Bolu Belediyesi'ne yönelik davanın duruşmasında savunma yapan tutuklu sanık Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, hakkında yöneltilen rüşvet suçlamalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Suçlamaları kabul etmeyen Özcan, olayla ilgisinin bulunmadığını savundu.
"KAFENİN YERİNİ BİLE BİLMİYORUM"
Kafe sahiplerinin kendisiyle kısa süre görüştüğünü anlatan Özcan, konuyu tam olarak anlamadığı için ilgili birimlere sorulmasını istediğini belirtti.
Özcan, "Ayaküstü geldiler. Dertlerini anlattılar. Ben konuyu tam anlamadığım için 'bir soralım' dedim. Kafenin yerini zaten bilmiyorum. Benim ne paradan haberim var ne de pazarlıktan haberim var. Yapıldıysa ve benim adım kullanıldıysa nitelikli dolandırıcılıktan işlem yapılması gerekir." dedi.
"MUSTAFA ALTINDAL İLE İYİ BİR İLİŞKİM VARDI"
Mustafa Altındal ile uzun yıllardır tanıştıklarını ifade eden Özcan, aralarında zaman zaman fikir ayrılıkları yaşansa da genel olarak iyi ilişkilerinin bulunduğunu söyledi.
Özcan, "Mustafa Altındal uzun yıllardır Manavlar Odası Başkanı. Kendisiyle iyi bir ilişkim var. Zaman zaman aramızın bozuk olduğu dönemler de oldu. Odanın sorunlarıyla ilgili sık sık görüşürdük. Hiçbir oda başkanıyla özel bir sorunum yok. Hepsi bana rahatlıkla ulaşabildiği için kamuoyunda benimle yakın olduklarına yönelik bir algı oluşmuş olabilir." diye konuştu.
"İDDİANAME AKIL ALIR GİBİ DEĞİL"
Altındal'ın adını kullanıp kullanmadığını bilmediğini söyleyen Özcan, iddianamedeki suçlamalara tepki gösterdi.
Özcan, "Mustafa Altındal'ın da bunu kullanıp kullanmadığını bilmiyorum. Ama sevdiğim birisidir, umarım böyle bir şey olmamıştır. Beni bu kişilerle muhatap eden Mustafa Altındal 'rüşvete aracılık etmekten' yargılanıyor, konudan tamamen habersiz olan ben 'rüşvet almaktan' yargılanıyorum. İddianame akıl alır gibi değil." ifadelerini kullandı.
"BÖYLE BİR SUÇLAMADAN UTANIYORUM"
Hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini belirten Özcan, bu iddialarla yargılanmaktan rahatsızlık duyduğunu söyledi.
Özcan, "Ben böyle bir suçlamadan karşınızda olmaktan utanıyorum. Bu nasıl mümkün olabilir anlamıyorum. Bundan bana dava açılırsa Türkiye'de dava açılmayan ne vali ne kaymakam kalır. Beni ziyaret eden belediye başkanları, 'Biz artık hiçbir büyük marketi denetleyemiyoruz. Biraz denetleme yapsak sizi şikâyet ederiz diyerek Bolu'yu örnek gösteriyorlar.' diyorlar." dedi.
"BİZ BU VAKFI KÜÇÜK ESNAFIN ÇOCUKLARI RAHAT OKUYABİLSİN DİYE KURDUK"
Savunmasında BOLSEV'in kuruluş amacına da değinen Özcan, vakfın küçük esnafın çocuklarına eğitim desteği sağlamak amacıyla kurulduğunu belirtti.
Özcan, "Biz bu vakfı küçük esnaftan para alalım diye kurmadık. Biz bu vakfı küçük esnafın çocukları rahat okuyabilsin diye kurduk. Ben onlardan bir şey istemem. Bir şey de beklemem. 'Ben vakfa para vereyim, sen de benim işimi çöz' diyeni odamdan kovarım. Kimse böyle bir teklifle gelemez." diye konuştu.
ALTINDAL'IN SORUSUNA MAHKEMEDE YANIT VERDİ
Duruşmada tutuklu sanık Mustafa Altındal'ın, "Ben Mustafa Altındal olarak '2 kişinin ruhsat işi var, bunun karşılığında BOLSEV'e şu kadar para yatırılacak' dedim mi?" şeklindeki sorusunu da yanıtlayan Özcan, böyle bir konuşmanın hiç yaşanmadığını söyledi.
Özcan, "Hayır, kesinlikle olmadı. Bu konuyu dile getirdiğin için de teşekkür ederim. Kendisi bugüne kadar ruhsat işi için bana gelmedi. Yardımcısının yeğeniymiş o gün gelen kişi. Bizim pazar tezgâhları ve pazar yerleriyle ilgili görüşmelerimiz olurdu. Bana bu konuyla ilgili hiçbir şey söylemedi. Daha sonra da bu kişilerin işi ne oldu diye sormadı." ifadelerini kullandı.





