Bolu’da görev yapan kadın gazetecilere yönelik yaşanan çirkin olay, yalnızca basın camiasını değil vicdan sahibi herkesi derinden yaralamıştır. Kamu adına görev yapan, yaşanan gelişmeleri toplum adına kayıt altına alan kadın gazetecilerin böylesine ahlaksız bir tavırla hedef alınması kabul edilemezdir.
Görevi başındaki kadın gazetecilere yönelik gerçekleştirilen bu davranış; basın özgürlüğüne, kadın onuruna ve kamusal yaşamda kadınların varlığına yönelik açık bir saldırıdır. Kadınların çalışma hayatında, sokakta, adliyede, hayatın herhangi bir alanında taciz ve aşağılamaya maruz bırakılmasını normalleştiren zihniyetle mücadele etmek hepimizin sorumluluğudur.
Gazetecilik mesleğini büyük bir özveriyle sürdüren genç meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Hiçbir kadın gazeteci, haber takibi sırasında korkutulmak, aşağılanmak ya da tacize uğramak zorunda değildir. Kadınların mesleklerini özgürce yapabildiği, şiddet ve tacizin karşısında toplumun ortak tavır alabildiği bir ortamın oluşması artık zorunluluktur.
Yaşanan olayın gerekli hukuki süreçlerle değerlendirilmesini beklerken, kadınlara yönelik her türlü şiddetin, tacizin ve aşağılayıcı tutumun karşısında durmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.





