Bolu Gazeteci ve Yazarlar Derneği Başkanı Mehmet Ali Atalay ve dernek yönetimi, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Rektörü ve ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit’i makamında ziyaret etti.

Samimi bir ortamda gerçekleştirilen görüşmede üniversitenin mevcut sorunları, devam eden ve planlanan yatırımlar, öğrencilerin beklentileri, akademik yapılanma ve Bolu’nun ekonomik geleceğine katkı sağlayabilecek projeler masaya yatırıldı.

Rektör Yiğit, göreve başlamasının ardından öncelik verdikleri konuları anlatırken, Bolu ve üniversite açısından önemli açıklamalarda bulundu.

“İLK SIRAYA HASTANE PROBLEMİNİ KOYDUK”

Göreve geldiğinde önünde bulunan en önemli sorunlardan birinin üniversite hastanesi olduğunu belirten Yiğit, hastanenin yalnızca üniversiteyi değil, Bolu’da yaşayan hemen her aileyi ilgilendiren bir mesele olduğunu söyledi. Yiğit, “Burada gelir gelmez kucağımda bulduğum bir hastane problemimiz vardı. Bolu’da yaşayan her haneye bir şekilde dokunmuş veya dokunacak bir problemdi. Onun için biz onu ilk sıraya koyduk” ifadelerini kullandı.

Daha önce Bolu için 500 yataklı bir üniversite hastanesi yapılması yönünde Strateji Bütçe Başkanlığı’nın Sağlık Bakanlığı ile birlikte almış olduğu bir karar olduğunu ancak bu büyüklükte bir hastane için Sağlık Bakanlığı’nın kriterlerine uygun bir alanın Bolu’da bulunmadığını anlatan Yiğit, yapılan görüşmeler sonucunda yeni bir formül geliştirildiğini belirtti.

500 YATAK İKİ HASTANEYE BÖLÜNDÜ

Yiğit, 500 yataklık kapasitenin Sağlık Bakanlığı ve Strateji Bütçe Başkanlığı’nın onayı ile 300 ve 200 yatak kapasiteli olmak üzere iki ayrı hastaneye dönüştürüldüğünü ve 200 yatak kapasiteli bir Devlet hastanesinin şehirde, 300 yatak kapasiteli bir Üniversite hastanesinin de üniversitenin Gölköy Kampüsünde yapılmak üzere ikiye bölündüğünü ifade etti.

Üniversitede yapılacak hastanenin önündeki arazi probleminin de çözüldüğünü anlatan Yiğit, hastanenin genişleme alanındaki arazinin daha önce KYK yurdu yapılmak üzere Gençlik ve Spor Bakanlığına tahsis edilmiş olduğunu söyledi. Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak Beyin onayı alınarak arazinin yeniden üniversiteye kazandırıldığını kaydeden Yiğit, KYK için ise Gençlik ve Spor Bakanlığına kampüs içinde başka bir alan gösterildiğini belirtti. “Bizden önce rektörlük tarafından KYK öğrenci yurdu yapılmak üzere Gençlik ve Spor Bakanlığına tahsis edilen araziyi geri aldık ama Bakanlığımıza yine kampüs içinde başka bir araziyi KYK öğrenci yurdu yapılmak üzere tahsis ettik. Böylece Bolu’muzun ve üniversitemizin hem yeni bir hastane binasına kavuşmasının önünü açmış hem de öğrencilerimizin ihtiyaç duyabileceği yurt kapasitemizi artıracak yatırıma engel olmamış olduk” diye konuştu.

HASTANENİN PROJESİNİ İZZET BAYSAL VAKFI ÇİZDİRİYOR

300 yataklı üniversite hastanesinde gelinen son noktayı da açıklayan Yiğit, proje çiziminin devam ettiğini söyledi. Projenin İzzet Baysal Vakfı tarafından çizdirildiğini belirten Yiğit, sürecin hızlandırılması için bu yöntemi tercih ettiklerini ifade etti. Yiğit, “Şimdi yeni hastane projesi Sağlık Bakanlığımız, İl Sağlık Müdürlüğümüz ve üniversitemiz koordinesinde çiziliyor. Projeyi İzzet Baysal Vakfı çizdiriyor. Bu vesile ile Vakfımıza da şahsım ve Bolu’lu hemşerilerimiz adına teşekkür ediyorum” dedi.

