19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla Bolu’da düzenlenen program, Demokrasi Meydanı’ndan başladı. Gaziler ve protokol üyeleri, buradan Anıtpark’ta bulunan Atatürk Anıtı’na kadar yürüdü.
Anıtpark’taki törende Atatürk Anıtı’na çelenklerin sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu.
Törene Bolu Valisi Abdulaziz Aydın, Bolu Milletvekili İsmail Akgül, Tugay ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Emrullah Öztürk, Bolu Belediyesi Başkan Vekili Mehmet Tuna Özcan, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Bolu Şubesi Başkanı Sami Dinçer, vali yardımcıları, siyasi parti temsilcileri, protokol üyeleri, gaziler, şehit yakınları ve vatandaşlar katıldı.

“BUGÜN GAZİLER GÜNÜ OLARAK ADDEDİLMİŞTİR”
Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı Türkiye Muharip Gaziler Derneği Bolu Şubesi Başkanı Sami Dinçer yaptı. Sakarya Meydan Muharebesi'nin ardından Mustafa Kemal Atatürk’e 19 Eylül 1921’de gazilik unvanı ve mareşal rütbesi verildiğini hatırlatan Dinçer, “Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasına müteakip, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk'e Büyük Millet Meclisi tarafından 19 Eylül 1921 günü mareşallik ve gazilik unvanı verilmiş ve bu vesileyle bugün Gaziler Günü olarak addedilmiştir.” diye konuştu.

“CANLARINI HİÇE SAYARAK VATAN, MİLLET, BAYRAK AŞKIYLA…”
Türk milletinin tarih boyunca bağımsızlığından taviz vermediğini belirten Dinçer, Anadolu’dan Kore ve Kıbrıs’a, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimine kadar verilen mücadelelere dikkat çekerek, “Tarih boyunca hür ve bağımsız yaşamış Türk milleti, işgal ve esarete alışık olmayan asil ve büyük bir millettir. Bu uğurda kendisini çepeçevre sarmış düşmanlarına karşı üç kıtada kılıç sallamış, zaferden zafere koşmuş, ecdadını örnek alarak Anadolu'da, Kore'de, Kıbrıs'ta, 15 Temmuz 2016'da vuku bulan hain darbe teşebbüsünde canlarını hiçe sayarak vatan, millet, bayrak aşkıyla tarihinde birçok savaşa girerek yüzünün akıyla çıkmıştır” dedi.

ATATÜRK’ÜN SÖZLERİNİ HATIRLATTI
Gaziliğin devlet ve millet nezdindeki önemine değinen Dinçer, Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Kahraman Türk ordusu, sizin kahramanlığınızla kazanılan büyük zaferin millet tarafından takdimine delalet eden bu unvanı ve rütbeyi ancak size izafe ederek bütün askerlik hayatımın en büyük iftiharı olarak taşıyacağım” sözlerini hatırlattı.

Şehit ve gazilerin hatıralarını yaşatmanın milletin en önemli görevlerinden biri olduğunu vurgulayan Dinçer, “Millî bağımsızlığımızı, vatanı, milleti ile bölünmez bütünlüğünü muhafaza etmek maksadıyla vatanımızın her bir karış toprağına kanlarını akıtan, Türk tarihine altın sayfalar yazdıran gazilerimizin, can veren şehitlerimizin hatıralarını yüceltmek ve onlara minnet, şükran duygularını ifade etmek milletimizin en büyük görevidir” ifadelerini kullandı.

“BU KAHRAMANLIK GÜNLERİNİ ŞEHİT VE GAZİLERİMİZE BORÇLUYUZ”
Kurtuluş Savaşı’nın Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin en önemli örneklerinden olduğunu kaydeden Dinçer, “Türk milleti bunun en güzel örneğini Atatürk'ün önderliğinde verilen Kurtuluş Savaşı'nda yapmıştır. ‘Ya istiklal ya ölüm’ sözü, bunu en güzel anlatan sözlerdendir. Türk tarihi böylesine kahramanlık günleriyle doludur. Bu kahramanlık günlerini şehit ve gazilerimize borçluyuz” diye konuştu.

Dinçer, Türkiye’yi bir çadıra benzeterek, “Ülkemizi bir çadır gibi görüyorum. Direği şehitlerimiz ve gazilerimiz, örtüsü ise onlardan güç alan Türk ulusudur. Her kim bu çadırı yıkmaya yeltenecek olsa, ecdadından, damarlarındaki asil kandan güç alan bu millet topyekûn ona karşı koyacak, bu uğurda gerekirse şehit ve gazi olmayı bir şeref sayacaktır” dedi.

Konuşmasının sonunda Dinçer, başta Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere vatan uğruna şehit olanları ve hayatını kaybeden gazileri anarak, hayatta olan gazilere şükranlarını sundu.









