Türk Polis Teşkilatı, 1845 yılından bu yana vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlamak için gece gündüz demeden görev yaparken, 181 yıllık köklü geçmişiyle Türkiye’nin en önemli kurumları arasında yer alıyor. 10 Nisan Polis Haftası dolayısıyla teşkilatın fedakârlıkla yürüttüğü görevler bir kez daha hatırlanırken, mesleğin görünmeyen yönleri de dikkat çekiyor.
Polis Haftası kapsamında Bolu İl Emniyet Müdür Yardımcısı Türker Uygur ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, mesleğe uzanan bir şehit hikayesi, zorlu görevlerin izleri ve gençlere verilen önemli mesajlar öne çıktı.
“BABAM ŞEHİT OLDU, BU MESLEK BİZE EMANET KALDI”
Polislik mesleğinin kendisi için yalnızca bir görev değil, aynı zamanda bir emanet olduğunu ifade eden Uygur, “85 yılında babam polis memuruydu. İzmir’de görev yaparken şehit oldu. Onun sayesinde biz de bu mesleği devam ettirelim dedik. 88 yılında polis kolejine girdim. Sonrasında polis akademisi derken 98 yılında mezun oldum ve İzmir’de göreve başladım.” dedi.
“DEPREMDE YAŞANANLAR TARİF EDİLEMEZ”
Meslek hayatı boyunca birçok zorlu görevde bulunduğunu belirten Uygur, en ağır sürecin 6 Şubat depremleri olduğunu söyleyerek, “En zorlandığım görev, hiç düşünmeden söylüyorum deprem göreviydi. 6 Şubat depreminde Antakya’da görev aldım. Çok sıkıntılı bir süreçti. Orada yaşadıklarımız, insanların yaşadığı dram gerçekten tarif edilemez. Allah bir daha yaşatmasın inşallah” şeklinde konuştu.
Afganistan ve Hakkari’de de görev yaptığını belirten Uygur, “Afganistan'da görev aldım. Hakkari'de şarkımı yaptım. Meslek açısından keyifli bir meslek hayatım oldu diyebilirim, 6 Şubat haricinde.” dedi.

“BU MESLEK HAYATIN TAMAMINI KAPSIYOR”
Polislik mesleğinin sadece görev saatlerinden ibaret olmadığını vurgulayan Uygur, iş ve özel hayat dengesi konusunda yaşanan zorluklara dikkat çekerek, “Polis arkadaşlarımızın en büyük sıkıntılarından biri bu. Çalışma şartlarımızdan dolayı zaman zaman zorlanıyoruz. Ama bunun bir yolu var; planlı hareket etmek. Meslek yaşantınızla özel hayatınızı ayıracak bir plan oluşturmanız gerekiyor. İstirahatli olduğunuz zamanları mutlaka ailenize, kendinize ve kişisel gelişiminize ayırmalısınız. Plansız bir şekilde bu mesleği yürütmek gerçekten zor.” şeklinde konuştu.
“DİSİPLİN BU MESLEĞİN TEMELİDİR”
Polis olmak isteyen gençlere de seslenen Uygur, disiplinin vazgeçilmez olduğunu vurgulayarak, “Polis olmak isteyen gençlerimizin sayısı her geçen gün artıyor. Bu çok sevindirici. Ancak bu meslek disiplin gerektirir. Eğitim hayatlarında, meslek hayatlarında ve özel yaşamlarında disiplinden asla ödün vermemeleri gerekiyor” dedi.

Gençlerin kendilerini geliştirmelerinin önemine dikkat çeken Uygur, “Yabancı dil öğrenmeleri, sosyal anlamda kendilerini geliştirmeleri çok önemli. Aynı zamanda bu meslek fiziksel dayanıklılık gerektiriyor. Spor hayatlarının bir parçası olmalı. Boş vakitlerinde mutlaka spor yaparak kendilerini hazır tutmaları gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“181 YILDIR VATANDAŞIN YANINDAYIZ”
Polis Haftası’nın anlam ve önemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uygur, teşkilatın temelinde vatandaşla kurulan bağın olduğunu vurgulayarak, “Polis teşkilatımızın kuruluşunun 181. yıl dönümünü kutluyoruz. 181 yıldır polisimiz vatandaşımızın yanında oldu ve olmaya devam edecek. Polisle vatandaş iş birliği çok önemli. Birlikte hareket ettiğimiz sürece daha huzurlu ve güvenli bir toplum oluşturabiliriz. Ayrımcılık değil, dayanışma içinde olmamız gerekiyor.” Şeklinde konuştu.





