Yeşilay Bolu Şubesi yönetimi, Bolu Gazeteci ve Yazarlar Derneği’ni (BGYD) ziyaret ederek yeni yönetime hayırlı olsun dileklerini iletti. Samimi bir ortamda gerçekleşen ziyarette Yeşilay ile basın arasındaki iş birliği imkanları, bağımlılıkla mücadele çalışmaları ve kent gündemine ilişkin konular ele alındı.
Ziyarette açıklamalarda bulunan Yeşilay Bolu Şube Başkanı Bayram Erden, özellikle çocuklar ve gençler arasında giderek yaygınlaşan akıllı telefon kullanımı ile dijital bağımlılık konusunda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Bolu'nun teknoloji okuryazarlığı ve dijital kullanım oranları bakımından Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu belirten Erden, bu durumun gelecekte ciddi sosyal sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu.

BOLU'DA AKILLI TELEFON KULLANIMI TÜRKİYE ORTALAMASININ ÜZERİNDE
Konuşmasında öğrenciler arasındaki akıllı telefon kullanım oranlarına ilişkin verileri paylaşan Erden, Bolu'nun Türkiye genelinde üst sıralarda yer aldığını söyledi. Erden, "İlimizde özellikle teknoloji okuryazarlığı konusunda dikkat edilmesi gereken bir durum söz konusu. Bunu elbette çerçeveli bir şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. 81 il içerisinde akıllı telefon kullanımı oranında ilkokul 4. sınıf düzeyinde ilk sıralardayız. Türkiye ortalaması yaklaşık yüzde 20-25 seviyelerindeyken Bolu'da bu oran yüzde 37'lere ulaşıyor. Bu sadece 4. sınıf öğrencileri için geçerli. 8. sınıfa geldiğimizde ise tablo daha da dikkat çekici hale geliyor. Türkiye ortalaması yaklaşık yüzde 63 seviyesindeyken Bolu'da yüzde 83 oranında akıllı telefon kullanımı var. Akıllı telefonu olan öğrenci sıralamasında Türkiye genelinde 4. sıradayız" dedi.

SOSYAL MEDYA İÇERİKLERİNDE KUMAR VE ALKOL VURGUSU
Akıllı telefon kullanımının beraberinde sosyal medya bağımlılığı riskini de getirdiğini belirten Erden, Yeşilay'ın yaptığı araştırmalara dikkat çekti. Sosyal medya içeriklerinin önemli bir bölümünün zararlı alışkanlıklarla bağlantılı olduğunu ifade eden Erden, "Sosyal medyanın nasıl bir bağımlılık aracı olduğunu artık biliyoruz. Yeşilay'ın yakın zamanda hazırladığı sosyal medya kullanım raporu var. Bu raporda öğrencilerimizin bağımlılıkla nasıl tanıştığını daha net görebiliyoruz. Sosyal medya içeriklerinin yaklaşık yüzde 30'u kumarla ilişkilendiriliyor. Yüzde 20'lik kısmı ise alkollü içeceklerle bağlantılı içeriklerden oluşuyor. Bu nedenle meseleye sadece çocuklarımızın elinde bir akıllı telefon var diye bakamayız" diye konuştu.

"ARTIK DİJİTAL MAHALLELER VE DİJİTAL SOKAKLAR VAR"
Geleneksel mahalle kültürünün yerini dijital dünyanın almaya başladığını vurgulayan Erden, çocukların zamanlarının büyük bölümünü ekran başında geçirdiğini söyledi. Erden, "Eskiden mahalle kavramımız vardı, sokaklarımız vardı. Bu alanların ne kadar güvenli olduğu zaman zaman tartışılırdı. Ancak bugün karşımızda dijital mahalleler, dijital sokaklar ve hatta dijital vatan dediğimiz bir gerçeklik var. Çünkü çocuklarımız bazen günün 12 saatinden fazlasını bu alanlarda geçiriyor. Böyle olunca daha güvenli, daha steril ve bağımlılıktan uzak dijital alanlara ihtiyaç duyuyoruz" ifadelerini kullandı.

