Fatih Sultan Mehmet’in hocası olarak bilinen, hayatının son dönemini Bolu’nun Göynük ilçesinde geçiren ve türbesi de Göynük’te bulunan Akşemseddin’in ailesine ilişkin dikkat çekici bir araştırma kamuoyuyla paylaşıldı.
Çorum’un İskilip ilçesine bağlı Aşağışeyhler (Aşağıevlik) Köyü’nde bulunan 5 tarihi ahşap türbe ve içerisindeki sandukaların kimlere ait olduğuna yönelik çalışma Aşağı Şeyhler Derneği tarafından gerçekleştirildi. Dernek, köyde kuşaktan kuşağa aktarılan sözlü bilgileri Osmanlı dönemine ait arşiv kayıtlarıyla karşılaştırarak sandukalarda yatan kişilerin kimliklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Çalışmada ulaşılan bulgular doğrultusunda, türbelerin Akşemseddin’in oğlu Avnullah Çelebi ile onun çocukları ve torunlarından oluşan bir aile haziresi olabileceği öne sürüldü.
GÖYNÜK’TEN İSKİLİP’E UZANAN TARİHİ BAĞ
Akşemseddin’in hayatında Bolu’nun Göynük ilçesi önemli bir yere sahip. Akşemseddin’in türbesinin Göynük’te bulunması nedeniyle Aşağışeyhler’de gerçekleştirilen çalışma, İskilip’in yerel tarihinin yanı sıra Akşemseddin’in aile tarihi açısından da dikkat çekiyor.
Araştırmanın merkezinde ise Akşemseddin’in oğlu Avnullah Çelebi ve onun ailesi bulunuyor.
5 AHŞAP TÜRBEDEKİ SIR ARAŞTIRILDI
Aşağışeyhler Köyü’nün merkezindeki mezarlıkta 5 ayrı ahşap türbe ve bunların içerisinde birer sanduka bulunuyor. Yapıların çivi kullanılmadan, ahşap parçaların birbirine geçirilmesine dayanan “çenti” tekniğiyle oluşturulduğu belirtiliyor.
Türbelerde yatan kişilerin kimliklerine ilişkin doğrudan bilgi veren kitabelerin bulunmaması nedeniyle bölgedeki sözlü tarih anlatıları araştırmada önemli bir yer tuttu.
KÖY HALKININ HAFIZASINDAKİ HAYIRSEVER KADIN
Aşağı Şeyhler Derneği’nin çalışmasının çıkış noktalarından birini, köy halkının nesiller boyunca aktardığı bir anlatı oluşturdu.
Köy sakinlerinin anlatımına göre ikinci sırada bulunan türbelerden birinde çocuğu olmayan, hayırsever bir kadın yatıyor. Köyde sürdürülen gelenek gereği erkeklerin söz konusu türbenin içerisine girmediği ve dualarını dışarıdan okuduğu aktarılıyor.
Dernek, köy halkının hafızasında yüzyıllardır yaşayan bu anlatımı Osmanlı dönemine ait kayıtlarla karşılaştırdı.
KAYITLAR FİRUZE HATUN’U İŞARET ETTİ
Aşağı Şeyhler Derneği’nin 1516 ve 1576 tarihli tahrir kayıtlarına dayandırdığı değerlendirmeye göre, köy halkının sözünü ettiği hayırsever kadının Akşemseddin’in oğlu Avnullah Çelebi’nin kızı Firuze Hatun olabileceğine ilişkin işaretlere ulaşıldı.
Çalışmada Firuze Hatun’un Susuzdağ ve Burunpınar çevresindeki mülklerle bağlantısına dikkat çekilirken, kendi payını ruhuna her gün Kur’an’dan bir cüz okunması şartıyla vakfettiği ve soyunu devam ettirecek bir varisinin bulunmadığı öne sürüldü. Dernek, bu bilgilerin köy halkının nesiller boyunca aktardığı “çocuğu olmayan hayırsever kadın” anlatısıyla örtüştüğünü değerlendirdi.
AKŞEMSEDDİN’İN OĞLUNUN KAYIP KABRİ Mİ?
Firuze Hatun’a ilişkin yapılan eşleştirmenin ardından Aşağı Şeyhler Derneği, mezarlıktaki diğer sandukaları da aile silsilesi üzerinden değerlendirdi.
Çalışmada, 5 sandukanın bulunduğu bölümün Avnullah Çelebi ve ailesine ait bir hazire olabileceği öne sürüldü. Bu değerlendirmeye göre grubun en başında bulunan 1 numaralı türbenin Akşemseddin’in oğlu Avnullah Çelebi’ye ait olabileceği ifade edildi.
Böylece Avnullah Çelebi’nin uzun yıllardır yeri bilinmeyen kabrinin Çorum’un İskilip ilçesine bağlı Aşağışeyhler Köyü’nde bulunmuş olabileceği ihtimali gündeme geldi.
5 SANDUKA İÇİN 5 İSİM
Aşağı Şeyhler Derneği’nin tarihi kayıtlar, aile silsilesi, sözlü tarih ve türbelerin konumları üzerinden yaptığı değerlendirmeye göre sandukaların şu kişilerle bağlantılı olabileceği öne sürüldü:
1 numaralı türbe: Akşemseddin’in oğlu Avnullah Çelebi.
