Kıbrıs Türk halkının özgürlüğe kavuşmasının simgesi olan 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52'nci yıl dönümü, Bolu'da düzenlenen törenle kutlandı. Rauf Raif Denktaş Anıtı önünde gerçekleştirilen programa Bolu Vali Yardımcısı Zikri Şahin, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz, Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) Bolu Şube Başkanı ve 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı Gazisi Ahmet Şerafettin Yamaner, Girne Amerikan Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Çelenk, gaziler, şehit aileleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Törende Kıbrıs Barış Harekâtı'nın tarihi önemi vurgulanırken, şehitler rahmetle, gaziler ise minnetle anıldı.
Program, Rauf Raif Denktaş Anıtı'na çelenk sunulmasının ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Tören boyunca Kıbrıs Barış Harekâtı'nın Türk milletinin hafızasındaki yeri ve Kıbrıs Türk halkının verdiği varoluş mücadelesi bir kez daha hatırlatıldı.

"KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ BİR TESADÜF DEĞİLDİR"
Programın açılış konuşmasını yapan TESUD Bolu Şube Başkanı ve 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı Gazisi Ahmet Şerafettin Yamaner, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın yalnızca askeri bir operasyon olmadığını, Türk milletinin tarihine altın harflerle yazılmış bir destan olduğunu söyledi.
Yamaner, "Bugün burada, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nın anlam ve önemini bir kez daha idrak etmek, Türk ulusunun tarih sayfalarına şerefle kazıdığı 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Mutlu Barış Harekâtı'nın 52'nci yıl dönümünü gururla kutlamak üzere toplanmış bulunuyoruz. Bu anlamlı günde KKTC'deki kardeşlerimizin varoluş mücadelesini, çektiği acıları, ödediği bedelleri ve nihayetinde kazandığı özgürlüğü bir kez daha hatırlıyor, şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyoruz." dedi.

Kendisinin de harekâtta görev yapan bir subay olduğunu hatırlatan Yamaner, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ortaya çıkışının rastlantı olmadığını belirterek, "Ben bir Kıbrıs gazisi olarak şunu çok açık ifade etmek isterim; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, bir tesadüfün veya geçici bir siyasi gelişmenin ürünü değildir. Türkiye'nin zamanında müdahale etmemesi halinde büyük bir katliamın yaşanması kaçınılmazdı. İşte bu şartlar altında, Kıbrıs Türk halkının varlığını ve güvenliğini korumak için Türkiye'nin müdahalesi tarihi bir zorunluluk haline gelmiştir." ifadelerini kullandı.
"EGEMEN EŞİTLİKTEN VE İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜMDEN GERİ ADIM ATILMAMALI"
Kıbrıs meselesinin yalnızca geçmişin değil, bugünün ve geleceğin de milli davası olduğuna dikkat çeken Yamaner, Türkiye'nin garantörlüğünün vazgeçilmez olduğunu vurguladı.

Yamaner, "Kıbrıs Türk halkı ile birlikte yürüttüğümüz kutsal davamız hiçbir zaman bir azınlık hakları meselesi olmamıştır. Davamız egemenlik ve devlet davasıdır. Bugün sahip olunan devlet masa başında değil, büyük fedakârlıklarla kazanılmıştır. Bu nedenle egemen eşitlikten ve iki devletli çözümden geri adım atılmamalıdır. Türkiye'nin garantörlüğünden vazgeçilmemelidir." diye konuştu.
Doğu Akdeniz'de yaşanan gelişmelere de değinen Yamaner, "Kıbrıs, Türkiye'nin en öncelikli milli davasıdır. Kıbrıs Türk halkı yalnız değildir. Anavatanları Türkiye vardır. Türkiye'nin etkin ve fiili garantisi vardır. Bugün bizlere düşen görev bu devleti daha da güçlendirmek, gelecek nesillere daha sağlam şekilde teslim etmektir." dedi.

