Ankara’da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ile mülakat mağduru öğretmenlere yönelik gerçekleştirilen gözaltı işlemlerine tepki göstermek amacıyla Eğitim Sen Bolu Şubesi tarafından İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamayı Eğitim Sen Bolu Şube Başkanı Dilek Çakman okudu.

“ÖĞRETMENLERİN TALEPLERİNE BARİKATLA KARŞILIK VERİLDİ”

Bolu'da Kadın Gücüyle Gelecek Programında Hibeler Sahiplerini Buldu
Bolu'da Kadın Gücüyle Gelecek Programında Hibeler Sahiplerini Buldu
İçeriği Görüntüle

Eğitim Sen Bolu Şube Başkanı Dilek Çakman, öğretmenlerin günlerdir Ankara’da haklı ve meşru taleplerini dile getirmek için bir araya geldiğini belirterek, “Özel sektörde çalışan öğretmenler güvenceli çalışma, insanca yaşayabilecekleri ücret, taban maaş ve özlük hakları için; mülakat mağduru öğretmenler ise yıllardır emek vererek kazandıkları haklarının teslim edilmesi için seslerini duyurmaya çalışmaktadır. Ancak öğretmenlerin taleplerine yanıt vermesi gerekenler bir kez daha çözüm yerine polis barikatını, müzakere yerine gözaltını, hak arama özgürlüğü yerine baskıyı tercih etmiştir. Ankara’da gerçekleştirilen eylemlere yönelik polis müdahalesinde çok sayıda öğretmen gözaltına alınmış, öğretmenler darp, ters kelepçe, biber gazı ve abluka ile karşı karşıya bırakılmıştır. Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak ve Genel TİS-Hukuk Sekreteri Özlem Tolu da dayanışma amacıyla bulundukları alanda gözaltına alınmış, daha sonra serbest bırakılmıştır” dedi.

“ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNİN İTİBARSIZLAŞTIRILMASINA KARŞIYIZ”

Öğretmenlerin hak arama mücadelesinin suç olarak gösterilemeyeceğini ifade eden Çakman, “Öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılmasına, eğitim emekçilerinin güvencesizliğe ve düşük ücretlere mahkûm edilmesine, mülakat adı altında yaratılan adaletsizliğe karşı mücadele etmek suç değildir. Suç olan, öğretmenlerin haklı taleplerine kulak tıkamak ve anayasal-demokratik haklarını kullanmak isteyen eğitim emekçilerinin karşısına polis gücüyle çıkmaktır. Bugün eğitim alanında yaşanan sorunlar münferit değildir. Kamusal eğitimin tasfiyesi, özel okullarda kuralsız ve güvencesiz çalışma düzeninin yaygınlaştırılması, atama bekleyen öğretmenlerin mülakatla elenmesi, ücretli öğretmenlik uygulamaları ve eğitim emekçilerinin yoksulluk sınırının altında yaşamaya zorlanması aynı politik hattın sonucudur. Öğretmenler susturuldukça eğitim sistemi düzelmez, öğretmenlerin emeği değersizleştirildikçe çocukların nitelikli eğitim hakkı güvence altına alınamaz” ifadelerine yer verdi.

“GÖZALTILAR VE BASKILAR SON BULMALI”

Eğitim Sen olarak Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın ve mülakat mağduru öğretmenlerin yanında olduklarını vurgulayan Çakman, “Tüm gözaltı ve baskı uygulamalarını kınıyoruz. Öğretmenlerin, sendikaların ve emek örgütlerinin demokratik haklarını kullanmasının engellenmesine derhal son verilmelidir. Mülakat mağduru öğretmenlerin hakları teslim edilmeli, özel sektörde çalışan öğretmenler için taban maaş hakkı güvence altına alınmalı, eğitim emekçilerinin güvenceli çalışma ve insanca yaşam talepleri karşılanmalıdır. Hak arama mücadelesine yönelik polis müdahaleleri ve gözaltılar son bulmalı, sendikal faaliyetlerin engellenmesine yönelik uygulamalardan vazgeçilmelidir. Öğretmenlerin karşısına barikat değil çözüm iradesi konulmalıdır.” şeklinde konuştu.

Muhabir: Sinem Altunay