İhale süreçlerinin zaman kaybına neden olmaması için bu şekilde hareket edildiğinin altını çizen Yiğit, projenin oda, yoğun bakım ve poliklinik sayılarına ilişkin teknik ayrıntılarının şu anda değerlendirildiğini söyledi.

İnşaat için hedef de ortaya koyan Yiğit, “Ümit ediyorum ki önümüzdeki senenin inşaat sezonu başladığı gün buraya da kazma vurulacaktır” ifadelerini kullandı.

DEPREM RİSKLİ BİNALAR İÇİN ÖNEMLİ GELİŞME

Üniversitenin ikinci önemli probleminin deprem testi nedeniyle boşaltılan fakülte binası olduğunu söyleyen Yiğit, öğrencilerin ve akademisyenlerin bu durumdan olumsuz etkilendiğini anlattı.

Çevre Bakanlığının Dünya Bankası ile yürüttüğü KADEV (Kamu Binalarında Deprem Dayanımı ve Enerji Verimliliği) projesini öğrendiklerini belirten Yiğit, gerekli kriterleri karşılamasına rağmen üniversitemizin daha önce bu projeye dahil olmadığını söyledi. Yapılan görüşmelerin ardından BAİBÜ’nün projeye dahil edilmesi için gerekli tüm işlemlerin yapıldığını ve sürecin resmi olarak sonuçlanmasını beklediklerini açıklayan Yiğit, “Sürecin olumlu sonuçlanması ile birlikte kampüsümüzdeki güçlendirilme ihtiyacı olan veya yıkılıp yeniden yapılma ihtiyacı olan bütün binalarımızı yenileme imkanı bulacağız” dedi.

ÖĞRENCİLER İÇİN KAMPÜS İÇİ RİNG

Öğrencilerin en fazla dile getirdiği sorunlardan birinin kampüs içindeki ulaşım olduğunu belirten Yiğit, bu konuda yeni bir sistem üzerinde çalışıldığını açıkladı.

Kampüs içerisinde sürekli ring servisi yapacak bir veya iki otobüs planladıklarını belirten Yiğit, araçların mümkün olması halinde elektrikli olmasını istediklerini söyledi. Yiğit, “İçeride böyle sürekli ring yapan, mevzuatsal olarak mümkünse ücretsiz, eğer mümkün değilse çok cüzi bir ücretle öğrencilerimize kampüs içinde ring seferi sağlamak istiyoruz” diyerek projenin ana hatlarını anlattı.

Öğrencilerin kampüsün bir noktasından diğerine giderken şehir içi ulaşım ücretine yakın bedeller ödemesinden şikâyetçi olduklarını kaydeden Yiğit, “Şoförlerimiz de para kazansın ama ailelerinin bizlere emaneti olan geleceğimizin teminatı gençlerimize bir şekilde sağlıklı ve olması gerektiği gibi bir hizmet sunmak bizim birinci önceliğimiz. Bu konuda da çalışmalarımız devam ediyor. Umarım o da kısa bir süre sonra çözülecektir” dedi.

25 BİN METREKARELİK ALANA YENİ DERSLİK VE ÖĞRENCİ MERKEZİ

Yiğit, Hukuk Fakültesi karşısında bulunan yaklaşık 25 bin metrekarelik alan için de önemli planları olduğunu açıkladı. Alan daha önce Millet Bahçesi yapılmak üzere Çevre Bakanlığına ön tahsisi yapılmışken, bu tahsisin kaldırıldığını belirten Yiğit, “Şimdi biz oraya Merkezi Derslik projesinin devamı olarak bir fakülte binası daha yapacağız. Ayrıca oraya bir Öğrenci Aktivite Merkezi yapacağız ve bu merkezin yan tarafına, Ziraat Fakültesi’nin olduğu tarafa yeni bir öğrenci yemekhanesi planlıyoruz” dedi.

Öğretmenlerin Önlük Kararına Eğitim-İş’ten İtiraz
Öğretmenlerin Önlük Kararına Eğitim-İş’ten İtiraz
İçeriği Görüntüle

YEMEKLER ÖĞRETMENEVİNDEN ALINACAK

Üniversitedeki yemeklerin kalitesine yönelik ciddi şikâyetler bulunduğunu da açık şekilde dile getiren Yiğit, yaklaşık 30-32 bin öğrencisi bulunan üniversitede günlük yemek sayısının 4 bin-5 bin seviyelerinde kaldığını söyledi. Yiğit, “Bu, öğrencinin kampüse gelmediğini, gelen öğrencinin de kampüste yemek yemediğini gösteriyor. Çünkü yemek kalitemiz olması gereken seviyede değildi” ifadelerini kullandı.

