<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Bolu Haberleri - Bolu'nun En Güncel, Doğru ve Hızlı Haber Kaynağı | bolunabiz.com</title>
    <link>https://www.bolunabiz.com</link>
    <description>Bolu'nun en güncel haberlerini, son dakika gelişmelerini, yerel etkinlikleri ve önemli olayları bolunabiz.com'dan takip edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bolunabiz.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Bolu Nabiz haber sitesinin tüm içeriklerinin kullanım hakkı gizlidir, izinsiz ve izinli kullanılamaz @2025</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 07 Jun 2026 09:52:31 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bolunabiz.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bolu'da Liselilerin kombucha mantarından elde ettiği biyomateryal yanık tedavisinde kullanılabilecek]]></title>
      <link>https://www.bolunabiz.com/boluda-liselilerin-kombucha-mantarindan-elde-ettigi-biyomateryal-yanik-tedavisinde-kullanilabilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolunabiz.com/boluda-liselilerin-kombucha-mantarindan-elde-ettigi-biyomateryal-yanik-tedavisinde-kullanilabilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu'da meslek lisesi öğrencileri, kombucha mantarından yüzde 100 biyobozunur özellik taşıyan vegan deri üretti. Çevre dostu biyomateryalin, ileri düzey yanık tedavileri ile yapay damar üretiminde değerlendirilmesinin yanı sıra tekstil ve ambalaj sektöründe de kullanılabileceği belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bolu Mimar İzzet Baysal Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde yürütülen çalışma kapsamında öğrenciler ve biyoloji öğretmeni, biyolojik malzemelerden çevre dostu vegan deri üretti. Kombucha mantarının (SCOBY) tabakasından elde edilen materyalin tamamen doğal içeriklerden oluştuğu ve doğada yaklaşık 60 gün içerisinde çözünerek çevreye zarar vermeden yok olduğu ifade edildi. Üretilen biyomateryalin yanık tedavileri ve yapay damar üretiminde kullanılabileceği, bunun yanı sıra giyimden gıdaya kadar çok geniş bir kullanım potansiyeli taşıyor.</p>

<p><strong>"VEGAN DERİ ÜRETİMİ GERÇEKLEŞTİRDİK"</strong></p>

<p>Projeye ilişkin bilgi veren Biyoloji Öğretmeni Çiğdem Karaşahin Başer, öğrencilerle birlikte biyolojik malzemeler ve yapı teknolojilerini bir araya getiren yenilikçi bir çalışma yürüttüklerini belirterek, "Biz meslek lisesi olduğumuz için öğrencilerimiz biyolojik ürünlerle yapı malzemeleri gibi ürünleri bir arada kullanmak istediler. Fikir buradan çıktı. Saha çalışması yaptık, Ar-Ge çalışması yaptık bunlarla ilgili. Yaptığımız çalışmalar sonucunda ‘Hem biyolojiyi hem de yapı malzemelerini kullanarak bir vegan deri üretebilir miyiz?' bu sonuca vardık. Buradan, kombuçha mantarı olarak bilinen ama SCOBY dediğimiz bir fermente içecekten yararlanarak vegan deri üretimi gerçekleştirdik" dedi.</p>

<p><img height="413" src="https://bolunabizcom.teimg.com/bolunabiz-com/uploads/2026/06/image-658.png" width="624" /></p>

<p><strong>"HAYVANSAL HASSASİYETİ OLAN KİŞİLERİN KULLANABİLECEĞİ ÜRÜN"</strong></p>

<p>Tamamen doğal içeriklerden oluşan ürünün farklı sektörlerde değerlendirilebileceğine dikkat çeken Başer, "Ürettiğimiz ürün yüzde 100 biyobozunur bir ürün. Çevreye kesinlikle bir yan etkisi yok. İçerisinde herhangi bir kimyasal ya da plastik türevi bir malzeme kullanmadık. Oldukça geniş bir alanda kullanılabilir. Vegan bir ürün olduğu için hayvansal hassasiyeti olan kişilerin kullanabileceği ürünler olarak tasarlanabilir. Üzerine markalama teknolojisi kullandık endüstriyel alanda da kullanabilmek için. Deri, cüzdan, ayakkabı, çanta yapımında vegan yapı olarak kullanılabilir" diye konuştu.</p>

<p><strong>"YANIK TEDAVİLERİ VE YAPAY DAMAR ÜRETİMİNDE KULLANILABİLİYOR"</strong></p>

<p>Üretilen derinin ileri düzey yanıklarda ve yapay damar üretiminde kullanılabileceğini vurgulayan Başer, "Bunun dışında yaptığımız araştırmalarda yine gördük ki, ileri düzeyli yanık tedavilerinde, içeriğinde çok fazla nem bulundurduğu için buradan yanıklara müdahale edici olarak kullanılabiliyor. Yine yapay damar üretiminde kullanılabiliyor, böyle çalışmalar var. Bunun dışında da fermente içecek olarak da kullanılan, sağlıkta kullanıldığı yerler de var. Yani genel olarak çalıştığımız alanlarda oldukça fazla kullanım alanı olduğunu gördük" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img height="411" src="https://bolunabizcom.teimg.com/bolunabiz-com/uploads/2026/06/image-659.png" width="616" /></p>

<p><strong>"TEKRAR ÇEVREYE KAZANDIRILAN BİR DERİ ÜRETİMİ YAPMAK İSTEDİK"</strong></p>

