gerçekleştiren öğrenciyle ilgili daha önce rehberlik görüşmeleri yapıldığı ve bazı uyarıların bulunduğunun bilindiği hatırlatılarak,
“Buna rağmen gerekli önlemlerin alınmamış olması açık bir ihmal ve yönetim sorunudur. Bunun sorumluluğu öğretmenlere ve okul yönetimine yüklenemez” denildi.
ORTAK MESAJ: GÜVENLİ OKUL, GÜVENLİ GELECEK
Üç sendikanın açıklamalarında farklı tonlar olsa da ortak mesaj netti: Okullar güvenli hale getirilmeli.
Sendika temsilcileri;
-Okullarda güvenlik önlemlerinin artırılmasını,
-Psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesini,
-Öğretmenlerin mesleki itibarının korunmasını,
-Şiddet olaylarının tüm yönleriyle aydınlatılmasını talep etti.