Sorunun çözümü için Bolu Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile görüşüldüğünü açıklayan Yiğit, yeni dönemde yemeklerin Öğretmenevi’nden alınacağını söyledi.

Yaz döneminde uygulamanın başladığını ve personelden çok olumlu geri dönüş aldıklarını kaydeden Yiğit, “İnşallah bu kalite bozulmayacak ve öğrencilerimize de daha kaliteli bir hizmet sunmuş olacağız” dedi.

“GENÇLER KAMPÜSTE VAKİT GEÇİRSİN”

Yiğit, BAİBÜ kampüsünün yalnızca öğrencilerin ders görmek için geldikleri bir alan olmaktan çıkarılması gerektiğine de dikkat çekti. Öğrencilerin ders çalışabileceği, arkadaşlarıyla sosyalleşebileceği, birbirlerinden öğrenebilecekleri ve vakit geçirebileceği alanların artırılacağını belirten Yiğit, “Kafelerimiz olsun, gençler şehirde vakit geçireceklerine üniversitede vakit geçirsinler” dedi. Yiğit, “Önümüzdeki süreçte biraz daha kampüsü canlı tutmaya çalışacağız, yani olması gerektiği gibi. Şu anda pek öyle değil. Biraz şehirden uzaktayız. Gelip gitmek de öğrenci açısından zor” ifadelerini kullandı.

BOLU’NUN SANAYİ GELECEĞİNE DİKKAT ÇEKTİ

Görüşmenin en dikkat çeken bölümlerinden biri ise Bolu’nun sanayi ve savunma sanayii geleceğine ilişkin açıklamalar oldu.

Üniversitenin Türkiye’deki üniversiteler arasında hak ettiği noktaya ulaşabilmesi için çevresinde güçlü bir sanayi yapısının bulunması gerektiğini savunan Yiğit, Bolu’da uzun yıllardır “turizm mi, sanayi mi?” tartışması yapıldığını söyledi.

Her sanayi yatırımının çevre kirliliği anlamına gelmediğini vurgulayan Yiğit, “Çok güzel, temiz ve size katma değer katacak sanayi de var. Kaldı ki siz büyümezseniz, sizin çevreniz büyüdüğü için izafi olarak küçülürsünüz” dedi.

Gençlerin Bolu’da tutulması gerektiğinin altını çizen Yiğit, “Bizim gençlerimizin burada kalması lazım, nüfusumuzun burada kalması lazım. Mümkünse kaliteli bir nüfusun buraya gelmesi lazım ülkenin farklı yerlerinden” ifadelerini kullandı.

“BOLU’YA ÖNEMLİ BİR SAVUNMA SANAYİİ KURULUŞUNU GETİRDİK”

Yiğit'in görüşmede yaptığı en dikkat çekici açıklamalardan biri savunma sanayii konusunda oldu. ROKETSAN'daki görevine de işaret eden Yiğit, “Diğer şapkamızı kullanarak biz Bolu’ya önemli bir savunma sanayii kuruluşunu getirmiş olduk” dedi.

Yatırımın etkilerinin henüz şehirde hissedilmediğini belirten Yiğit, önümüzdeki süreçte bunun değişeceğini söyledi. Yiğit, “Şimdi bu yeni gelişmenin henüz şehre yansıması olmadı ama bir süre sonra onun yansımalarını da göreceğiz inşallah. Bolu’dan mezun olan, bu üniversiteden mezun olan gençlerimiz Bolu ve çevresinde oluşacak bu yeni ekosistemde çalışacaklar. Kabiliyetli, yetenekli gençlerimiz büyük şehirlerde değil Bolu’da yaşamayı tercih edecekler” ifadelerini kullandı.

“SADECE BİR ŞİRKET OLARAK BAKMAYIN”

Savunma sanayii yatırımının tek bir işletmeden ibaret olmayacağının altını çizen Yiğit, yatırımın çevresinde yeni şirketlerin ve yatırımların yer aldığı bir kümelenme hedeflendiğini açıkladı. Yiğit, “Sadece bir şirket olarak bakmayın, onun etrafında bir kümelenme olacak” dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yetkilileri ile de görüştüğünü açıklayan Yiğit, Bolu'nun mevcut yerel kalkınma hamlesi teşvik programı kapsamında savunma sanayiinin bulunmamasının yatırımcı açısından bir dezavantaj oluşturduğunu belirtti.

