AK Parti Bolu siyasetinin uzun yıllar öne çıkan isimleri arasında yer alan Nurettin Doğanay, Bülent Arınç ve Melih Gökçek üzerinden parti içindeki tartışmalara ilişkin sosyal medyadan kapsamlı bir açıklama yaptı. Doğanay, özellikle liyakat, siyasi aileler, milletvekili adaylarının belirlenmesi ve teşkilatlarda yıllarca görev yapan isimlerin adaylık süreçlerindeki durumuna dikkat çekti.
6 YIL AK PARTİ BOLU İL BAŞKANLIĞI YAPTI
Doğanay’ın açıklamasında dikkat çektiği teşkilat geçmişi yaklaşık 15 yıllık aktif siyasi çalışmaya dayanıyor. 2015 yılında AK Parti Bolu İl Başkanlığı görevine getirilen Doğanay, 2018 yılında yaşanan kısa süreli ayrılığın ardından yeniden aynı göreve atandı. Yaklaşık 6 yıl AK Parti Bolu İl Başkanlığı yapan Doğanay, daha sonra AK Parti Doğu Anadolu Bölge Koordinatörlüğü görevini üstlendi.
Doğanay, 2023 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri öncesinde de AK Parti’den Bolu milletvekili aday adaylığını açıkladı. O dönem yaptığı açıklamada, AK Parti’nin çeşitli kademelerinde görev yaptığını, 6 yıl il başkanlığı yaptığını ve ardından Doğu Anadolu Bölge Koordinatörlüğü görevini yürüttüğünü belirtti. Doğanay, AK Parti’den Bolu milletvekili aday adayı olan 27 isim arasında yer aldı ancak milletvekili aday listesine giremedi.
“BUGÜN DİLE GETİRDİĞİNİZ HASSASİYETLER NEREDEYDİ?”
Bülent Arınç’ın son dönemde AK Parti ve parti kadrolarına yönelik açıklamalarını eleştiren Doğanay, Arınç’ın geçmişte milletvekilliği, TBMM Başkanlığı ve Başbakan Yardımcılığı görevlerinde bulunduğunu hatırlattı. Doğanay, “Bugün eleştirdiğiniz siyasi anlayışın içerisinde yıllarca en üst makamlarda görev yaparken, bugün dile getirdiğiniz hassasiyetleriniz neredeydi?” diye sordu.
Arınç’ın geçmişte karar mekanizmalarının dışında olmadığını vurgulayan Doğanay, bugün yapılan eleştirilerin yanında geçmişte hangi kararların desteklendiğinin ve hangi uygulamalara itiraz edildiğinin de açıklanması gerektiğini savundu.
“LİYAKAT YALNIZCA DİPLOMA SAHİBİ OLMAK DEĞİLDİR”
Siyasette liyakat tartışmasına da değinen Doğanay, liyakat kavramının yalnızca eğitim durumuyla ölçülemeyeceğini belirtti.
Doğanay, “Liyakat yalnızca diploma sahibi olmak değildir. Liyakat; teşkilat tecrübesi, saha çalışması, kamu görevi deneyimi, ilgili alandaki uzmanlık, başarı ölçütleri, etik sicil ve sorumluluk üstlenme kapasitesinin birlikte değerlendirilmesidir” dedi.
Milletvekili adaylarının belirlenmesinde teşkilat geçmişi, seçim bölgelerindeki saha çalışmaları, üyeler ve delegeler tarafından tanınırlık, mesleki deneyim ve daha önce üstlenilen görevlerdeki başarının dikkate alınması gerektiğini ifade eden Doğanay, adaylık süreçlerinde herkese aynı kriterlerin uygulanıp uygulanmadığının da sorgulanması gerektiğini kaydetti.
SİYASİ AİLELERİ GÜNDEME GETİRDİ
Doğanay açıklamasında siyasette tanınmış ailelerin ve soyadlarının adaylık süreçlerinde avantaj sağlayıp sağlamadığı konusunu da gündeme taşıdı.
Davutoğlu, Gökçek ve Arınç ailelerini örnek gösteren Doğanay, meselenin herhangi bir kişinin ailesinden dolayı siyasete girmesinin engellenmesi olmadığını belirterek, “Mesele, aynı şartlarda yarışan adaylar arasında bazı kişilerin yalnızca soyadı, yakınlığı veya siyasi bağlantıları sayesinde öne çıkarılıp çıkarılmadığının açıklanmasıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Teşkilatlarda uzun yıllar görev yapan, seçim dönemlerinde sahada çalışan ve yerel sorunları takip eden isimlerin emeğinin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doğanay, milletvekili adaylarının hangi objektif kriterlere göre belirlendiğinin kamuoyuna açıklanması gerektiğini savundu.
