Kartalkaya'da Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025 tarihinde meydana gelen ve 78 kişinin yaşamını yitirdiği yangın faciasında yakınlarını kaybeden aileler, adalet taleplerini bir kez daha dile getirdi. Yangında ailesinden 8 kişiyi kaybeden avukat Yüksel Gültekin, Bolu Adalet Sarayı önünde yaptığı açıklamada, bilirkişi raporlarında birinci derece kusurlu gösterilen bazı kamu görevlileri hakkında halen iddianame düzenlenmemesine tepki gösterdi.

"ÜÇ GRUP İÇİN YARGILAMA YAPILDI"

Yangın soruşturmasında dört ayrı sorumlu grubun bulunduğunu belirten Gültekin, ilk üç grupla ilgili yargı süreçlerinin işletildiğini söyledi. Gültekin, "21 Ocak 2025 tarihinde 78 tane evladımızı Kartalkaya cinayetinde şehit verdiğimizin üzerinden tam 17 ay 2 gün geçti. Bu süre zarfında mahkemede birtakım gelişmeler oldu. Savcılığın olaydan sonraki soruşturmasında üç grup bu olaydan birinci derece sorumlu gösterildi. Hatta dört grup. Bir tanesi aileler malum. Bunlarla ilgili yargılamalar oldu. Netice itibariyle Yargıtay aşamasında sayın mahkemenin verdiği örnek kararı istinaf mahkemesi de onayladı. Yargıtay aşamasında inşallah onaylanır. İkinci grup belediye personeli. Bunlarla ilgili de yargılama yapıldı. Gerekli cezayı aldılar. İstinaf Mahkemesi onayladı, Yargıtay aşamasında. Üçüncü grup İl Özel İdaresi personeli. Biz bunlara verilen cezanın, aynı şekilde olayın birinci derece kusurları olmalarına rağmen aynı derecede olmasını gerektiğini savunarak istinaf mahkemesinde itirazlarımızda bulunduk. Ama istinaf mahkemesi sayın mahkemenin verdiği kararı uygun gördü. Şu an Yargıtay aşamasında. Yargıtay'ın bu hususla ilgili itirazlarımız doğrultusunda kararı bozması ve onların da aynı şekilde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılması dileğiyle müracaatlarda bulunduk" dedi.

Bolu'da Kadın Gücüyle Gelecek Programında Hibeler Sahiplerini Buldu
Bolu'da Kadın Gücüyle Gelecek Programında Hibeler Sahiplerini Buldu
İçeriği Görüntüle

"17 AYDIR HERHANGİ BİR HUKUKİ GELİŞME OLMADI"

Gültekin, bilirkişi raporlarında birinci derece kusurlu gösterilen Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personelleriyle ilgili herhangi bir gelişme yaşanmamasını eleştirdi. Gültekin, "Dördüncü bir grup var ki yine sayın savcılığın bizzat hazırlattığı, çok da bizce misal teşkil edebilecek ayrıntılı kusur raporunda birinci derece kusurlu olarak gösterilen Turizm Bakanlığı personeli ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı" ifadelerini kullandı.

"TURİZM BAKANI'NIN HÂLÂ GÖREVDE OLMASINI İZAH EDEMİYORUZ"

Kültür ve Turizm Bakanı'na yönelik eleştirilerde bulunan Gültekin, yaşanan süreçte gerekli duyarlılığın gösterilmediğini savundu. Gültekin, "Öncelikle 17 aydır bu olaydan sonra görevde olan, bu olayla ilgili meselenin başından beri ayrıntılı şekilde belirttiğim şekilde hiçbir duyarlılık göstermeyen, personelimin kusuru yoktur diye personelinin üzerine yatan, daha sonraki araştırmalarımızda bu personelin bir bölümüyle aynı şekilde özel şirketinde de çalıştığı ortaya çıkan Turizm Bakanı'nın hâlâ görevde olmasını, bir hukuk devletinde hâlâ görevde olmasını, bir vicdan ülkesinde hâlâ görevde olmasını akılla, hukukla, izanla izah edemiyoruz. Tekrar tekrar söylüyorum. Ben bu AK Parti davasına 25 yıl hizmet ettim. 25 yıl. Bu dava kuyu kazıyarak adeta iğneyle kuyu kazarak bu hale geldi. Hem Turizm Bakanı'nın bunun üzerine oturması, netice itibariyle personeliyle birlikte ve ne acıdır ki bir tane bile vicdanlı AK Partili çıkıp bu hususta beyanda bile bulunmaması, kapalı kapılar ardında gelip acımızı paylaşan ama koltukları, makamları gitmesin diye kamuoyu önünde açıklama yapamayan AK Partilileri ben Allah'a havale ediyorum. Sık sık gündeme getirdikleri ahirete havale ediyorum. Mutlaka hesaplaşacağız. Üç kuruş menfaat için susanlarla mutlaka hesaplaşacağız" dedi.

