Bolu Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da bulunduğu 4’ü tutuklu 19 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşması, bugün Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülmeye başlandı.

Cumhuriyet savcısının Tanju Özcan hakkında 217 yıla kadar hapis cezası talep ettiği davada, duruşma geniş katılım nedeniyle Bolu Sosyal Bilimler Lisesi’nin spor salonunda oluşturulan özel salonda gerçekleştirildi.

Tutuklu sanıklar Tanju Özcan ve Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, duruşmaya bulundukları cezaevlerinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılırken, diğer tutuklu sanıklar Ali Sarıyıldız ve Mustafa Altındal salonda hazır bulundu.

Mahkeme heyeti, Özcan’ın duruşmaya fiziken katılma talebini reddederken, sanıklar ve taraf avukatları Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunmalarını yapmaya başladı.

“YÜZ YÜZE SAVUNMA HAKKIMIZIN KISITLANDIĞINI DÜŞÜNÜYORUM”

Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasına geçmeden önce mahkemeye taleplerini ileten Tanju Özcan, duruşmaya fiziken katılmasına izin verilmemesini eleştirdi. Özcan, “Duruşmaya getirilmem konusunda taleplerim olmuştu. Yüz yüze savunma hakkımızın kısıtlandığını düşünüyorum” dedi.

Tutuklu sanıklardan Ali Sarıyıldız’ın beyanlarına da değinen Özcan, “Ali Sarıyıldız’ı severim. O da beni sever. Ahirete olan inancını da bilirim, Allah rızasını kazanmak için neler yaptığını da bilirim. Ali beyin beyanları yüzünden bu kadar insan sıkıntıya girdi. Ali beyden ricam şudur. Yemin tahtında bir kez daha bu olayların gerçeğini anlatmasını rica ediyorum. Yarın bir gün dışarıda kimse ona da ‘itirafçı’ demesin” ifadelerini kullandı.

“BİZ ZENGİNDEN ALIP FAKİRE VERMEYE ÇALIŞTIK”

Bolu’da Düğün Salonunda Ortalık Bir Anda Karıştı!
Bolu’da Düğün Salonunda Ortalık Bir Anda Karıştı!
İçeriği Görüntüle

Savunmasında Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporuna ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özcan, raporda şüpheli işlem hareketine rastlanmadığını ileri sürdü. Özcan, “Şüpheli işlem hareketine rastlanmamış. Neden iddianamede 1 kelime MASAK raporundan bahsedilmemiş? Ben ve arkadaşlarım yetim hakkı yemedik, israf etmedik, biz zenginden alıp fakire vermeye çalıştık” diye konuştu.

Tutuklanmalarının ardından belediyeye yönelik çok sayıda operasyon düzenlendiğini belirten Özcan, “Tutuklanmamızdan bu yana 10 dalga operasyon yapıldı. Sırf beni bitirebilmek için algı operasyonu yapılıyor” iddiasında bulundu.

“ÖZGÜR ÖZKUL YAŞADIĞI KORKU NEDENİYLE HAYATINI KAYBETTİ”

Savunmasının devamında belediyeye yönelik operasyonlar kapsamında gözaltına alınan Özgür Özkul’un ölümüne ilişkin iddialarda bulunan Özcan, Özkul’un yaşadığı korku ve panik nedeniyle beynine pıhtı attığını öne sürdü.

Özcan, olayla ilgili şu ifadeleri kullandı:

“Bolu’da korkudan ölen biri oldu. Daha 3 gün önce toprağa verildi. 1 ay önce operasyon yapıldı ‘Hayalet araç operasyonu’. Özgür Özkul kardeşimiz bu operasyonda gözaltına alınıyor. Sonrasında adli kontrolle serbest bırakılıyor. Devamında ise kahvehanede otururken telsizle bir kişi giriyor kahvehaneye. Özgür de paniğe kapılıyor ‘beni almaya geldiler’ diye. Sonrasında beynine pıhtı atıyor. Hayatını kaybetti.”

“BOLU’DA OPERASYONLAR ARTIK CAN ALIYOR”

Özkul’un ölümünü belediyeye yönelik operasyonların oluşturduğunu iddia ettiği korku ortamıyla ilişkilendiren Özcan, yargı mensuplarına empati çağrısında bulundu. Özcan, “Bolu’da operasyonlar artık can alıyor. Yaşadığı korkudan insanlar hayatını kaybediyor. Tüm hakim savcılarımızdan empati yapmasını istiyorum” dedi. Özcan’ın, Özgür Özkul’un ölüm nedeni ile yaşadığı korku arasında bağlantı bulunduğuna yönelik açıklamaları, duruşmada dile getirilen iddialar olarak kayıtlara geçti. Söz konusu nedensellik ilişkisini doğrulayan herhangi bir tıbbi veya adli rapor bilgisi paylaşılmadı.

Davanın üçüncü duruşmasında sanıkların ve avukatlarının esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarının alınmasına devam ediliyor.

Muhabir: Hakan Aydın