Haber: Sinem Altunay

Bolu’da faaliyet gösteren İz Akademi Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde fizyoterapi ve özel eğitim desteği alan Uraz Alp’in gelişim sürecinde önemli bir aşama kaydedildi. Yaklaşık 1 yaşındayken Serebral Palsi (CP) tanısı alan, sürecin başında yalnızca destekle ayakta durabilen ve yürümekte güçlük yaşayan Uraz Alp, düzenli fizyoterapi ve özel eğitim çalışmalarının ardından yürümeye başladı. Oğlunun ilk adımlarını gördüğü anı anlatan anne Gamze Hanım, “Bana ilk birkaç adımını attığı videoyu izlettiğiniz anda umudum yeniden yeşermişti. Şimdi elinden tutup dışarıda yürüyebiliyoruz, parkta kendisini serbest bırakabiliyoruz. Önceden hep bebek arabası ya da kucaktı. Şimdi çocukluğunu daha özgür yaşayabiliyor” dedi.

İz Akademi Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde yürütülen fizyoterapi ve özel eğitim çalışmaları, Uraz Alp ve ailesi için uzun süredir beklenen önemli bir gelişmeyle sonuçlandı. Yürümekte güçlük yaşayan ve günlük yaşamında ailesinin desteğine ihtiyaç duyan Uraz Alp, düzenli olarak sürdürülen çalışmaların ardından kendi adımlarını atmaya başladı.

Uraz Alp’in yürümeye başlaması, başta annesi Gamze Hanım olmak üzere ailesine büyük mutluluk yaşatırken, eğitim ve rehabilitasyon sürecini yakından takip eden fizyoterapisti ve İz Akademi eğitim kadrosu tarafından da sevinçle karşılandı.

Uzun süre emek, sabır ve düzenli çalışma gerektiren süreçte Uraz Alp’in gösterdiği gelişim, ailesinin günlük yaşamını da değiştirdi. Daha önce dışarı çıktığında bebek arabası veya ailesinin fiziksel desteğine ihtiyaç duyan Uraz Alp’in artık yürüyebilmesi, parkta hareket edebilmesi ve çevresiyle daha bağımsız şekilde etkileşim kurabilmesi ailesi için sürecin en önemli kazanımlarından biri oldu.

1 YAŞINDA SEREBRAL PALSİ TANISI ALDI

Uraz Alp’in annesi Gamze Hanım, oğlunun yaklaşık 1 yaşındayken Serebral Palsi (CP) tanısı aldığını belirterek, tanının ardından hem kendileri hem de çocukları için yeni ve zorlu bir dönemin başladığını anlattı.

O dönemde oğlunun yalnızca destekle ayakta durabildiğini, emeklediğini ve elini kullanmakta güçlük yaşadığını ifade eden Gamze Hanım, tanıyı öğrendiği ilk günlerde geleceğe ilişkin ciddi kaygılar taşıdığını söyledi.

Gamze Hanım, “Sadece destekli ayakta durabiliyordu. Emekliyordu, elini hiç kullanmıyordu. 1 yaşında zaten teşhisi kondu ve Serebral Palsi (CP) dendi. O dönemde çok üzüldüm. ‘Yürüyemeyecek’ diye düşündüm. Geleceğini düşündükçe endişeleniyordum” ifadelerini kullandı.

“BÜYÜYÜNCE FUTBOL OYNAMAK İSTEYECEK DİYE DÜŞÜNÜYORDUM”

Tanının ardından bir anne olarak oğlunun ilerleyen yıllarda yaşayabileceği güçlükleri düşünmeye başladığını anlatan Gamze Hanım, özellikle diğer çocukların rahatlıkla yapabildiği günlük aktivitelerin oğlunun hayatında nasıl olacağı konusunda endişelendiğini belirtti.

Gamze Hanım, yaşadığı duyguları, “Bir erkek çocuk; büyüyünce futbol oynamak isteyecek diye düşünüyorsunuz. Diğer çocuklar gibi koşmak, oynamak isteyecek. ‘Bunları yapamayacak mı?’ diye sürekli düşünüyordum. Hep endişeli ve üzgündüm. Süreç bir süre bu şekilde devam etti” sözleriyle anlattı.

Ailenin yaşadığı bu dönemde çocuk nörolojisi tarafından Uraz Alp’in fizyoterapi desteği alması gerektiğinin belirtilmesiyle birlikte yeni bir süreç başladı.