ADALET BAKANI'NA SESLENDİ

Basın açıklamasında Adalet Bakanı'na da seslenen Gültekin, dosyanın daha fazla bekletilmemesini istedi. Gültekin, "Şimdi ben buradan Adalet Bakanı'na seslenmek istiyorum. Kendisine öncelikle vatandaş olarak teşekkür ediyorum. Kurduğu komisyonla 10 yıl önce işlenen cinayetleri, 15 yıl önce işlenen adam öldürmeleri, 20 yıl önce işlenen cinayetleri aydınlatarak kamuoyunun yüreğine su serpiyor. Kendisine teşekkür ediyorum. Ayrıca kendi ifadesiyle 'suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak' diyor. Buna da çok teşekkür ediyorum, güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, şimdi sizden rica ediyorum. Bakın karşında hitap ettiğim Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, birinci derece Turizm Bakanlığı'nın kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibariyle Turizm Bakanlığı yargılama müsaadesi vermedi. Buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırdı. Yargılanmalılar, hesap vermeliler dedi. Bunlar 10 yıl, 15 yıl önce üstü kapalı mezarlarda değil. Devletin tespitine gerek yok. Bu dosya Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın önünde. Şimdi sizden 78 tane canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden mümkünse bugün, değilse yarın talimat verin de şu dosya için iddianame düzenlensin sayın bakanım" diye konuştu.

"SAVCILIĞIN KAPISINA GİDİP GELMEKTEN YORULDUM"

Soruşturmanın gecikmesine tepki gösteren Gültekin, ailelerin artık sabrının tükendiğini söyledi. Gültekin, "Biz devletine ve milletine bağlı, ülkesine sadık, adaletin tesis edilmesi için 17 aydır kan kusan, kızılcık şerbeti içen bir topluluğuz. Ama olaylar karşısında, bu duyarsızlık karşısında bizim sabrımız taştı. Çok rica ediyorum Adalet Bakanı'ndan. Çok rica ediyorum. Lütfen artık bu iddianamenin düzenlenmesinin önünde engel olan kimse şöyle elinin tersiyle bir kaldırsın. Elinin tersiyle bir kaldırsın ve biz 78 tane can sahibi nefes alalım. Ben savcılığın kapısına gidip gelmekten yoruldum. Sayın savcının kapısına gidiyorum. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personelini bekliyoruz diyor. Yani ne bekliyorsunuz? Diğerlerinde beklenmedi" dedi.

"BU NASIL ADALET?"

Yangın öncesinde denetim yapan iş müfettişlerine ilişkin de konuşan Gültekin, sorumluların yargı önüne çıkarılması gerektiğini söyledi. Gültekin, "Kamuoyuna seslenmek istiyorum. Ya Allah aşkına iş müfettişleri Gazelle Otel'e gelip yiyip içip para vermeden, Gazelle Otel'in müdürünün arabasıyla Kartalkaya'ya gidip yine orada yiyip içip eksiklik diye halıyı değiştir, tuvalete parfüm sık adeta dalga geçer gibi eksiklikleri bulan ve mahkemede artık bu para vermedikleri, bu denetim yapacakları firma tarafından ağırlandıkları belli olan bu vatandaşlar olsun Allah rızası için bir gün getirin şuraya ya. Yüreğimiz soğusun. Bir gün bile getirmediniz ya. Yüreğimiz soğusun. Bu nasıl adalet? Bu nasıl adalet? Evinden almadığınız, köyünden almadığınız, şirketinden almadığınız, adam kalmadı. Bu nasıl adalet ya?" ifadelerini kullandı.

"BİZ 17 AYDIR UYUMUYORUZ"

Konuşmasında mücadeleye devam edeceklerini vurgulayan Gültekin, sorumluların tamamı yargı önüne çıkarılıncaya kadar davanın takipçisi olacaklarını söyledi. Gültekin, "Vicdan sahipleri, sizin evlatlarınız yok mu? Sizin anne babalarınız yok mu? Siz nasıl rahat uyuyorsunuz ya? Biz on yedi ay iki gündür uyumuyoruz. Kamuoyunun şunu bilmesini istiyorum. Nefesimiz yettiği müddetçe biz bu olayın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün sabah akşam ziyaret ederek söz veriyorum. Her gün söz veriyorum, sözümü yerine getireceğim. Bu olayda zerre kadar ihmali olanlar yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz" dedi.

Muhabir: Sinem Altunay