Konuşmasının sonunda askeri hastanelerin yeniden açılması gerektiğini de dile getiren Yamaner, askeri sağlık hizmetlerinin savaş dönemlerinde hayati önem taşıdığına dikkat çekerek bu konudaki talebini yetkililere iletti.
"KIBRIS'TAN VAZGEÇERSEK VATANIMIZDAN VAZGEÇERİZ"
Programda konuşan Girne Amerikan Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Çelenk ise Kıbrıs'ın jeopolitik ve stratejik önemine dikkat çekti.
Çelenk, "Kıbrıs bugün Doğu Akdeniz'in deniz yolları üzerinde bulunan, Süveyş Kanalı güzergâhında yer alan ve enerji nakil hatlarının merkezindeki bir adadır. Son yıllarda keşfedilen hidrokarbon yataklarıyla birlikte dünyanın gözü tamamen Kıbrıs'a çevrilmiştir." dedi.

Türkiye'nin ada üzerindeki tarihi ve coğrafi bağlarına vurgu yapan Çelenk, "Amerika'nın adaya uzaklığı yaklaşık 8 bin 500 kilometre, İngiltere'nin 3 bin 200 kilometre, Yunanistan'ın ise en yakın noktası 770 kilometre. Benim ülkemin adaya uzaklığı ise 65-70 kilometre. Üstelik yüz binlerce yurttaşım orada yaşıyor. Türkiye bu şartlarda bu olaya ilgisiz kalamazdı, nitekim de kalmadı." ifadelerini kullandı.
Konuşmasının sonunda birlik mesajı veren Çelenk, "Biz Kıbrıs'tan vazgeçemeyiz. Kıbrıs'tan vazgeçtiğimiz takdirde vatanımızdan vazgeçmek durumunda kalırız. Bugün geldiğimiz noktada iki devletli çözümden başka bir yol olmadığını tüm dünya anlamalıdır." dedi.

BEYKOZ'DAN YAMANER'E TEŞEKKÜR
Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz ise Kıbrıs Barış Harekâtı'nın uluslararası hukuktan doğan haklar çerçevesinde gerçekleştirildiğini belirterek, "Kıbrıs Barış Harekâtı, Kıbrıs Türk halkının can güvenliğini sağlamak ve adaya barış getirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yıllarca zulme maruz kalan Kıbrıs Türkü bu harekât sayesinde huzura ve güvenliğe kavuşmuştur." dedi.
Beykoz, "Ömrünü Kıbrıs davasına adamış Rauf Raif Denktaş'ın adının Bolu'da yaşatılmasına öncülük eden ve her yıl bu anlamlı programların düzenlenmesine büyük emek veren Sayın Ahmet Şerafettin Yamaner'e teşekkürlerimi sunuyorum." ifadelerini kullandı.

"KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI TARİHE GEÇEN BİR DESTANDIR"
Programın son konuşmasını yapan Bolu Vali Yardımcısı Zikri Şahin ise Kıbrıs Barış Harekâtı'nın yalnızca askeri bir başarı olmadığını, aynı zamanda milletin mazlumun yanında durma iradesinin simgesi olduğunu söyledi.
Şahin, "Bugün Türk tarihine altın harflerle yazılmış şanlı bir destanın, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın yıl dönümünü idrak ediyoruz. Bu harekât, Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası hukuktan doğan haklarını kullanarak Kıbrıs Türklerinin can ve mal güvenliğini teminat altına almak, adaya barışı yeniden hâkim kılmak ve insani bir dramı sona erdirmek amacıyla gerçekleştirdiği tarihi bir harekâttır." diye konuştu.

Şehit ve gazilerin emanetine sahip çıkmanın önemine değinen Şahin, "Bugün bizlere düşen görev şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak, gazilerimizin fedakârlığını daima minnetle hatırlamak ve tarihimizin bu şanlı sayfasını gelecek nesillere doğru şekilde aktarmaktır. Türkiye Cumhuriyeti olarak dün olduğu gibi bugün de Kıbrıs Türkü'nün yanında olmaya, haklı davasını desteklemeye kararlılıkla devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.
Program, halk oyunları gösterisinin ardından Bolu Belediyesi Ressam Mehmet Yücetürk Sanat Merkezi'nde açılan "20 Temmuz Barış Harekâtı Fotoğraf Sergisi" ile devam etti. Sergide, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın hafızalara kazınan anlarını yansıtan fotoğraflar ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.










