Bolu’da bu yıl 37’ncisi düzenlenen İzzet Baysal Şükran Günleri kapsamında Anıtpark’ta düzenlenen programda, İzzet Baysal bir kez daha minnet ve dualarla anıldı. Saygı ve Şükran Yürüyüşü’nün ardından İzzet Baysal Anıtı önünde gerçekleştirilen törende konuşan protokol üyeleri, akademisyenler, öğrenciler ve vatandaşlar, İzzet Baysal’ın Bolu’ya bıraktığı eserler ve değerler üzerine mesajlar verdi.

Programa AK Parti Bolu Milletvekili Yüksel Coşkunyürek, CHP Bolu Milletvekili Türker Ateş, Bolu Milletvekili İsmail Akgül, İzzet Baysal Vakfı Başkanı Ahmet Baysal, siyasi partilerin temsilcileri, akademisyenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
İzzet Baysal Anıtı önünde düzenlenen törende Bolu Valisi Abdülaziz Aydın, Bolu Belediye Başkan Vekili Tuna Özcan, BAİBÜ Rektörü Prof. Dr. Faruk Yiğit ve BAİBÜ Mezunlar Derneği Başkanı Nihal Öğten tarafından çelenk sunumu gerçekleştirildi. Program kapsamında gençlik, halk ve kurum temsilcileri konuşmalar yaptı.

“İYİLİK IŞIĞINI DÜNYANIN HER KÖŞESİNE TAŞIYACAĞIZ”
Gençlik adına konuşan BAİBÜ İletişim Fakültesi 4. sınıf öğrencisi Ebru Özdemir, İzzet Baysal’ın eğitim alanındaki yatırımlarının öğrenciler üzerindeki etkisine değinerek, “Bugün burada Bolumuzun büyük hayırseveri İzzet Baysal'ın kurduğu eğitim kurumlarında bulunma heyecanını yaşayan arkadaşlarım adına sizlere hitap etmenin heyecanını ve mutluluğunu yaşıyorum” dedi.
İzzet Baysal’ın eserlerinin yalnızca binalardan ibaret olmadığını ifade eden Özdemir, “Bir insanın gerçek mirası kalplerde bıraktığı izdir. Bu görkemli mirasın bir parçası olmaktan büyük bir gurur duyduğumuzu ifade etmek istiyorum. Sevgili İzzet Baysal, Bolu'da yaptığınız iyilik ışığını dünyanın her köşesine taşıyacağız. Size minnettarız. Sizi çok seviyoruz.” şeklinde konuştu.

“İZZET BAYSAL’IN ADI GÖNÜLLERDE YAŞIYOR”
Halk adına konuşan Emin Semercioğlu ise İzzet Baysal’ın yalnızca bir sanayici değil, Cumhuriyet’in yetiştirdiği örnek bir yurtsever olduğunu belirterek, “Hayatı boyunca ‘Benim servetim milletime aittir’ anlayışıyla hareket etmiş, kazandığını memleketiyle, insanıyla ve geleceğimiz olan gençlerimizle paylaşmıştır” dedi.
Semercioğlu, İzzet Baysal’ın isminin yalnızca eserlerde değil gönüllerde de yaşamaya devam ettiğini ifade ederek, “Bugün gerçekleştirdiğimiz 37. İzzet Baysal Şükran Günleri sadece bir anma programı değildir. Bu anlamlı günler vefanın, kadirşinaslığın ve toplumsal birlik ruhunun en güçlü göstergesidir” diye konuştu.