"BU KONUDA CİDDİ BİR KRİZ VAR"
Devlet tarafından sosyal medya kullanımına yönelik bazı düzenlemelerin gündeme geldiğini hatırlatan Erden, özellikle 15 yaş altındaki çocukların dijital dünyada karşı karşıya kaldığı risklere dikkat çekti. "Devletimizin 15 yaş grubuna yönelik sosyal medya sınırlandırılması gibi bazı yasal düzenlemeleri var" diyen Erden, "Ancak burada sadece sosyal medya değil, oyunlar ve diğer dijital platformlar da var. Bu konuda ciddi bir krizle karşı karşıyayız. Eğer bu süreci doğru yönetemezsek ilerleyen yıllarda çok daha büyük sorunlarla karşılaşacağız. Dijital okuryazarlık konusuna yeniden ve güçlü şekilde eğilmemiz gerekiyor. Çocuklarımızın ne kadar süre ekran başında kaldığına, bu süreçleri nasıl yönettiğine ve dijital dünyada nasıl bir yaşam kurduğuna dikkat etmemiz gerekiyor" dedi.

"ALGORİTMALAR İNSANIN ZAYIFLIKLARI ÜZERİNE ÇALIŞIYOR"
Dijital platformların arkasındaki algoritmaların işleyişine de değinen Erden, kullanıcıların farkında olmadan yönlendirildiğini söyledi. "Eğer ekranın önündeki insanımızı korumak istiyorsak ekranın arkasındaki algoritmayı çok iyi bilmemiz gerekiyor" diyen Erden, "Algoritmalar insanın zayıflıkları üzerine çalışıyor. Amaç, kişinin zayıf noktalarını bulmak ve onu yönlendirmek. İnsan çoğu zaman kararları kendisinin verdiğini düşünüyor. Ancak bugün literatürde 'tercihlerin imalatı' diye bir kavram var. Tercihler aslında bir noktadan sonra üretiliyor. Siz bunu kendi kararınız zannediyorsunuz ama sürekli maruz kaldığınız içerikler sizi dönüştürüyor. Gözümüzle gördüğümüz, kulağımızla duyduğumuz şeyler zamanla bizi şekillendiriyor. Sürekli aynı içeriklere maruz kaldığımızda bunlara dönüşmemiz kaçınılmaz hale geliyor." dedi.

"ÇOCUKLARIMIZIN BEYNİ SATILIK DEĞİLDİR"
Konuşmasında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un açıklamalarına da değinen Erden, dijital platformların küresel etkisine dikkat çekti. Erden, "Macron bir açıklamasında, 'Gençlerimizi Amerika'nın platformlarına, Çin'in algoritmalarına teslim edemeyiz. Çocuklarımızın beyni satılık değildir' dedi. Biz de benzer kaygıları taşıyoruz. Bu süreci samimiyetle inşa etmemiz gerekiyor. Veri merkezlerini takip etmemiz, algoritmaların nasıl çalıştığını anlamamız gerekiyor. Çünkü insanımızı ve gençlerimizi korumak istiyorsak sadece ekranın önüne değil, ekranın arkasındaki sisteme de bakmak zorundayız" ifadelerini kullandı.
Bolu'nun diğer illerle kıyaslandığında dijital bağımlılık açısından risk taşıyan illerden biri olduğunu belirten Erden, dijital okuryazarlık konusunda ailelerin, eğitim kurumlarının ve kamu kuruluşlarının ortak çalışmalar yürütmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
“BAĞIMSIZ GELECEK, SAĞLIKLI NESİLLER” PLAKETİ TAKDİM EDİLDİ
Ziyaretin sonunda Yeşilay Bolu Şubesi tarafından BGYD Başkanı Mehmet Ali Atalay’a “Bağımsız Gelecek, Sağlıklı Nesiller” plaketi takdim edildi. Dernek yönetim kurulu üyelerine de Yeşilay bileklikleri takılırken, Yeşilay’ın yayınları ve dergileri hediye edildi. Program, dernek binası önünde çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.