2 numaralı türbe: Avnullah Çelebi’nin oğlu ve Firuze Hatun’un kardeşi Nurhafız Çelebi.
3 numaralı türbe: Avnullah Çelebi’nin kızı Firuze Hatun.
4 ve 5 numaralı türbeler: Nurhafız Çelebi’nin oğulları olduğu değerlendirilen Ahmet ve Mehmet (Muhammed). Dernek, 1576 tarihli kayıtlarda Akşemseddin soyunda Ahmet ve Mehmet isimlerinin bulunmasını da değerlendirmesini destekleyen unsurlar arasında gösterdi.
1516 TARİHLİ ARAZİ KAYITLARI ÇALIŞMANIN MERKEZİNDE
Araştırmada sandukaların kimliklerinin değerlendirilmesinde önemli dayanaklardan biri olarak 1516 tarihli arazi kayıtları gösterildi.
Aşağı Şeyhler Derneği’nin çalışmasına göre söz konusu kayıtlarda Nurhafız Çelebi’nin bölgede çeşitli arazi ve çiftliklerle bağlantısı bulunuyor. Yaka-yı Avhat’taki Yusuf Çiftliği, “Kuzviran” olarak bilinen Zemin-i Çukur arazisi ve Nimetullah arazisi bunlar arasında gösteriliyor.
Susuz ve Burunpınar arazilerinin ise Yavuz Sultan Selim döneminde Nurhafız Çelebi ile Firuze Hatun’a temlik edildiği, Firuze Hatun’un buradaki hakkını daha sonra vakfa dönüştürdüğü ileri sürülüyor.
Dernek, bu kayıtları Avnullah Çelebi ailesinin Aşağışeyhler ve çevresiyle uzun süreli bağlantısının göstergelerinden biri olarak değerlendiriyor.
FİRUZE HATUN’UN VASİYETİNE İLİŞKİN 1861 KAYDI
Çalışmada daha sonraki yıllara ait bir Osmanlı kaydına da dikkat çekildi. Dernek, Ruus Defterleri No: 196-140 olarak gösterdiği kayda dayanarak Firuze Hatun adına gerçekleştirilen vakıf hizmetinin yaklaşık 350 yıl sonra da devam ettiğini belirtti.
Temmuz 1861 tarihli olduğu belirtilen kayıtta, Firuze Hatun’un ruhuna Kur’an okunmasına ilişkin görevin beratlı ve maaşlı görevliler eliyle sürdürüldüğü ve Hafız Ömer Efendi’nin bu görevle ilişkilendirildiği aktarılıyor.
KÖYDE BAŞKA TARİHİ ARAŞTIRMALAR DA YÜRÜTÜLÜYOR
Aşağışeyhler Köyü’nün Akşemseddin ve ailesiyle bağlantısına yönelik çalışmaların yalnızca bu araştırmayla sınırlı olmadığı görülüyor. Sanat tarihi uzmanı ve araştırmacı-yazar Ali Kılcı da Temmuz ayında köyde saha araştırması gerçekleştirdi. Kılcı’nın çalışmasında Akşemseddin’in 1440-1452 yılları arasındaki bölgedeki izleri ve ailesine ilişkin tarihi veriler üzerinde durulduğu bildirildi.
Aşağı Şeyhler Köyü Dernek Başkanı Ahmet Uysal da daha önce köydeki tarihi yapıların Akşemseddin’in evlatları ve torunlarından kalan miras olduğunu belirterek yapıların korunması ve restore edilmesi için çağrıda bulunmuştu.
KESİN TESPİT İÇİN BİLİMSEL İNCELEME GEREKİYOR
Aşağı Şeyhler Derneği’nin ortaya koyduğu çalışma, köyün sözlü hafızası ile Osmanlı kayıtlarını bir araya getirerek 5 sandukanın Avnullah Çelebi ve ailesiyle bağlantılı olabileceğine ilişkin dikkat çekici bir tez ortaya koyuyor.
Ancak sandukaların Avnullah Çelebi, Nurhafız Çelebi, Firuze Hatun, Ahmet ve Mehmet’e ait olduğu yönündeki eşleştirme şu aşamada Aşağı Şeyhler Derneği’nin tarihi belgeler ve sözlü kültür üzerinden yaptığı araştırma ve değerlendirme niteliği taşıyor. Kabirlerde yatan kişilerin kimliklerinin kesin olarak ortaya konulabilmesi için uzman tarihçiler, sanat tarihçileri ve ilgili kurumlar tarafından bilimsel inceleme yapılması gerektiği belirtiliyor.
Buna rağmen çalışma, Göynük’te türbesi bulunan Akşemseddin’in oğlu Avnullah Çelebi’nin kabrinin İskilip’teki Aşağışeyhler Köyü’nde bulunuyor olabileceği ihtimalini gündeme taşıyarak, Göynük’ten İskilip’e uzanan tarihi bağa ilişkin yeni bir araştırma alanı açtı.