“VEFA SADECE HATIRLAMAK DEĞİLDİR”
BAİBÜ Mezunlar Derneği Başkanı Nihal Öğten de konuşmasında üniversite mezunları adına katılımcıları selamladı. Mezunlar olarak İzzet Baysal’ın emanetine sahip çıkmayı sorumluluk olarak gördüklerini belirten Öğten, “Çünkü biliyoruz ki vefa sadece hatırlamak değil, onun açtığı yolda yürümeye devam etmektir” ifadelerini kullandı.
Van, Kars, Batman ve Hakkari’de ihtiyaç sahibi çocuklara destek olduklarını anlatan Öğten, “İzzet Baysal’ın iyi insan yetiştirme idealini yaşatmaya çalışıyoruz” dedi.
Öğten, “Hayatımızın en güzel yıllarını burada yaşadık. Bu nedenle bugün burada sadece bir teşekkür değil, yüreğimizin en derinden gelen büyük bir minnet duygusunu ifade ediyoruz” şeklinde konuştu.

AHMET BAYSAL’IN 27. MEKTUBU OKUNDU
İzzet Baysal Vakfı Başkan Vekili Fatih Yamaner, İzzet Baysal Vakfı Başkanı Ahmet Baysal’ın amcası İzzet Baysal için kaleme aldığı 27’nci mektubu okudu. Yamaner konuşmasına, “İlerleyen yaşına rağmen her yıl büyük bir heyecan ve manevi sorumlulukla aramızda bulunan büyük bir vefa örneği Sayın Ahmet Baysal’ın, ilimizin manevi babası çok sevdiği amcasına yazdığı 27. mektubu sizlerle paylaşmak için huzurlarınızdayım” diyerek başladı.

Ahmet Baysal’ın kaleme aldığı mektupta şu ifadeler yer aldı:
“Sevgili amca, her yıl olduğu gibi bu yılda 11 Mayıs gününde doğduğum ve tüm varlığını bıraktığım Bolu halkı ile birlikte ismini taşıyan caddede, heykelinin önünde bir kez daha rahmet, minnet ve sevgiyle anıyoruz.
Çok sevdiğim Bolulular sana duydukları sevgiyi her yıl aynı içtenlikle göstermeye devam ediyorlar. Adını ve hatıranı yaşatarak her insana nasip olmayacak bir unutulmazlığın örneğini veriyorlar. Ve en önemlisi sevgili amca, emaneti bildikleri vakfına sahip çıkıyor. Onu aynı inanç ve aynı sorumluluk duygusuyla yaşatmaya devam ediyorlar. Acaba dünyada bunun bir başka örneği var mıdır?
Bu yıl bizim için ayrı bir anlam taşıyor sevgili amca. Çünkü vakfımız senin attığın temeller üzerinde kırkıncı yılına girmiş bulunuyor. Aradan geçen bunca yıl bize şunu çok net gösterdi. Senin vasiyet ettiğin gibi İzzet Baysal Vakfı kıyamete kadar iyi ellerde kalıp, hayırlar yapmaya devam edecektir.

Sevgili amca, bugün sana Bolu'daki en önemli sorundan da bahsetmek zorundayım. Yıllarca büyük bir vizyonla yaptırdığımız tıp fakültesi hastanemiz artık artan hastane tedavi talebine cevap vermekte zorlanıyor. Bu yoğunluk nedeniyle yeni bir hastane ihtiyacı açıkça ortaya koyulmuş durumda. Bu konu bugün Bolu'nun ve üniversitemizin en öncelikli meselesi haline gelmiştir. Bu doğrultuda Sağlık Bakanımız, Sayın Valimiz, milletvekillerimiz, rektörümüz, İl Sağlık Müdürümüzle gerekli temaslar yapılmış, konunun çözümü için önemli adımlar atılmıştır. Memnuniyetle ifade etmek isterim ki bu konuda olumlu ve yapıcı bir yaklaşım görmek bizi umutlandırmaktadır. Bolu halkının tıp fakültesi hastanesinden daha iyi hizmet alması en büyük beklentimizdir.
Sevgili amca kurduğum ve devletimize karşılıksız armağan ettiğin üniversitede önemli bir gelişme yaşandı. Sayın Profesör Doktor Faruk Yiğit'in rektör olarak göreve başlaması üniversitemiz adına yeni bir heyecan ve yeni bir başlangıç olmuştur. Yeni rektörümüzün görevine başlamadan önce İstanbul'da tedavi gördüğüm merkezde beni ziyaret ederek İzzet Baysal Vakfı'nı ve amaçlarını yeğenin ve son Baysal olarak benden dinlemesi büyük bir vefa göstergesiydi. Beni duygulandıran bu ziyaret için Bolu halkı önünde kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum. Biz de vakıf olarak her zaman olduğu gibi üniversitemizin yanında olmaya devam edeceğiz.

