YENİ Parti Bolu İl Başkanı Tahsin Mert Karagöz, Halk TV’ye kayyım atandığına ilişkin gelişmeler üzerine yazılı basın açıklaması yaptı. Türkiye’de son dönemde yaşanan siyasi ve hukuki gelişmeleri değerlendiren Karagöz, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkına yönelik endişelerini dile getirdi.
“ÜLKEMİZ HER SABAH YENİ BİR KARANLIĞA UYANMAKTADIR”
Türkiye’deki siyasi gelişmeleri eleştiren Karagöz, “Ülkemiz, her sabah yeni bir karanlığa uyanmaktadır. Halk iradesini hedef alan siyasi yargı operasyonları, gazetecileri ve basını hedef alan saldırılar, her kesimden yurttaşımızı etkileyen hukuksuzlukların, kayyımların ardı arkası kesilmemektedir.” dedi. Halk TV’ye ilişkin kararı da değerlendiren Karagöz, “Bu hukuksuzlukların son halkası olarak dün şafak vakti, polis baskınıyla, pek çok yayın diliminde Türkiye’nin en çok izlenen haber kanalı olan Halk TV’ye kayyım atanmıştır. Bu karar yalnızca Halk TV’yi değil, aynı zamanda özgür basını ve halkın haber alma hakkını hedef almaktadır” ifadelerini kullandı.
“MUHALEFETİN SESİNİ KISMAK, MİLLETİN HAKKINA EL UZATMAKTIR”
Kararın siyasi sonuçları olacağını savunan Karagöz, “Seçime giderken muhalefetin sesini kısmak, milletin özgürce seçim yapma hakkına el uzatmaktır” dedi. İktidarın politikalarını da eleştiren Karagöz, “İktidarın amacı bellidir. Amaç, kara düzeni sürdürmektir. Bugün devletin imkanlarıyla kendi çıkarlarını korumaya çalışan küçük bir azınlık; özgür basını bastırmaya, değişim isteyen on milyonları susturmaya ve milleti umutsuzluğa sürüklemeye çalışmaktadır.” şeklinde konuştu.
“KAYYIM KARARININ ZAMANLAMASI TESADÜF DEĞİLDİR”
Ekrem İmamoğlu’nun devam eden yargı sürecine de değinen Karagöz, Halk TV’ye ilişkin kararın zamanlamasına dikkat çekti. Karagöz, “Halk TV’yi hedef alan kayyım kararının zamanlaması da tesadüf değildir. 590 gündür savunma yapmayı bekleyen Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’nun Silivri zindanında savunmasının başladığı gün bu karar alınmıştır” ifadelerini kullandı. Yargı sürecine ilişkin değerlendirmesini sürdüren Karagöz, “Tarihimizin en büyük siyasi davalarından biri sürerken halkın haber alma hakkına yapılan bu saldırı, davanın hukuksuzluğunu ve siyasi bir operasyon olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır” dedi.
FON KRİZİ VE YEMEN TARTIŞMALARINA DEĞİNDİ
Açıklamasında ekonomik gelişmelere ve dış politikaya da yer veren Karagöz, fon krizine ilişkin iddiaları gündeme taşıdı. Karagöz, “Asrın vurgunu olan fon krizinin iktidar kadrolarıyla ilişkisinin ortaya çıktığı bir dönemde bu karar alınmıştır. 500 bine yakın yurttaşın doğrudan soyulduğu, aileleriyle birlikte milyonlarca yurttaşın mağdur edildiği bu büyük soygunun üzeri örtülmeye çalışılmaktadır” iddiasında bulundu.
Türk askerinin Yemen’e gönderilmesine ilişkin tartışmalara da değinen Karagöz, “Ortada Meclis’e sunulan bir anlaşma metni dahi yokken Mehmetçiğin Yemen çöllerine gönderilmesinin tartışıldığı bir ortamda bu karar alınmıştır” dedi. Karagöz, “Sırtını millete değil küresel güçlere dayayan iktidar, meseleyi milletin önünden kaçırmaya; uluslararası anlaşmaları ve yurt dışına asker göndermeyi Meclis’in iznine bağlayan Anayasa’nın 90. ve 92. maddelerini unutturmaya çalışmaktadır” ifadelerini kullandı.
“ÖZGÜR BASIN SANSÜRE BOYUN EĞMEZ”
Karagöz, açıklamasının devamında Türkiye genelinde demokrasi ve basın özgürlüğüne sahip çıkılması gerektiğini belirterek “Bizler, farklı siyasi görüşlerden ve partilerden, toplumun her kesiminden yurttaşlarımızla birlikte bugün Türkiye’nin 81 ilinde bir kez daha söylüyoruz: İktidar tükenmiştir. Tükendiğinin farkındadır. Saldırganlığı bundandır.” şeklinde konuştu.
Basın özgürlüğüne yönelik mesajını sürdüren Karagöz, “Yargıyla siyaseti, kollukla haberciliği, kayyımla millet iradesini terbiye edeceğini sananlar tarihin en büyük yanılgısı içindedirler. Özgür basın sansüre boyun eğmez. Gerçekler hapsedilemez” dedi.
“TÜRKİYE SUSMAYACAK, MİLLET SUSMAYACAK”
Açıklamasında basın çalışanlarına destek veren Karagöz, demokrasi ve özgürlükler konusunda mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti. Karagöz, “Halk TV’nin, özgür basının ve tüm basın emekçilerinin yanındayız. Türkiye’nin her bir köşesinde umudu örgütlemeye, demokrasiye ve ülkemizin geleceğine sahip çıkmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.




