Bir ülkenin üç tarafı denizlerle çevrili olması, o ülkenin su sporlarında başarılı olacağı anlamına gelir mi? Türkiye örneği, bu soruya düşündürücü bir yanıt vermektedir. Yaklaşık 8.300 kilometrelik kıyı şeridine sahip olan Türkiye, su sporları için böyle önemli bir avantaj sağlamasına rağmen olimpiyat tarihinde yüzme , kürek , kano , yelken gibi branşlarda henüz madalya kazanamamıştır. Ülkemizde su sporlarına olan ilgi mi az yoksa pahalı bir spor dalı olarak gözükmesi sporcu yetişmesine engel mi oluyor? Aslında temel sorun erişim ve altyapı eksikliğidir. İlgi , fırsat ve erişebilirlik arttıkça ortaya çıkmaktadır. Küçük yaşta yüzme öğrenenlerin sayısı oldukça azdır. Sporcuların az yetişmemesinin sebeplerinin birkaçı gerekli ilgi ve özenin gösterilmemesi , popüler spor dallarına (futbol , voleybol vb.) olan ilginin fazla olması , tesis ve ekipman gibi araçların maliyetlerinin yüksek olmasıdır. Birçok genç yetenek keşfedilememekte ve bu branşlara başlama fırsatı bulamamaktadır.

Ülkemizde yüzme bilme oranı birçok Avrupa ülkesinin gerisinde kalırken oranı tam bilinmemekle beraber %25-%40 aralığındadır. Oldukça düşük olan bu oranın değişmesi için artık gerekli adımların atılması gerekmektedir. Yelken , kano , kürek, yüzme ve olimpik programda toplam 12 branş olmak üzere ülkemizde sporcu yetiştirilmesi için bu alanda yatırımlar yapılarak spora ve sporcuya destek verilmelidir. Spor kültürünün çeşitlendirilmesi gerekmelidir ve sadece futbol gibi takım sporlarının olmadığı bilinmelidir. Su sporlarının medyada daha az yer alması da rol model sporcu sayının sınırlı kalmasını sağlayarak olumsuz etki bırakmaktadır. Su sporlarına olan ilginin , sportif etkinliklerle ve erişebilirliğin arttırılmasıyla sağlanacağı unutulmamalıdır. Deniz kenarında yaşayan çocukların bile sistemli olarak bu branşlara yönlendirilmemesi bizim eksikliğimizdir. Aynı zamanda yelken, kürek ve kano gibi branşlarda tekne, kürek, yelken, can yeleği ve diğer ekipmanların yüksek maliyetli olması ; lisanslı kulüplerde eğitim ücretleri ve ulaşım masrafları ekonomik açıdan negatif yönde etkileyen faktörlerdendir. Sonuç olarak, Türkiye’nin su sporlarında geri kalmasının temel nedeni coğrafi yetersizlik değil; altyapı, eğitim, spor kültürü ve uzun vadeli planlama eksiklikleridir. Doğru yatırımlar ve sürdürülebilir politikalarla Türkiye, sahip olduğu doğal avantajı uluslararası başarıya dönüştürebilecek potansiyele sahiptir.