KENDİ ADAYLIK SÜRECİNİ HATIRLATTI
2023 yılında AK Parti’den Bolu milletvekili aday adayı olduğunu hatırlatan Doğanay, kendi siyasi geçmişini de örnek gösterdi. Doğanay, “Ben de 2023 yılında AK Parti’den milletvekili aday adayı oldum. Altı yıl il başkanlığı yaptım, teşkilatın içerisinde yıllarca emek verdim, seçim dönemlerinde sahada çalıştım, vatandaşın sorunlarını dinledim ve siyasi sorumluluk üstlendim. Aday gösterilmedim” dedi.
Aday gösterilmemesi nedeniyle bugün herhangi bir kırgınlık taşımadığını ifade eden Doğanay, dikkat çeken bir değerlendirmede bulunarak, “Aday olmamam için gayret gösterenlere, adaylığımı istemeyenlere ve nihayetinde beni aday göstermeyen bütün karar vericilere özellikle teşekkür ediyorum” diye konuştu.
“SİYASİ EMEK İLE ADAYLIK SONUCU HER ZAMAN BULUŞMAYABİLİYOR”
Yaşadığı adaylık sürecinin kendisine siyasete ilişkin önemli bir gerçeği gösterdiğini söyleyen Doğanay, “Siyasi emek ile adaylık sonucu her zaman aynı ölçütlerle buluşmayabiliyor” dedi.
Teşkilat çalışması, saha deneyimi ve geçmişte üstlenilen sorumlulukların adaylık açısından önemli olduğunu ancak tek başına yeterli görülmeyebileceğini ifade eden Doğanay, bu nedenle kişisel kırgınlık yerine daha şeffaf ve hesap verebilir adaylık sisteminin savunulması gerektiğini kaydetti.
Doğanay, “Bazen bir makamın verilmemesi, insana siyasetin gerçeklerini makamın verilmesinden daha iyi öğretiyor” ifadelerini kullandı.
“DÜN AK PARTİLİYDİM, BUGÜN DE AK PARTİLİYİM”
Partisine yönelik siyasi duruşunda değişiklik olmadığının altını çizen Doğanay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a desteğini de açık şekilde dile getirdi. Doğanay, “Ben dün AK Partiliydim, bugün de AK Partiliyim. Yarın da Reis var olduğu ve bu dava devam ettiği sürece AK Partiliyim. Benim AK Parti ile bağım bir makamla başlamadı, bir makamın verilmemesiyle de bitmedi” dedi.
Partiye bağlılığın yanlış görülen uygulamalar karşısında susmak anlamına gelmediğini kaydeden Doğanay, adalet, liyakat, ehliyet, vefa ve hakkaniyet ilkelerinin güçlendirilmesini istemenin de davaya bağlılığın bir parçası olduğunu savundu.
ARINÇ VE GÖKÇEK’E SESLENDİ
Açıklamasında Bülent Arınç ve Melih Gökçek’e doğrudan seslenen Doğanay, iki ismin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın taşıdığı sorumluluğa bakması gerektiğini söyledi. Doğanay, “Şimdi Sayın Arınç, Sayın Gökçek… Biriniz ağzında sakız çiğniyor, biriniz düğünlerde siyasi mesajlar veriyor. Artık bir kez olsun polemiklerden, eski hesaplardan ve makam tartışmalarından uzaklaşıp Reis’in karşısına geçin” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “içeride ve dışarıda ağır bir mücadele verdiğini” savunan Doğanay, Arınç ve Gökçek’e, “Ülkenin ve milletin yükünü omuzlarında taşıyan bir insanın yüzündeki yorgunluğu, sorumluluğu ve omuzlarındaki yükü görün. Sonra kendinize ‘Biz bugün ne yapıyoruz?’ diye sorun” çağrısında bulundu.
“BİR SUSUN, BİR DÜŞÜNÜN”
Doğanay, parti içinde yeni polemikler oluşturmak yerine liyakat ve teşkilat emeğinin ön plana çıkarılması gerektiğini savundu. “Bu davaya bugün yapabileceğiniz en büyük iyilik yeni polemikler üretmek, geçmiş hesapları yeniden açmak veya AK Parti’yi yıpratacak sözler söylemek değil. Bazen en büyük hizmet, susmayı bilmektir” diyen Doğanay, susmanın yanlışları görmezden gelmek anlamına gelmediğini belirtti.
Doğanay, “Bir susun. Bir düşünün. Bir de Reis’in omuzlarındaki yüke bakın. Belki o zaman, bu davaya hizmet etmenin her zaman konuşmak olmadığını; bazen doğru zamanda susmanın, doğru zamanda sorumluluk almanın ve liyakatli kadroların önünü açmanın da büyük bir sorumluluk olduğunu anlarsınız” ifadelerine yer verdi.