<p>Projeyle çevre dostu bir deri üretmeyi hedeflediklerini belirten 11. sınıf öğrencisi Umut Kamil Çetin ise "Burada vegan deri üreterek tekrar çevreye kazandırılan veya kazandırılmak istenilen bir deri üretimini ortaya koymak istedik. Burada yaptığımız deri, bakteriler ve maya aracılığıyla burada fermente edilmiş ve bunun sayesinde ortaya çıkarılmış ve kurutmuş olduğumuz bir deri yapmaya çalıştık. Gıda sektöründe ambalaj olarak kullanılan, onun dışında hastanelerde yapay damar olarak kullanılan; cüzdan, çanta, ses, kulaklık bunun gibi kullanılan bir deri ve böyle kendi okulumuzun da logosunu barındıran bir ürün ortaya koymak istemiştik" şeklinde konuştu.</p>

<p><img height="403" src="https://bolunabizcom.teimg.com/bolunabiz-com/uploads/2026/06/image-660.png" width="627" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img class="" height="411" src="https://bolunabizcom.teimg.com/bolunabiz-com/uploads/2026/06/image-661.png" width="626" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık - Çevre</category>
      <guid>https://www.bolunabiz.com/boluda-liselilerin-kombucha-mantarindan-elde-ettigi-biyomateryal-yanik-tedavisinde-kullanilabilecek</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolunabizcom.teimg.com/crop/1280x720/bolunabiz-com/uploads/2026/06/bolu-liseli-ogrenciler-vegan-deri-urettiler-yanik-tedavisinde-kullanilacak.jpg" type="image/jpeg" length="67037"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bolu’da Euromelanom Haftasına Özel Muayene Uygulaması]]></title>
      <link>https://www.bolunabiz.com/boluda-euromelanom-haftasina-ozel-muayene-uygulamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolunabiz.com/boluda-euromelanom-haftasina-ozel-muayene-uygulamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Euromelanom Haftası kapsamında 2 ve 4 Haziran 2026 tarihlerinde Dermatoloji Polikliniğinde randevusuz “ben” muayenesi gerçekleştirecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bolu İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Euromelanom Haftası kapsamında vatandaşlara yönelik ücretsiz ve randevusuz ben muayenesi hizmeti verecek. Dermatoloji Polikliniğinde gerçekleştirilecek muayenelerle cilt kanserlerinin erken teşhisine dikkat çekilmesi amaçlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bolu İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından yapılan duyuruda, Euromelanom Haftası dolayısıyla 2 Haziran ve 4 Haziran 2026 tarihlerinde Dermatoloji Polikliniğinde randevusuz “ben” muayenesi yapılacağı bildirildi.</p>

<p>Cilt sağlığı konusunda farkındalık oluşturmayı hedefleyen uygulama kapsamında vatandaşlar, herhangi bir randevu almadan dermatoloji uzmanlarına muayene olabilecek. Özellikle benlerinde şekil, renk veya büyüklük değişikliği fark eden kişilerin muayeneden yararlanmasının önem taşıdığı belirtildi.</p>

<p>Hastane yönetimi tarafından yapılan açıklamada, erken teşhisin cilt kanserleriyle mücadelede hayati öneme sahip olduğuna dikkat çekilerek, ihtiyaç duyan tüm vatandaşların belirtilen tarihlerde Dermatoloji Polikliniğine başvurabileceği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sinem Altunay</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık - Çevre</category>
      <guid>https://www.bolunabiz.com/boluda-euromelanom-haftasina-ozel-muayene-uygulamasi</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolunabizcom.teimg.com/crop/1280x720/bolunabiz-com/uploads/2026/06/bolu-izzet-baysal-egitim-ve-arastirma-hastanesi-ucretsiz-ben.jpg" type="image/jpeg" length="12397"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bolulu Hastanın Hayatını Kurtaran Operasyon]]></title>
      <link>https://www.bolunabiz.com/bolulu-hastanin-hayatini-kurtaran-operasyon</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolunabiz.com/bolulu-hastanin-hayatini-kurtaran-operasyon" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu’nun Gerede ilçesinden tedavi için Denizli’ye giden 70 yaşındaki Yunus Saral ile Düzceli Cemal Topkara, farklı yöntemlerle gerçekleştirilen başarılı bypass ameliyatlarının ardından sağlıklarına kavuşarak taburcu edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kalp ve damar rahatsızlığı nedeniyle tedavi arayışına giren Yunus Saral (70) ile Cemal Topkara (49), tedavi için Denizli'ye gelerek Özel Tekden Hastanesi'nde ameliyat oldu. Her iki hastaya da yapılan anjiyografi sonrasında bypass operasyonu uygulanmasına karar verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bolu'nun Gerede ilçesinden Denizli'ye gelen Yunus Saral'ın, yapılan tetkiklerde aort damarında yaygın kalsifikasyon tespit edilmesi üzerine küçük kesili bypass yöntemi uygun görülmedi. Bunun yerine klasik sternotomi yöntemiyle, ancak kalp durdurulmadan gerçekleştirilen operasyon başarıyla tamamlandı. Ameliyat sonrası iyileşme süreci olumlu seyreden hastanın, operasyonun ardından 6'ncı günde taburcu edildi.</p>

<p>Düzce'nin Yığılca ilçesinden gelen Cemal Topkara için ise günlük yaşamına kısa sürede dönebilmesi amacıyla küçük kesili bypass yöntemi tercih edildi. Özellikle aktif çalışma hayatı bulunan hastalarda tercih edilen bu yöntemin, hem estetik açıdan hem de iyileşme süresinin kısalığı bakımından avantaj sağladığı belirtildi. Operasyon sonrası hızlı toparlanan Topkara'nın taburcu olduktan sonra Düzce'ye özel aracıyla dönebilecek sağlık durumuna ulaştığı ifade edildi.</p>