İZ AKADEMİ’YLE TANIŞMALARI BÖYLE BAŞLADI

BOLU’DA KREDİ SORUŞTURMASINDA TUTUKLANAN BANKA MÜDÜRÜ TAHLİYE EDİLDİ
BOLU’DA KREDİ SORUŞTURMASINDA TUTUKLANAN BANKA MÜDÜRÜ TAHLİYE EDİLDİ
İçeriği Görüntüle

Doktorların yönlendirmesinin ardından Uraz Alp için uygun eğitim ve fizyoterapi desteği aramaya başladıklarını belirten Gamze Hanım, yaptıkları araştırmalar sırasında kendilerine İz Akademi Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nin önerildiğini söyledi.

Gamze Hanım, “Çocuk nörolojisi bize, ‘Fizik ve fizyoterapi görmesi gerekiyor’ dedi. Biz de bunun üzerine araştırmaya başladık. İz Akademi’yi önerdiler. Öneri üzerine buraya geldik ve sürecimiz bu şekilde başladı” dedi.

İz Akademi’de Uraz Alp için yürütülen çalışmalarla birlikte fizyoterapi ve özel eğitim süreci düzenli olarak devam etti. Eğitim sürecinde Uraz Alp’in mevcut becerilerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapılırken, aile ile uzman ekip arasındaki iş birliği de sürecin önemli parçalarından biri oldu.

Uraz Alp’in gelişimi adım adım takip edilirken, zaman içerisinde hareket kabiliyetinde yaşanan ilerlemeler ailesinin de geleceğe ilişkin umutlarını artırdı.

İLK ADIMLAR KAMERAYA YANSIDI

Uzun süren çalışmaların ardından Uraz Alp’in birkaç adım atmayı başardığı anlar, ailesi açısından sürecin dönüm noktalarından biri oldu.

Uraz Alp’in ilk adımlarının görüntülendiği videonun kendisine izletildiği anı unutamadığını söyleyen Gamze Hanım, oğlunun yürüyebileceğine ilişkin umudunun o görüntülerle yeniden güçlendiğini anlattı.

“İşte oluyor” dediği anın sorulması üzerine Gamze Hanım, “Sizin birkaç adım attığı videoyu çektiğiniz an vardı. Bana o videoyu izlettiğiniz anda, o dakika umudum tekrardan yeşermişti. Onun birkaç adım attığını görmek benim için çok önemliydi” ifadelerini kullandı.

EN ÇOK YÜRÜMESİ DUYGULANDIRDI

Uraz Alp’in eğitim ve fizyoterapi sürecinde farklı beceriler kazanması aileyi sevindirirken, anne Gamze Hanım için en büyük mutluluk oğlunun yürümeye başlaması oldu.

Oğlunun elinden tutarak dışarıda yürüyabilmesinin kendisi için çok özel bir anlam taşıdığını belirten Gamze Hanım, daha önce günlük hayatlarının önemli bir bölümünde bebek arabasına veya kucağa ihtiyaç duyduklarını söyledi.

Gamze Hanım, “Beni en çok duygulandıran şey yürümesi oldu. Çünkü artık birlikte elinden tutup dışarıda yürüyebiliyoruz. Bir parka gittiğimizde kendisi serbest olabiliyor. Önceden hep bebek arabasıyla ya da kucakta olmak zorundaydı. Hep o şekildeydi” diye konuştu.

“ÇOCUK ÇOCUKLUĞUNU YAŞAYAMIYOR GİBİYDİ”

Uraz Alp’in yürümeye başlamasının yalnızca fiziksel bir kazanım olmadığını, oğlunun günlük hayatına da doğrudan yansıdığını anlatan Gamze Hanım, özellikle dışarıda ve parkta yaşadıkları değişimin kendileri açısından çok değerli olduğunu vurguladı.

Oğlunun eskiden hareket konusunda sürekli kendilerine bağımlı olduğunu ifade eden Gamze Hanım, bugün geldiği noktayı şu sözlerle anlattı:

“Önceden hep bebek arabası, hep kucak... Sürekli bizim desteğimiz gerekiyordu. Yani çocuk, çocukluğunu yaşayamıyor gibiydi. Ama şu an bıraktığımız zaman birçok şeyi kendisi yapabiliyor. Parka gittiğimizde daha rahat hareket edebiliyor. Onu böyle görmek bizim için çok büyük bir mutluluk.”

Uraz Alp’in yürümeye başlamasıyla birlikte ailenin dışarıdaki günlük yaşamı da değişirken, daha önce güçlük yaşanan birçok aktivitenin artık daha rahat gerçekleştirilebildiği belirtildi.

MELİS HOCA’YA ÖZEL TEŞEKKÜR

Anne Gamze Hanım, Uraz Alp’in İz Akademi’deki fizyoterapi sürecinde Melis Hoca ile kurduğu iletişimin de gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.