Yiğit, “Şu anda Bolu yerel kalkınma hamlesi teşvik programında savunma sanayii yok. Savunma sanayii olmadığı için yatırımcılar burayı cazip görmüyorlar ve yatırım yapmıyorlar. Şimdi önümüzdeki senelerde inşallah savunma sanayiinin de bu teşvik programı kapsamına alınmasıyla birlikte Bolu’muz savunma sanayiine girmeyi planlayan yatırımcılar için de cazip hâle gelecek ve burada bir ekosistem oluşacak” diye konuştu. Oluşacak yapının BAİBÜ açısından da büyük önem taşıdığını belirten Yiğit, “Bunun da üniversiteye çok ciddi bir katma değeri olacak” dedi.

AKADEMİSYENLER İÇİN YENİ DÖNEM

Rektör Yiğit, üniversitenin akademik yapısında da önemli değişikliklere hazırlandıklarını açıkladı. Mevcut atama ve yükseltme kriterlerinin yalnızca zamanın dolmasına bağlı bir akademik ilerleme ortaya çıkardığını savunan Yiğit, bunun üniversitenin gelişmesine yeterli pozitif katkı sağlamadığını söyledi.

Akademik kariyer yapanların araştırma, makale, proje, konferans ve bilimsel üretim konusunda sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Yiğit, “Ben hiçbir şey yapmayayım, konfor alanımdan hiç çıkmayayım ama profesör olayım... Böyle bir dünya yok” ifadelerini kullandı.

Üniversitenin sıralamalardaki konumuna da dikkat çeken Yiğit, çevredeki üniversitelerin gelişirken BAİBÜ'nün geriye gitmesine izin verilemeyeceğini söyledi. Yiğit, “Biz bu konudaki kanayan yarayı önce durdurup daha sonra bu üniversiteyi ulusal ve uluslararası sıralamalarda daha yukarılara çıkartmamız lazım” dedi.

YENİ YÖNERGE YÖK’TE

Akademik atama ve yükseltme kriterlerine ilişkin yeni yönergenin hazırlandığını açıklayan Yiğit, “Biz yönergemizi YÖK’e gönderdik. YÖK Genel Kurulunda kabul edildikten sonra biz bunu uygulayacağız” dedi.

Yeni sisteme geçiş için akademisyenlere yaklaşık bir yıl süre tanınacağını belirten Yiğit, değişimin kolay olmayacağının da mesajını verdi.

Yiğit, “Benim tek bir amacım var: Bu üniversiteyi bulunduğu konumdan daha iyi bir noktaya taşımak. Dolayısıyla bu üniversite için ben bunu bir şans olarak görüyorum” ifadelerini kullandı.

BAİBÜ’NÜN 5 YILLIK ROTASI ÇİZİLECEK

Üniversitenin geleceğinin günlük gelişmelere göre değil, ölçülebilir hedeflerle yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Yiğit, önümüzdeki aylarda Strateji Çalıştayı düzenleyeceklerini açıkladı.

Yiğit, “Bizim ölçülebilir, iddialı ama ulaşılabilir hedeflerimizin olması lazım. Bizim şunu diyebiliyor olmamız lazım: ‘Ben 5 sene sonra 200 üniversitenin içerisinde şurada olacağım veya Batı Karadeniz üniversiteleri arasında burada olacağım.’ Bunu demediğinizde, iddianız olmadığında sizi kamçılayacak bir motivasyonunuz ve sizi hedefinize taşıyacak bir yol haritanız olmaz” dedi.

Strateji Çalıştayı'nda hedeflerin açık şekilde ortaya konulacağını belirten Yiğit, “Bu üniversiteyi biz nerede görmek istiyoruz? 5 sene sonra bu üniversite nerede olmalı? O hedefleri orada ölçülebilir şekilde ortaya koyacağız” ifadelerini kullandı.