<p><img height="309" src="https://bolunabizcom.teimg.com/bolunabiz-com/uploads/2026/05/bolulu-hastanin-hayatini-kurtaran-operasyon.jpg" width="550" /><br />
Ameliyatları gerçekleştiren Prof. Dr. Kemalettin Erdem, kalp durdurulmadan yapılan bypass operasyonlarının hastalarda daha az kan kaybı, daha düşük komplikasyon riski ve daha hızlı iyileşme sağladığını belirtti. Özellikle uygun hastalarda küçük kesili yöntemlerin iş ve sosyal yaşama dönüş süresini önemli ölçüde kısalttığını kaydetti.<br />
Tedavi sürecine ilişkin konuşan Yunus Saral ve Cemal Topkara ise, tavsiyesiyle Denizli'ye geldiklerini ve ameliyat sürecinin beklentilerinin üzerinde olumlu geçtiğini belirterek, Denizli Özel Tekden Hastanesi çalışanlarına teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık - Çevre</category>
      <guid>https://www.bolunabiz.com/bolulu-hastanin-hayatini-kurtaran-operasyon</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolunabizcom.teimg.com/crop/1280x720/bolunabiz-com/uploads/2026/05/boludan-denizliye-giden-geredeli-hasta-kalbi-durdurulmadan-kalp-ameliyai-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="15958"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KKKA Riski Bolu’yu da Kapsıyor: Uzmandan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://www.bolunabiz.com/kkka-riski-boluyu-da-kapsiyor-uzmandan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolunabiz.com/kkka-riski-boluyu-da-kapsiyor-uzmandan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Ali Eroğlu, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi riskinin Bolu’nun da içinde yer aldığı Kuzey Anadolu hattında görüldüğünü belirterek, kene ile karşılaşıldığında vakit kaybetmeden doğru müdahalenin hayati önem taşıdığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, havaların ısınmasıyla birlikte görülmeye başlanan kenelerle ilgili uyarılarda bulunarak, "İnsanlar vücudunda keneyi gördüğü zaman bir sağlık kuruluşuna gitmek istiyor. Hayır, keneyi gördüğünüz zaman çıplak el olmamak suretiyle hemen alacaksınız" dedi.</p>

<p>TVHB Başkanı Ali Eroğlu, bir dizi program için Kastamonu'yu ziyaret etti. Eroğlu, basın mensuplarına Kurban Bayramı sebebiyle yaşanacak hayvan hareketliliği ve yaz mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte görülmeye başlanan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarıyla ilgili uyarılarda bulundu.</p>

<p><strong>"KUZEY ANADOLU PLATOSU'NDAKİ İLLERİMİZDE DE GÖRÜLDÜ"</strong></p>

<p>Geçen yıl kene kaynaklı 15 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Eroğlu, nisan ayı ile kasım ayı arasında Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi vakalarının görüldüğünü dile getirdi. Mücadelede halkın bilinçlendirilmesinin önemine değinen Eroğlu, "Önce 22 ilimizde, özellikle İç Anadolu ile Karadeniz arasındaki Tokat, Sivas, Gümüşhane, Erzincan, bu tarafa doğru Bolu'ya kadar olan Kuzey Anadolu Platosu'ndaki illerimizde görüldü, daha sonraki yıllarda diğer illerimize yayılmaya başladı. Bir ara vaka görülen il sayısı 30'u geçti" dedi.</p>

<p><strong>"'AMAN ELİNİZİ ATMAYIN, MÜDAHALE ETMEYİN' DEMEK ÇOK YANLIŞ"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Keneden korunmak için vatandaşlara tavsiyelerde bulunan Eroğlu, "Biz 'keneden korkma, geç kalmaktan kork' diyoruz. İnsanlar vücudunda keneyi gördüğü zaman bir sağlık kuruluşuna gitmek istiyor. Hayır, keneyi gördüğünüz zaman çıplak el olmamak suretiyle, elinize bir poşet falan geçirerek keneyi hemen alacaksınız. Kene insan vücuduna yapıştığı zaman yaklaşık 12 saat etkeni vermez. Beslenir, kan emer, şişer ondan sonra etkeni vermeye başlar. Ne zaman yapıştığını bilmediğiniz için kene ezilmeden hemen uzaklaştırılacak" diye konuştu.</p>

<p>Keneyi çıkardıktan sonra sağlık kuruluşlarına başvurmak gerektiğini belirten Eroğlu, "O bir kıymık parçası gibi kalır, başka bir zararı olmaz. 'Aman elinizi atmayın, müdahale etmeyin' demek çok yanlış" diye konuştu.</p>

<p><strong>"HAYVANCILIKLA UĞRAŞANLARIN SORUMLULUK BİLİNCİYLE HAREKET ETMESİ LAZIM"</strong></p>

<p>Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde çiftçilere uyarılarda bulunan Eroğlu, şap ve benzeri hastalıklar riskine karşı kurbanlık hayvanlara yönelik tedbirlerin alındığını kaydederek, "Kurban dolayısıyla hayvan sirkülasyonu aşırı derecede artıyor. Kontrolsüz hayvan hareketleri olmayacak. Hayvanlar, aşılandığını belirten veteriner hekim sağlık raporlarıyla taşınması lazım. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kurulan yol denetim istasyonlarında araçlar durdurulup belgelere bakılıyor; belgesi yoksa ceza işlemi var. Hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımızın sorumluluk bilinciyle hareket etmesi lazım" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık - Çevre</category>
      <guid>https://www.bolunabiz.com/kkka-riski-boluyu-da-kapsiyor-uzmandan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolunabizcom.teimg.com/crop/1280x720/bolunabiz-com/uploads/2026/05/bolu-kkka-icin-uyari-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="52449"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bolu’da Dikkat Çeken Çevre Projesi]]></title>
      <link>https://www.bolunabiz.com/boluda-dikkat-ceken-cevre-projesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolunabiz.com/boluda-dikkat-ceken-cevre-projesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu Gerede’deki jelatin fabrikası, günlük 2 bin 500 ton atık suyu arıtarak üretime geri kazandırdı. “Sonsuz çevrim” projesiyle su tüketimi önemli ölçüde azaltıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bolu'da üretim yapan jelatin fabrikası, kurduğu yeni sistemle günlük 2 bin 500 ton atık suyu arıtarak üretime geri kazandırdı. 'Sonsuz çevrim' adı verilen projeyle su ayak izini yarı yarıya düşüren tesisin arıtılan suyun doğallığını ve temizliğini göstermek için kurduğu akvaryumda Japon balığı besleniyor.</strong></p>