Merkeze ilk geldikleri dönemde tanıştıkları Melis Hoca’nın Uraz Alp’e yalnızca eğitim sürecindeki bir uzman olarak değil, sevgiyle yaklaşan bir abla gibi davrandığını anlatan Gamze Hanım, oğlunun derslere mutlu şekilde katılmasının da kendileri açısından önemli olduğunu ifade etti.

Gamze Hanım, “Melis Hoca ile ilk buraya geldiğimizde tanıştık. Ömer Alp’e bir abla gibi davrandı. Bu süreçte ve ilerlememizde çok etkisi var. Hem sevgiyle yaklaştı hem de bir abla gibi yanında oldu. Derslerimiz çok iyi geçiyor. Oğlumuz da burada çok mutlu” dedi.

AİLE VE UZMAN EKİP SÜRECİ BİRLİKTE YÜRÜTTÜ

Uraz Alp’in gelişim sürecinde düzenli fizyoterapi çalışmalarının yanı sıra özel eğitim desteği, aile iş birliği ve uzman ekibin takibinin önemli rol oynadığı belirtildi.

İz Akademi Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde Uraz Alp’in bireysel ihtiyaçları doğrultusunda yürütülen çalışmalar devam ederken, süreç içerisinde elde edilen gelişmeler de aileyle paylaşıldı.

Uraz Alp’in ilk adımlarını atması ise hem aile hem de eğitim kadrosu açısından çalışmaların en özel anlarından biri olarak kayıtlara geçti.

İZ AKADEMİ: “HER ÇOCUĞUN KENDİ POTANSİYELİ VAR”

İz Akademi Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nden yapılan değerlendirmede, özel gereksinimli çocukların eğitim ve rehabilitasyon süreçlerinde bireysel farklılıkların dikkate alınmasının önemine vurgu yapıldı.

Her çocuğun kendi potansiyeli ve gelişim süreci bulunduğu belirtilirken; doğru planlama, düzenli çalışma, aile desteği, uzman yaklaşımı ve eğitim sürecinin istikrarlı biçimde sürdürülmesinin gelişim açısından önemli olduğu ifade edildi.

Uraz Alp’in geldiği noktada da çocuğun gösterdiği azim, ailesinin sürece verdiği destek ve uzman ekibin yürüttüğü çalışmaların birlikte etkili olduğu belirtildi.

Merkezde yaşanan mutluluğun yalnızca Uraz Alp’in yürümeye başlamasından ibaret olmadığı, uzun süredir devam eden çalışmalar sonucunda günlük yaşamındaki bağımsızlığının artmasının da önemli bir gelişme olarak değerlendirildiği kaydedildi.

“HER ADIMDA UMUT, HER BAŞARIDA BİRLİKTEYİZ”

İz Akademi ailesi, Uraz Alp’in yürümeye başlamasını büyük bir mutlulukla karşılarken, bu süreçte emeği bulunan ailesine, fizyoterapistine ve eğitim kadrosuna teşekkür etti.

“Her adımda umut, her başarıda birlikteyiz” mesajının verildiği değerlendirmede, Uraz Alp’in attığı her yeni adımın ailesinin yanı sıra sürece eşlik eden eğitimciler açısından da ayrı bir anlam taşıdığı belirtildi.

Uzun süre oğlunun yürüyüp yürüyemeyeceği konusunda endişe yaşayan anne Gamze Hanım için ise bugün gelinen noktanın en önemli taraflarından biri, oğluyla el ele yürüyebilmek ve onun parkta diğer çocuklar gibi daha özgür hareket ettiğini görebilmek oldu.

DİĞER AİLELERE “UMUDUNUZU KAYBETMEYİN” MESAJI

Yaşadıkları sürecin ardından benzer durumdaki çocukların ailelerine de seslenen Gamze Hanım, zorlu dönemlerde umudun korunmasının önemine dikkat çekti.

Kendisinin de tanının konulduğu ilk dönemlerde büyük kaygılar yaşadığını ancak zaman içerisinde oğlunun gelişimine tanıklık ettikçe umutlarının güçlendiğini belirten Gamze Hanım, “Her şey dua, inanmak... Hiçbir zaman umutlarını kaybetmesinler. Çünkü gerçekten çocuklar çok güçlü” dedi.

Bir dönem yalnızca destekle ayakta durabilen, dışarı çıktığında bebek arabasına veya ailesinin kucağına ihtiyaç duyan Uraz Alp’in bugün yürüyerek parkta daha özgür hareket edebilmesi, ailesi ve İz Akademi eğitim kadrosu için uzun süren eğitim ve rehabilitasyon çalışmalarının en anlamlı gelişmelerinden biri oldu.

Muhabir: Sinem Altunay