Sevgili amca bu yılda sana devam eden çalışmalarımızın haberini vermek istiyorum. 149. eserimiz İzsal Ortaokulu'nun inşaatı hızla devam ediyor. 24 derslikli bu okul bölgede önemli bir ihtiyacı karşılayacak, aynı zamanda tüm hayırların mayası olan İzsal ismi bu kıymetli eğitim tesisinde yaşamaya devam edecektir. Böylece senin başlattığın bu hayır zincirini 150. esere doğru emin adımlarla taşıyoruz.
Vakfımız senin belirlediğin prensipler doğrultusunda yoluna kararlılıkla devam ediyor. Kurduğun vakıf benim başkanlığımda altı kişilik yönetim kurulu ile birlikte vakfımızı en iyi şekilde temsil etmeye ve sana layık işler yapmaya gayret ediyoruz. Eğitim ve sağlık tesisleri kazandırmak yanında insana dokunmaya da devam ediyoruz. Üniversite ve liselerde dereceye giren öğrencilerimize burs ve ödüllerimizi sürdürüyoruz. Akademisyenlerimizin uluslararası başarılarını teşvik ediyor, Tıp Fakültesi’nden gelen acil ekipman ihtiyaçlarına katkıda bulunuyoruz.
Geçtiğimiz yıl içerisinde üniversitemizde düzenlenen önemli bilimsel organizasyonlara da katkılarda bulunduk. Bu organizasyonlara gösterilen yoğun ilgi tüm mütevelli heyeti üyelerimiz tarafından memnuniyetle karşılanmaktadır. Ayrıca sosyal yardımlarımız için de ihtiyaç sahiplerine ulaşmaya devam ediyoruz. Her yıl Ramazan ayında senin armağan ettiğin Bolu Merkez İzzet Baysal Huzurevi ve Çakmaklar İzzet Baysal Huzurevi’nde mütevelli heyeti üyelerimiz huzurevi sakinleriyle iftar sofralarında bir araya gelmeye devam ediyor. Böylece hayatın boyunca gösterdiğin vefayı, büyüklerimize verdiğin değeri yaşatmayı sürdürüyoruz.