<p>İstanbul ve Bolu'daki tesislerinde gerçekleştirdiği üretimle 70'ten fazla ülkeye ihracat yapan Halavet Gıda, sürdürülebilir üretimi vizyonunun merkezine koymaya devam ediyor. Yüzde 100 güneş enerjisiyle çalışan fabrikalarıyla karbon ayak izini azaltan şirket, doğaya duyarlı dönüşümünün en somut adımlarından biri olan su geri kazanım projesini Gerede'deki tesisinde kamuoyuna tanıttı. Düzenlenen lansman törenine Gerede Kaymakamı Fatih Kaya, Gerede Belediye Başkanı Mustafa Allar, İskefe Holding CEO'su Yusuf Aydemir ve davetliler katıldı.</p>

<p><img height="454" src="https://bolunabizcom.teimg.com/bolunabiz-com/uploads/2026/04/image-361.png" width="700" /></p>

<p><strong>"KULLANDIĞI SUYU ARITTIKTAN SONRA GERİ KAZANIP SONSUZ ÇEVRİMDE KULLANAN FABRİKA HALİNE GELDİK"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Törende projenin tanıtımını gerçekleştiren İskefe Holding CEO'su Yusuf Aydemir, "Öncelikle Halavet Gıda'nın bulunduğumuz tesisi, Bolu Gerede ilçesinde bulunmakta ve 30 bin metrekare üzerinde yer almaktadır. Bu tesis sahip olduğu kapasiteyle, Avrupa'da bulunan en büyük kapasiteli tesistir. Bu tesisimizin temel özelliklerinden biri; kullandığı bütün suyu, deşarj limitlerine uygun şekilde ve 24 saat Sürekli Atıksu İzleme Sistemi (SAİS) kabininden izlenmek suretiyle alıcı ortama deşarj etmektedir. Ortalama günlük kullandığımız su miktarı 5 bin 500-6 bin ton aralığındadır. Burada günlük olarak aldığımız suyu tamamen arıttıktan sonra geçen yıla kadar deşarj ediyorduk. Bu arada 2025 yılı hem bölgemiz hem Türkiye genelinde kuraklığın yaşandığı ve su bulmanın ve suya ulaşmanın zorlaştığı bir yıl oldu. Biz 2025 yılı içinde yaptığımız araştırmalarda örnek aldığımız bir proje gördük. Bu proje Yalova'da bir tesiste uygulanmıştı ve aynı proje ekibiyle çalıştık. Onların projesi bin metreküp/gün geri kazanım tesisiydi, kağıt üretimi, hijyenik kağıt. Biz de bu projeyi kendimize adapte ettik ve kullandığımız suyun yaklaşık yarısı olan 2 bin 500 metreküp/gün kapasiteli bir su geri kazanım tesisi kurduk. Bu tesisi makine ekipman olarak kurmanın yanında, bu tesisin çalışması için gerekli yatırımlar ve tesisatlarla beraber yaklaşık 6 aylık bir süreçte bu tesisi devreye aldık. Şu anda sahip olduğumuz tesis aslında suyu sektördeki rakiplerine göre az kullanan ve tamamen arıtan bir tesisken, bir ileri boyuta daha geçirdik ve kullandığı suyu arıttıktan sonra geri kazanıp, sonsuz çevrimde kullanmaya devam eden bir özellik kazandırdık tesisimize" dedi.</p>

<p><img class="" height="455" src="https://bolunabizcom.teimg.com/bolunabiz-com/uploads/2026/04/image-364.png" width="695" /></p>

<p><strong>"DOĞADAKİ SU SONSUZ DEĞİL, BİZ YAPILABİLİR OLDUĞUNU GÖSTERMEK İSTİYORUZ"</strong></p>

<p>Kurulan sistemin kaynak verimliliğine olan katkısını vurgulayan ve geri dönüştürülen suyla kurdukları akvaryumun çevredeki öğrencilere ve sanayicilere örnek olmasını hedeflediklerini belirten Aydemir, "Sayısal olarak söylemem gerekirse günlük 5 bin ton su ihtiyacımız varken, şu anda günlük 2 bin 500 ton su ihtiyacıyla 5 bin tonluk su kullanımı yapabiliyoruz. Sonsuz çevrimde geri kazanım bize bunu sağladı. Yani çevreden daha az miktarda temiz su ihtiyacı ile aslında su kaynaklarını daha az kullanmaya ve su ayak izimizi azaltmaya çalışıyoruz. Bu sayede hem örnek bir işletme olmayı hem karbon ve su ayak izlerini küçültmeyi hedefliyoruz. Doğadaki su sonsuz değil. Dolayısıyla bu döngüden ne kadar az su çekersek ve kullandığımız suyu ne kadar temiz bir şekilde bu döngüye geri salarsak üstümüze düşeni yapmış oluruz. Biz burada örnek bir işletme olarak aslında arıtmamızın çıkışında deşarj ettiğimiz suyla doldurduğumuz bir akvaryum da koyduk, sizler de gördünüz. O akvaryumla aslında şunu sağlamaya çalışıyoruz; bu ilçede okuyan bütün öğrencileri bu akvaryumu görmeye, bu fabrikanın atık suyunun arıtıldığı tesisi görmeye davet ediyoruz. O akvaryumdan aslında yapmamızın maksadı şu: Biz çevreye saygı duyuyoruz ve bu yapılabilir. Bunun yapılabilir olduğunu göstermek istiyoruz. Bu projeyle çok zor bir iş yaptığımızı vurgulamak istemiyoruz. Bu evet, zor bir iş ama yapılabilir. Belki bir komşumuz daha iyisini yapacak. Karşımızdaki Deri OSB bunun daha gelişmişini yapacak, zaten böyle olmalı. Böyle olursa biz üstümüze düşen görevi yapmış oluruz çevreye karşı" ifadelerine yer verdi.</p>

