Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi akademisyenlerinin yürüttüğü bilimsel çalışmalar, ulusal ve uluslararası düzeyde destek almaya devam ediyor. Bu kapsamda BAİBÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Anakök’ün yürütücülüğünü yaptığı “OA0.5 Evrensel Kromatin Açıcı Element (UCOE) Tabanlı, Tanı ve Tedavi Amaçlı Rekombinant Monoklonal Antikor Üretim Platformu ve İmmünolojik Tanı Kiti Geliştirilmesi” başlıklı proje, TÜSEB tarafından desteklenecek projeler arasında yer aldı.

Proje kapsamında, hastalıkların tanısında ve tedaviye yönelik bilimsel araştırmalarda kullanılabilecek özel antikorların Türkiye’de üretilmesini sağlayacak bir altyapı oluşturulması planlanıyor. Geliştirilecek üretim platformunda elde edilen antikorlarla immünolojik tanı kiti hazırlanması, sağlık sektöründe kullanılan biyoteknolojik bileşenlerin yerli imkânlarla geliştirilmesi ve sürdürülebilir üretimin desteklenmesi amaçlanıyor.

Bolu’nun Gururu Oldular! Binlerce Proje Arasından Sıyrıldılar
Bolu’nun Gururu Oldular! Binlerce Proje Arasından Sıyrıldılar
İçeriği Görüntüle

“ANTİKORLARIN KALİTESİ, TANI KİTLERİNİN GÜVENİLİRLİĞİNDE ÖNEMLİ ROL OYNUYOR”

Projenin bilimsel önemine ilişkin açıklamalarda bulunan Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Anakök, antikorların hastalıkların tanısında kullanılan temel bileşenler arasında bulunduğunu belirterek, “Antikorlar, belirli bir hedefi tanıyabilen ve ona bağlanabilen özel proteinler olmakla birlikte tanı testlerinde, hastalıklarla ilişkili biyolojik işaretlerin saptanmasına yardımcı olur. Daha sade bir ifadeyle antikorlar, çok sayıda farklı maddenin bulunduğu bir örnek içerisinde aranan hedefi seçerek testin sonuç vermesini sağlayan temel bileşenler arasında yer alır. Bu nedenle kullanılan antikorların kalitesi, tanı kitlerinin doğru ve güvenilir sonuç vermesinde önemli rol oynar” dedi.

“TEDAVİ GELİŞTİRMEYE YÖNELİK ARAŞTIRMALAR İÇİN ÖNEMLİ BİR TEMEL”

Proje kapsamında üretilecek antikorların özelliklerine de değinen Anakök, “Projemizde üretilecek rekombinant monoklonal antikorlar, genetik bilgisi belirlenmiş ve laboratuvar ortamında hücreler tarafından üretilebilen antikorlardır. Bu antikorlar, tanı kitlerinin yanı sıra tedavi geliştirmeye yönelik araştırmalar için de önemli bir teknolojik temel oluşturur” ifadelerini kullandı.

“DIŞA BAĞIMLILIĞIN AZALTILMASINA KATKI SAĞLAMAYI HEDEFLİYORUZ”

Geliştirilecek üretim yöntemleriyle sürdürülebilir bir altyapı oluşturmayı amaçladıklarını vurgulayan Anakök, projenin yerli üreticilere sağlayabileceği katkılara dikkat çekerek, “Projemizde kullanacağımız yöntemlerle üretimin devamlılığını sağlamak istiyoruz. Projenin başarıyla tamamlanmasıyla, yerli tanı kiti üreticilerinin ihtiyaç duyduğu antikorların ülkemizde geliştirilmesine, üretim maliyetlerinin düşürülmesine ve dışa bağımlılığın azaltılmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz” diye konuştu.

Üniversitenin bilimsel araştırma altyapısının güçlendirilmesinin de projenin hedefleri arasında bulunduğunu belirten Anakök, “Aynı zamanda üniversitemizde antikor mühendisliği, hücre temelli üretim ve tanı kiti geliştirme alanlarındaki araştırma kapasitesinin güçlendirilmesini amaçlıyoruz” dedi.

TÜSEB tarafından desteklenmeye hak kazanan projeyle, BAİBÜ bünyesinde yerli antikor üretimine yönelik bilimsel çalışmaların geliştirilmesi, tanı teknolojileri alanında araştırma kapasitesinin artırılması ve sağlık biyoteknolojisinde yerli üretime katkı sunulması hedefleniyor.