Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Sınıf Eğitimi Anabilim Dalı tarafından yürütülen, Bolu Halk Kültürünü Uygulama ve Araştırma Merkezi (BAMER), Gazi Paşa İlkokulu ve Genç Fikirler Öğrenci Topluluğu iş birliğiyle gerçekleştirilen “Eğitime Destek Projesi” beşinci kez hayata geçiriliyor.

Üniversite ile ilkokulu buluşturan proje; hem çocukların akademik gelişimine katkı sunuyor hem de öğretmen adaylarını gerçek sınıf ortamında mesleğe hazırlıyor.

GÜÇLÜ KADRO, BÜYÜK DAYANIŞMA

Gülezler Konağı’nda düzenlenen tanıtım toplantısına; proje koordinatörleri Dr. Öğr. Üyesi Azize Aktaş Yasa, Dr. Öğr. Üyesi Fatma Çaycı Atalay ve Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Yılmaz’ın yanı sıra Gazi Paşa İlkokulu Müdürü Fatih Demir, öğretmenler, veliler ve öğretmen adayları katıldı.

Projede, Gazi Paşa İlkokulu’ndan 35 öğrenci ile Eğitim Fakültesinde öğrenim gören 35 öğretmen adayı birebir eşleştirildi. Böylece her öğrenciye özel eğitim desteği verilmesi hedeflendi.

ÖĞRENCİLERE AKADEMİK VE SOSYAL DESTEK

Haftanın üç günü gerçekleştirilecek çalışmalarda öğretmen adayları; Türkçe, matematik ve fen bilgisi derslerinde öğrencilere destek olacak.

Bolu’da Maneviyat ve Sanat Aynı Sahnede Buluştu
Bolu’da Maneviyat ve Sanat Aynı Sahnede Buluştu
İçeriği Görüntüle

Özellikle okuma-yazma, okuduğunu anlama, dikkat geliştirme, problem çözme ve öğrenme motivasyonu üzerinde yoğunlaşılacak. Proje sayesinde öğrencilerin akademik başarılarının yanında özgüvenlerinin ve kendilerini ifade etme becerilerinin de güçlenmesi amaçlanıyor.

YEREL KÜLTÜR DE EĞİTİMİN İÇİNDE

Projede BAMER’in aktif rol üstlenmesiyle öğrenciler yalnızca akademik değil, kültürel açıdan da desteklenecek. Yerel kültürü tanıtan etkinlikler ve sosyal çalışmalarla çocukların kendi değerleriyle bağ kurmaları sağlanacak.

Ayrıca medya okuryazarlığı, bilinçli teknoloji kullanımı, sağlıklı yaşam ve değerler eğitimi gibi başlıklarda özel etkinlikler düzenlenecek.

GELECEĞİN ÖĞRETMENLERİ SAHADA YETİŞİYOR

Proje, öğretmen adayları için de önemli bir uygulama alanı sunuyor. Üniversitede aldıkları teorik eğitimi sahada uygulama fırsatı bulan öğretmen adayları; çocuklarla birebir iletişim kurma, farklı öğrenme ihtiyaçlarını tanıma ve öğretim sürecini bireyselleştirme konusunda önemli deneyimler kazanıyor.

Toplumla bütünleşen eğitim anlayışının güçlü bir örneği olarak gösterilen proje, üniversite-okul iş birliğinin başarılı ve sürdürülebilir modellerinden biri olarak dikkat çekiyor.