<p><img height="457" src="https://bolunabizcom.teimg.com/bolunabiz-com/uploads/2026/04/image-363.png" width="695" /></p>

<p><strong>"BOLU ÇOK SU KULLANAN BİR İL"</strong></p>

<p>Gerede'nin ve Bolu'nun sanayi potansiyeline vurgu yaparak, bölgedeki çevre kirliliği algısını bu tür projelerle yıkmak istediklerinin altını çizen Aydemir, "Bolu ilinde su geri kazanım kapasitesi olarak sahip olduğumuz kapasite en büyük kapasite. Bunun aşılmasını dilerim. Bolu çok su kullanan bir il. Tavuk sektörüyle, gıda sektörüyle aslında üretime, istihdama çok katkı veren bir il. Ve özellikle ilçemiz suların kirletilmesi, derelerin atık sularla zehirlenmesiyle duyulacak yerde, aslında su geri kazanım, su arıtma ve bu tür güzel faaliyetlerle ve pozitif çalışmalarla hem ismimizin duyurulması hem de bölgede gerçekten bunun yapılabilir olduğunu göstermek açısından bizim için kıymetli. Lansmana katılan herkese çok teşekkür ederim" diye konuştu.</p>

<p>Tören, tesisin gezilmesi ve su geri kazanım sisteminin işleyişi hakkında katılımcılara bilgi verilmesinin ardından sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.bolunabiz.com/boluda-dikkat-ceken-cevre-projesi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolunabizcom.teimg.com/crop/1280x720/bolunabiz-com/uploads/2026/04/bolu-gerede-jelatin-fabrikasi-atik-su-donusumu-japon-baliklari-1.jpg" type="image/jpeg" length="55081"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şiddet Neden Artıyor? Uzman Açıkladı]]></title>
      <link>https://www.bolunabiz.com/siddet-neden-artiyor-uzman-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolunabiz.com/siddet-neden-artiyor-uzman-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk ve Ergen Psikoloğu Buse Başakgil, okullarda artan şiddet olaylarına dikkat çekerek “kopya davranış” etkisine karşı uyardı. Şiddetin bireysel değil toplumsal bir sorun olduğuna vurgu yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Toplumun her alanında tüm canlıları ilgilendiren şiddet sarmalı, son günlerde 'okullarda şiddet' olarak kendini gösterdi. Olaylar ilk ele alındığında münferit gibi görülse de toplumsal bir sorun olarak okunması ve önleyici yaklaşımın buna göre ele alınması son derece önemli.</strong></p>

<p>Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, Çocuk ve Ergen Psikoloğu Buse Başakgil, konuyu toplumsal olarak ele aldığı açıklamasında "kopya davranış" etkisine dikkat çekiyor. Psikolog Buse Başakgil: "Son günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda yaşanan silahlı saldırıların art arda gelmesi, literatürde "taklit etkisi" ya da "kopya davranış" olarak adlandırılan bir süreci akla getiriyor. Özellikle ergenlik dönemindeki bireyler kimlik gelişiminin hassasiyeti ve aidiyet arayışı nedeniyle dış uyaranlara daha açık hale gelir. Bu tür olayların yoğun biçimde görünür olması, risk altındaki gençlerde "benzer bir eylemle dikkat çekebilirim" düşüncesini tetikleyebilir. Şiddet davranışının medyada detaylı ve dramatik şekilde sunulması, bazı bireylerde duyarsızlaşmaya yol açarken, bazılarında ise eylemi bir "çözüm" ya da "kendini ifade biçimi" olarak algılamaya neden olabilir. Özellikle kendini dışlanmış, değersiz ya da öfkeli hisseden gençler için bu tür olayların model oluşturabildiğini söyleyebiliriz." diyor.</p>

<p><strong>ŞİDDETE TOPLUMSAL MÜDAHALE ŞART!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şiddet olayları karşısında tüm aktörlerin bir arada hareket etmesi ve ortak bir dil kullanmasının önemini vurgulayan Psikolog Buse Başakgil: "Okullarda şiddetin artışı çok boyutlu bir sorun olmakla birlikte yalnızca bireysel değil, toplumsal müdahale de gerektirir. Öncelikle erken önleyici ruh sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi, okullarda psikolojik danışman sayısının artırılması kritik önem taşır. Medya, eğitim sistemi ve aileler arasında tutarlı bir dil oluşturulmalı, şiddeti normalleştiren söylemlerden kaçınılmalıdır. Ayrıca çocuklara erken yaşlardan itibaren duygu düzenleme ve problem çözme becerileri kazandırılması büyük önem taşır. Şiddet olaylarının görünürlüğünün artması iki yönlü etki yaratabilir. Bir yandan farkındalığı artırarak önleyici adımları hızlandırabilirken, diğer yandan özellikle risk altındaki bireylerde "model alma" ve "duyarsızlaşma" etkisi yaratabilir. Bu durum sosyal öğrenme kuramı çerçevesinde değerlendirildiğinde, özellikle çocuklarda ve ergenlerde davranışın taklit edilme ihtimali artabilir."</p>

