Bolu Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında görülen davada savunmasını sürdüren tutuklu sanık ve Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, müşteki Nazmi Güzel’in iddialarına mahkeme salonunda ayrıntılı şekilde yanıt verdi. Güzel ile geçmişte tanışıklıkları bulunduğunu ancak yakın bir ilişkileri olmadığını belirten Özcan, yöneltilen suçlamaların gerçeği yansıtmadığını savundu.
"HERHANGİ BİR RAKAM KONUŞMADIK"
Nazmi Güzel ile 2025 yılında makamında görüştüklerini anlatan Özcan, görüşmede BOLSEV Vakfı'nın faaliyetlerinin gündeme geldiğini söyledi. Güzel’in vakfa destek vermek istediğini ifade ettiğini belirten Özcan, daha önce Boluspor için destek talebinde bulunduğunu hatırlattığını söyledi. Özcan, "Kendisine '3 yıl önce Boluspor için para istemiştim, destek olmamıştın' dedim. O da 'Bu sefer öyle değil' dedi. Bunun üzerine Ali Sarıyıldız ile görüşmesini sağladım. Herhangi bir rakam konuşmadık. Reklam vereceğini biliyordum." ifadelerini kullandı.
"PARASINI GERİ VERİN DEDİM"
Ali Sarıyıldız'ın daha sonra reklam için çek aldığını söylediğini aktaran Özcan, birkaç ay sonra reklam görsellerinin gönderilmediği ve sözleşmenin imzalanmadığı bilgisini aldığını belirtti. Özcan, "Ali bana 'Nazmi reklam görseli de göndermiyor, sözleşmeyi de imzalamıyor' dedi. Ben de 'Ne yap et parasını geri ver. İyi niyetli değil bu' dedim." diye konuştu.
"DSİ'DEN OLUMLU CEVAP ALAMAYINCA GELDİ"
Gözaltına alınmadan iki gün önce Nazmi Güzel'in makamına geldiğini söyleyen Özcan, görüşmede Cihan Tutal'ın da bulunduğunu ifade etti. Güzel'in DSİ'deki işleminin neden sonuçlanmadığını sorduğunu belirten Özcan, konunun teknik olması nedeniyle Belediye Başkan Vekili Mehmet Tuna Özcan'ı çağırdığını anlattı. Özcan, "Hazırlattığı proje gelen cevaba uygun değildi. Bu haliyle ruhsat verilemeyeceği söylendi. Kendisine de bunu ilettik." dedi.
"SENİNLE ÇALIŞMAK İSTEMİYORUZ"
Reklam sözleşmesinin imzalanmaması nedeniyle Güzel ile çalışmak istemediklerini söylediğini belirten Özcan, "1,5 milyon liralık reklam vermişsin ama sözleşme imzalamamışsın. 'Seninle çalışmak istemiyorum, IBAN'ını ver, paranı iade edelim' dedim. Ali daha sonra bana Nazmi'nin sözleşmeyi imzaladığını söyledi. Ben de kendisine 'Paranı vereceğiz, IBAN ver. Seninle çalışmayacağız' diyerek gönderdim. Bu Nazmi Şark kurnazı." ifadelerini kullandı.
"TUTUKLANINCA SAVCILIĞA GİTTİ"
Nazmi Güzel'in son birkaç yılda herhangi bir inşaat ruhsatı talebinde bulunmadığını öne süren Özcan, kendilerinin tutuklanmasının ardından savcılığa başvurduğunu iddia etti. Özcan, "Olmayacak taleplerini kabul ettirmek için arkadaşları sıkıştırmak amacıyla bu süreci kullandı. O kadar pişkin iftira atan birisini görmedim." dedi.
"EŞİNE KURUM DEĞİŞİKLİĞİ KONUSUNDA YARDIMCI OLDUM"
Nazmi Güzel'in yıllar önce kız çocuğunu kaybettiğini belirten Özcan, yaşanan acı olayın ardından eşinin görev yaptığı kurumdan ayrılmak istediğini söyledi. Özcan, "Eşi psikolojik nedenlerle Milli Eğitim'de çalışmak istemediğini söyledi. Hukuk fakültesini bitirmişti. Psikolojisi düzelsin diye kurum değişikliği yapılarak belediyede göreve başlamasına yardımcı oldum. Hayatında hiç avukatlık yapmamış olmasına rağmen hukuk servisinde çalıştırılmadığı gerekçesiyle daha sonra benden şikâyetçi oldu." ifadelerini kullandı.
"BANA HUSUMET BESLİYOR"
Nazmi Güzel ile geçmişte siyasi bir tartışma yaşadıklarını da anlatan Özcan, çözüm sürecini eleştirdiği bir konuşmasının ardından Güzel'in tepki gösterdiğini ileri sürdü. Özcan, "Bana 'Örgüt lideri hakkında böyle konuşamazsın. Diyarbakır'daki akrabalarım senden rahatsız' dedi. Tartışmanın ardından ayrıldım. Bana husumet besleyen birisidir. Söyledikleri tamamen iftiradır." dedi.