“BOLU ÇOK GÜZEL, POTANSİYELİ ÇOK YÜKSEK BİR ŞEHİR”

Bolu’nun geleceğine ilişkin umutlu olduğunu belirten Yiğit, kentin sahip olduğu potansiyele dikkat çekti. Yiğit, “Ben ümitvarım. Bolu çok güzel bir şehir, potansiyeli çok yüksek bir şehir” dedi.

Göreve gelirken özellikle ve öncelikle BAİBÜ öğrencilerine güvendiğini belirten Yiğit, “Ben buraya aslında öğrencilere güvenerek geldim. Bizim gençlerimiz imkân verildiğinde her şeyi yapabilecek yetenekte ve kabiliyette çocuklar. Kaldı ki ilaveten bu gençlere yol gösteren onların akademik ve sosyal olarak yetişmesinde büyük emek harcayan bir de akademisyen ordusu var yanımızda” ifadelerini kullandı.

BAİBÜ'deki yaklaşık 30 bin öğrenciye dikkat çeken Yiğit, “Ben buradaki 30 bin gence güvenerek geldim ve ben bu gençlerle birçok şey yapabileceğimize inanıyorum” dedi.

“BİR BAŞARI HİKÂYESİNE İHTİYACIMIZ VAR”

Bolu'da kurumlar arasında ortak bir vizyon ve amaç birlikteliğine ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Yiğit, görüşmenin en dikkat çekici mesajlarından birini de bu konuda verdi. “Burada bir vizyon eksikliği var, burada bir amaç birlikteliği eksikliği var” diyen Yiğit, “Bizim burada bir başarı hikâyesine ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

Savunma sanayiindeki tecrübelerinden örnek veren Yiğit, başarılı bir füze test atışının ardından gençlerin yaşadığı heyecan ve kucaklaşmadan söz ederek benzer bir duygunun Bolu'da da oluşturulabileceğini söyledi. Yiğit, “Biz burada bir başarı hikâyesi yazarsak, büyük küçük fark etmez; o hikâye bütün şehri bir araya getirecektir diye düşünüyorum” dedi.

ATALAY: “HİKÂYEYİ YAZACAK BİR ÖNDERE İHTİYAÇ VAR”

Bolu Gazeteci ve Yazarlar Derneği Başkanı Mehmet Ali Atalay da Yiğit'in sözleri üzerine değerlendirmede bulundu. Atalay, “Hocam başarı hikâyesini biz gazeteciler de istiyoruz. Herkes istiyor başarı hikâyesini ama herkes birbirine bakıyor Bolu’da. Şimdi hikâyeyi yazacak bir öndere ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.

Yiğit ise kendisine üniversite rektörlüğünün dışında farklı bir misyon yüklemediğini belirterek, “Ben haddimi bilen bir insanım. Ben sonuçta bir üniversite rektörüyüm. Benim en temel görevim bu üniversiteyi bulunduğu konumdan daha iyi noktalara çıkartmak. Kendime başka bir misyon üstlenmiyorum. Ama bu başlı başına büyük bir görev” karşılığını verdi.

“HER GÜN AYNI ŞEYİ YAPARAK FARKLI SONUÇ BEKLEYEMEZSİNİZ”

Üniversite ve şehirde bazı alışkanlıkların değişmesi gerektiğini vurgulayan Yiğit, değişimin kolay olmayacağını ancak bunun gerçekleştirilmek zorunda olduğunu söyledi. Yiğit, “Sıkıntılar var, zorluklar var, alışkanlıklar var. İnsanların alışkanlıklarını değiştirmek kolay değil, insanları dönüştürmek kolay değil. Bunları çok iyi anlıyorum. Ama bunu yapmak zorundayız. Her gün aynı şeyi yaparak farklı sonuçlar elde etmeyi bekleyemezsiniz” dedi.

Görev süresini üniversite açısından mümkün olduğunca verimli kullanacağını belirten Yiğit, sözlerini, “Ben kendimi sefere mükellef görüyorum, zaferi Allah verir vermez onu bilmiyorum. Ama biz yapmamız gerekenleri yapmakla mükellefiz, dolayısıyla ben onu yapacağım” ifadeleriyle sürdürdü. Yiğit, görev süresinin sonunda kendisi açısından en önemli ölçütün üzerine düşeni yapmış olmak olduğunu belirterek, “Buradan ben bu masadan kalkıp gittiğimde şunun rahatlığı içinde olacağım: Ben yapmam gerekenleri yaptım” dedi.

Muhabir: Sinem Altunay