<p><strong>ŞİDDET BİR SONUÇ: ASIL SORUN İHMAL</strong></p>

<p>"Ebeveynler için en etkili koruma yöntemi, çocukla kurulan açık ve güvene dayalı iletişimdir. Aşırı kontrolcü ya da tamamen serbest bırakıcı yaklaşımlar yerine, sınırları net ama esnek bir ebeveynlik modeli benimsenmelidir. Çocuğun sosyal çevresi, dijital kullanımı ve duygusal durumu yakından gözlemlenmelidir. Aynı zamanda çocukların kendilerini ifade edebilecekleri güvenli alanlar oluşturulmalıdır. Şiddet eğilimini artıran faktörler arasında dürtü kontrol sorunları, düşük empati becerisi ve yoğun öfke birikimi gibi psikolojik etmenler yer alır. Çevresel olarak ise aile içi şiddet, ihmal, akran zorbalığı ve sosyoekonomik zorluklar önemli risk faktörleridir. Ayrıca medyada şiddete sık maruz kalmak da duyarsızlaşmaya yol açabilir. Bu faktörler çoğu zaman bir arada bulunarak riski katlayıcı etki gösterir. Aile içi iletişim, çocuğun duygusal gelişiminin temel belirleyicisidir. İhmal edilen veya şiddete maruz kalan çocuklarda saldırgan davranışların görülme ihtimali belirgin şekilde artar. Çocuk, gördüğü davranışı model alarak problem çözme yöntemi olarak şiddeti içselleştirebilir."</p>

<p><strong>AKRAN ZORBALIĞI DAHA CİDDİ ŞİDDET EYLEMLERİNİN HABERCİSİ OLABİLİR!</strong></p>

<p>Akran zorbalığının pekiştirilmiş bir davranış olarak devam etmesinin daha ciddi şiddete dönüşebileceği vurgulayan Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, Çocuk ve Ergen Psikoloğu Buse Başakgil: "İçe kapanma depresyon veya kaygı belirtisi olabilirken, ani öfke patlamaları bastırılmış duyguların dışa vurumu olabilir. Akran zorbalığı, şiddetin hem bir türü hem de daha ağır şiddet davranışlarının habercisi olabilir. Zorbalığa maruz kalan çocuklar ilerleyen süreçte ya içe kapanabilir ya da saldırgan davranışlar geliştirebilir. Aynı şekilde zorbalık yapan çocuklar da bu davranışı pekiştirerek daha ciddi şiddet eylemlerine yönelebilir. Bu nedenle zorbalık erken dönemde mutlaka ele alınmalıdır. Ayrıca, çocuklarla dijital içeriklerdeki şiddet hakkında konuşmamak yerine açık ve yaşa uygun bir şekilde iletişim kurmak daha sağlıklıdır çünkü çocuklar bu içeriklerle zaten karşılaşır ve rehberliğe ihtiyaç duyar. Açık konuşmalar, onların gerçek ile kurgu arasındaki farkı anlamasına yardımcı olur. Korku, merak veya kaygı gibi duygularını ifade etmelerini kolaylaştırır. Küçük yaşlarda basit ve net açıklamalar yapmak önemlidir. Daha büyük çocuklarla şiddetin sonuçları üzerine konuşulabilir. Ebeveynlerin soru sorarak diyalog kurması, çocukların düşünmesini destekler. Tamamen yasaklamak veya konuyu görmezden gelmek genellikle ters etki yaratır. Bu nedenle en doğru yaklaşım, güvene dayalı ve sürekli bir iletişim kurmaktır.".</p>

<p><strong>ÇOCUKLAR DAİMA SİNYAL VERİR!</strong></p>

<p>Eğitimciler ve ailelere düşen görev ve destekleyici süreç hakkında bilgi veren Psikolog Buse Başakgil: "Öğretmenler, yargılayıcı ve suçlayıcı bir dilden kaçınarak kapsayıcı ve destekleyici bir iletişim kurmalıdır. Öğretmenler de aileler de net ve tutarlı sınırlar koyarak hangi davranışların kabul edilemez olduğunu açıkça ifade etmelidir. Gerekli durumlarda okul rehberlik servisi ve aile ile iş birliği yapılması, sürecin daha etkili yönetilmesini sağlar.</p>

<p>Çocuğun davranışlarında belirgin ve şiddeti artan değişiklikler gözlemleniyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır. Yoğun kaygı, uyku sorunları, sınır problemleri, sosyal geri çekilme veya agresif davranışlar önemli sinyallerdir. Ayrıca çocuk kendine ya da başkalarına zarar verme eğilimi gösteriyorsa gecikmeden destek alınmalıdır. Erken müdahale her zaman daha etkili sonuç verir."</p>

<p><strong>"RİSK ALTINDAKİ ÖĞRENCİLER ERKEN DÖNEMDE TESPİT EDİLMELİ"</strong></p>