Vakfımızda güzel gelişmeler olmaya devam ediyor. Bolu halkı ve tüm mütevelli heyeti üyeleri sana gösterdikleri saygı ve sevgiyi, yeğenin olarak bana da göstermeye devam ediyorlar. Mütevelli heyeti üyelerimiz beni derinden duygulandıran anlamlı bir etkinliğe imza attılar. Çok sevdiğim eşim Solmaz Baysal’ın üçüncü sene-i devriyesi vesilesiyle önce Bolu’da kabri başında dualarla andılar. Ardından tüm mütevelli heyetimiz 21 Ocak günü otobüsle İstanbul’a geldi. Darüşşafaka Yakacık sakinlerinin de katılımıyla gerçekleştirilen mevlit programıyla unutulmaz bir gün yaşadık. İzzet Baysal Vakfı olarak bir kez daha gerçek anlamda büyük bir aile olduğumuzu hissettik.
Çok sevdiğin yeğenin, ablam Mebrure Bağışgil bu yılda vakfımıza en önemli katkılardan birini sağlayarak sekizinci kez bir milyon TL değerinde ana varlık bağışında bulundu. Bu davranış senin açtığın yolda nasıl ilerlediğimizin en güzel göstergelerinden biridir.
Sevgili amca bugün geldiğimiz noktada şunu çok açık söyleyebilirim. Senin bıraktığın emanet aynı anlayışla büyümeye devam ediyor. Ama biz bununla yetinmiyoruz. Senin gösterdiğin yoldan ayrılmadan, Atatürkçü düşünce ışığında, çağdaş medeniyet hedefinden sapmadan bu hizmetleri sürdürmekte kararlıyız.
Şükran Günleri’nin yıllardır aynı hassasiyet, aynı vefa duygusu ve yüksek bir gönüllülük anlayışıyla hazırlanmasına öncülük eden Bolu Kent Konseyimize, değerli başkanına, yönetimine ve emeği geçen herkese ayrıca teşekkür ediyorum. Bu güzel birliktelik Bolu’nun İzzet Baysal’a olan sevgisinin en önemli göstergelerinden biridir.
Mektubumuza son verirken yine her yıl olduğu gibi heykelinin önünde sana sesleniyorum. Bolu’nun evlatları olarak sana minnettarız. Eserlerinde yaşıyor, adınla güç buluyoruz. Ruhun şad olsun sevgili amcam. Mübarek ellerinden saygıyla öpüyorum.”
“BU BÜYÜK EMANETİ DAHA İLERİYE TAŞIMALIYIZ”
BAİBÜ Rektörü Prof. Dr. Faruk Yiğit ise konuşmasında İzzet Baysal’ın eğitim ve toplumsal kalkınmayı hayatının merkezine koyduğunu belirterek, “Bugün Bolu’nun dört bir yanında yükselen eğitim ve sağlık yatırımları onun milletine duyduğu derin bağlılığın en somut nişanesidir” dedi.
Yiğit, “Bizim temel görevimiz bu büyük emaneti bilim ve araştırma ile daha ileriye taşımaktır. Onun bıraktığı en büyük miras, binalardan öte paylaşmayı ve üretmeyi esas alan o eşsiz hayat felsefesidir” ifadelerini kullandı.

“İZZET BABA, BOLU’YA BİR YOL BIRAKTI”
Bolu Belediye Başkan Vekili Tuna Özcan da konuşmasında İzzet Baysal’ın Bolu’ya yalnızca eser değil, bir anlayış bıraktığını söyledi. Özcan, “Siz sadece sayısız eser bırakmadınız İzzet Baba. Siz Bolu’ya bir anlayış, bir duruş, bir yol bıraktınız” dedi.
İzzet Baysal’ın eğitime ve sağlığa yaptığı katkıları anlatan Özcan, “Bugün Bolu’nun neresine bakarsak bakalım bir okulda, bir hastanede, bir yuvada sizin iziniz, emeğiniz ve kalbiniz var” şeklinde konuştu.

“İYİLİĞİN VE İNSAN SEVGİSİNİN TEZAHÜRÜ”
Bolu Valisi Abdülaziz Aydın ise konuşmasında İzzet Baysal’ın yalnızca bir hayırsever değil, gönüllerde iz bırakan bir dava insanı olduğunu ifade ederek, “Geride bıraktığı eserler binaların ötesinde iyiliğin, vefanın ve insan sevgisinin bir tezahürüdür” dedi.
Aydın, İzzet Baysal Vakfı’nın aynı anlayışla çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, “Bu anlamlı günler vesilesiyle merhum İzzet Baysal’ın emaneti olan hayırseverlik anlayışının, birlik ve beraberlik ruhunun ve toplumsal sorumluluk bilincinin ne denli kıymetli olduğunu bir kez daha idrak ediyoruz” ifadelerini kullandı.

HALK OYUNLARI GÖSTERİSİ YAPILDI
Konuşmaların ardından BAİBÜ Türk Halk Oyunları ve Halk Müziği Topluluğu tarafından halk oyunları gösterisi gerçekleştirildi. Program daha sonra Demokrasi Meydanı’nda bilim ve teknoloji stantlarının açılışıyla devam etti.