<p>Kriz sonrası rutin sürece hızlıca dönülmesinin önemini vurgulayan Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, Çocuk ve Ergen Psikoloğu Buse Başakgil: "Okullarda psikolojik güvenlik ortamını yeniden inşa etmek, yalnızca fiziksel önlemlerle değil, öğrencinin kendini duygusal olarak güvende hissettiği bir iklim oluşturmakla mümkündür. Bunun için öncelikle öğrencilerin kendilerini ifade edebileceği, yargılanmadan dinleneceği açık iletişim kanalları kurulmalıdır. Okul yönetimi, öğretmenler ve rehberlik servisleri arasında güçlü ve koordineli bir iş birliği sağlanarak risk altındaki öğrenciler erken dönemde tespit edilmelidir. Rehberlik servisleri kriz öncesinde, davranış değişiklikleri, içe kapanma, öfke patlamaları ve zorbalık eğilimleri gibi erken uyarı sinyallerini sistematik biçimde izlemelidir. Yanlış bilgilerin ve söylentilerin önüne geçmek için yaşa uygun, net ve doğru bilgilendirme yapılmalıdır. Yoğun kaygı, korku veya travma belirtileri gösteren öğrenciler bireysel olarak değerlendirilmeli ve gerekli durumlarda uzman desteğine yönlendirilmelidir. Ayrıca kriz sonrası süreçte rutinlerin mümkün olduğunca hızlı şekilde yeniden kurulması, çocukların kontrol ve güven duygusunu artırır. Psikolojik ilk yardım kısa vadeli bir destek olmakla birlikte, uzun vadeli izleme ve gerektiğinde psikososyal müdahalelerle devam ettirilmelidir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Basın Bülteni</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık - Çevre</category>
      <guid>https://www.bolunabiz.com/siddet-neden-artiyor-uzman-acikladi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolunabizcom.teimg.com/crop/1280x720/bolunabiz-com/uploads/2026/04/bolu-uzman-uyardi-kopya-davranis-tehlikesi-saldirilar.jpg" type="image/jpeg" length="25738"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bolu’da Şaşırtan Ameliyat! 14 Yaşındaki Öğrenciden Dev Kist]]></title>
      <link>https://www.bolunabiz.com/boluda-sasirtan-ameliyat-14-yasindaki-ogrenciden-dev-kist</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolunabiz.com/boluda-sasirtan-ameliyat-14-yasindaki-ogrenciden-dev-kist" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu’da 14 yaşındaki öğrencinin karnından 3,5 kilogram ağırlığında kist çıkarıldı. İzzet Baysal Devlet Hastanesi’nde yapılan başarılı operasyon sonrası hasta taburcu edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bolu'da fazla kilolarından kurtulmak amacıyla hastaneye başvuran 14 yaşındaki lise öğrencisinin karnından ameliyatla 3,5 kilogram ağırlığında kist alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgiye göre, kentte yaşayan 14 yaşındaki lise öğrencisi B.Ö., kilo verme isteğiyle sağlık kuruluşuna başvurdu. İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi'nde gerçekleştirilen tetkik ve ultrason incelemelerinde, hastanın karın boşluğunda büyük çaplı bir kitle olduğu belirlendi. Teşhisin ardından Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Metin Tahaoğlu tarafından ameliyata alınan B.Ö.'nün karnından yaklaşık 30 santimetre genişliğinde ve 3,5 kilogram ağırlığındaki kist başarılı operasyonla çıkarıldı. Ameliyat sonrası 3 gün hastanede müşahede altında tutulan hasta, tedavisinin tamamlanmasının ardından sağlığına kavuşarak taburcu edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık - Çevre</category>
      <guid>https://www.bolunabiz.com/boluda-sasirtan-ameliyat-14-yasindaki-ogrenciden-dev-kist</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 17:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolunabizcom.teimg.com/crop/1280x720/bolunabiz-com/uploads/2026/04/bolu-saglik-kist-ogrenci-ameliyat-cocuk-cerrahi.jpg" type="image/jpeg" length="79335"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bolu’da Sessiz Tehlike! 2 Yıllık Açık Artık Kronik]]></title>
      <link>https://www.bolunabiz.com/boluda-sessiz-tehlike-2-yillik-acik-artik-kronik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolunabiz.com/boluda-sessiz-tehlike-2-yillik-acik-artik-kronik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu’nun değerlendirmesine göre, iki yıllık yağış açığı kronik hale gelirken Bolu’nun da içinde bulunduğu Marmara hattında kuraklık sinyalleri sürüyor. Uzmanlar, özellikle su kaynakları açısından riskin giderek arttığına dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kadıoğlu, AA muhabirine, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün (MGM) 2026 Şubat Standart Yağış İndeksi (SPI) haritalarını değerlendirdi.</p>

<p>Haritaların farklı zaman ölçeklerinde birlikte değerlendirilmesiyle Türkiye genelinde çok katmanlı bir kuraklık tablosu ortaya çıktığına dikkati çeken Kadıoğlu, "24 aylık SPI verileri, Eskişehir, Kütahya, Afyon, Uşak ve Ankara'nın batı kesimlerinde olağanüstü ve çok şiddetli kuraklık seviyelerine işaret ediyor. Bu durum, iki yıllık yağış açığının artık kronik hale geldiğini gösteriyor." dedi.</p>

<p>Kadıoğlu, Marmara Bölgesi'nde de benzer bir tablo olduğuna işaret ederek, Bursa, Bilecik, <strong>Bolu</strong> ve Sakarya çevresinde hem 24 hem de 12 aylık verilerde kuraklık sinyallerinin sürdüğünü, bunun su kaynakları açısından risk oluşturduğunu söyledi.</p>

<p><img height="366" src="https://bolunabizcom.teimg.com/bolunabiz-com/uploads/2026/03/boluda-aniden-baslayan-ve-yaklasik-20-dakika-suren-1592488817993.jpg" width="550" /></p>

<p><strong>DOĞUDA YAĞIŞLAR ARTTI, TAŞKIN RİSKİ YÜKSELDİ</strong></p>

<p>Kısa vadeli verilere göre Türkiye'nin doğu yarısında kış yağışlarının güçlü geçtiğini belirten Kadıoğlu, "Sivas'tan Hakkari'ye uzanan hatta çok nemli ve yer yer olağanüstü nemli değerler görülüyor. Bu durum tarımsal üretim açısından olumlu ancak sel ve taşkın riskini de beraberinde getiriyor." ifadesini kullandı.</p>

<p>Kadıoğlu, özellikle Güneydoğu Anadolu'da Diyarbakır, Şırnak, Siirt, Batman ve Mardin çevresinde yağışların mevsim normallerinin üzerine çıktığının altını çizerek, Doğu Karadeniz'de ise yüksek nemin heyelan riskini artırdığını aktardı.</p>

<p><img height="533" src="https://bolunabizcom.teimg.com/bolunabiz-com/uploads/2026/03/kuraklik-2.jpg" width="800" /></p>

<p><strong>İÇ ANADOLU'DA TOPARLANMA SINIRLI KALDI</strong></p>

<p>İç Anadolu'da yağışların bölgesel farklılık gösterdiğine işaret eden Kadıoğlu, Konya, Aksaray ve Nevşehir hattında son aylarda yağışların artmasına rağmen uzun vadeli açığın kapanmadığını söyledi.</p>

<p>Kadıoğlu, "İç Batı Anadolu'da kış yağışları bile iki yıllık açığı kapatmaya yetmedi. Bu bölge, tarımsal kuraklık açısından en kritik alan olmayı sürdürüyor." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akdeniz kıyı kuşağında ise kısa vadede belirgin bir toparlanma yaşandığına değinen Kadıoğlu, Mersin, Adana ve Antalya çevresinde son aylarda yağışların normale döndüğünü ancak iki yıllık birikimli açığın henüz tamamen kapanmadığını kaydetti.</p>

<p><img height="687" src="https://bolunabizcom.teimg.com/bolunabiz-com/uploads/2026/03/h-b-f9t-v-x-u-a-aj-q-zv.jpeg" width="550" /></p>

<p><strong>TARIMSAL ÜRETİM VE SU KAYNAKLARI RİSK ALTINDA</strong></p>

<p>Kadıoğlu, uzun süreli kuraklığın tarım ve su kaynakları üzerinde olumsuz etkileri olduğuna dikkati çekerek, özellikle Eskişehir, Afyon ve Konya ovalarında toprak neminin ciddi şekilde azaldığını, bunun verim kayıplarına yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>Hidrolojik kuraklığın meteorolojik kuraklığı gecikmeli takip ettiğini hatırlatan Kadıoğlu, Marmara ve İç Batı Anadolu'da baraj doluluk oranları ile yer altı su seviyelerinin henüz toparlanmadığını söyledi.</p>

<p>Kadıoğlu, "Ankara başta olmak üzere bazı büyük şehirlerde içme suyu kaynakları açısından risk devam ediyor. Kuraklık sadece meteorolojik değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir sorun haline gelmiş durumda." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>BÖLGESEL RİSKLER ÖNE ÇIKIYOR</strong></p>

<p>Haritaların bölgesel riskleri net biçimde ortaya koyduğunu belirten Kadıoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"İç Batı Anadolu'da kronikleşmiş tarımsal ve hidrolojik kuraklık söz konusu. Marmara Bölgesi'nde su temini güvenliği giderek daha kritik hale geliyor. Konya-Karaman hattı tahıl üretimi açısından risk altında. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da ise son dönemde artan yağışlarla ani sel ve taşkın riski öne çıkıyor."</p>

<p>Kadıoğlu, kısa vadeli yağış artışlarının uzun vadeli kuraklık üzerindeki etkisinin sınırlı olduğuna dikkati çekerek, "Birkaç aylık yağışlarla iki yıllık açığı kapatmak mümkün değil. Bu nedenle su yönetimi politikalarının güçlendirilmesi ve kuraklıkla mücadelede daha bütüncül adımlar atılması gerekiyor." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.bolunabiz.com/boluda-sessiz-tehlike-2-yillik-acik-artik-kronik</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolunabizcom.teimg.com/crop/1280x720/bolunabiz-com/uploads/2026/03/bolu-kuraklik-yagis-susuzluk.jpg" type="image/jpeg" length="27861"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Göç Yolunun En Kritik Durağı Bolu’da]]></title>
      <link>https://www.bolunabiz.com/goc-yolunun-en-kritik-duragi-boluda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolunabiz.com/goc-yolunun-en-kritik-duragi-boluda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu Yeniçağa Gölü Kuş Cenneti’nde her yıl 264 farklı kuş türü gözlemleniyor. Flamingodan kartala birçok türün uğrak noktası olan göl, doğa turizminin önemli merkezlerinden biri.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bolu’nun Yeniçağa ilçesinde yer alan Yeniçağa Gölü Kuş Cenneti, göç yolundaki yüzlerce kuş türüne ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Her yıl 264 farklı türden binlerce kuşun görüldüğü göl, hem konaklama hem de üreme alanı olarak dikkat çekiyor.</strong></p>

<p>Bolu’nun Yeniçağa ilçesinde bulunan Yeniçağa Gölü Kuş Cenneti, göç yolundaki yaban kuşlarının önemli duraklarından biri olmayı sürdürüyor. Doğal yapısı ve zengin ekosistemiyle dikkat çeken göl, her yıl yüzlerce kuş türüne ev sahipliği yapıyor.</p>

<p><img height="352" src="https://bolunabizcom.teimg.com/bolunabiz-com/uploads/2026/03/image-256.png" width="702" /></p>

<p><strong>264 TÜRDEN BİNLERCE KUŞ GÖZLEMLENİYOR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından koruma altında bulunan Yeniçağa Gölü’nde her yıl 264 farklı türden binlerce kuşun görüldüğü bildirildi. Göç rotası üzerinde yer alan göl, özellikle ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde yoğun kuş hareketliliğine sahne oluyor.</p>

<p><img height="416" src="https://bolunabizcom.teimg.com/bolunabiz-com/uploads/2026/03/image-257.png" width="709" /></p>

<p><strong>HEM KONAKLIYORLAR HEM ÜRÜYORLAR</strong></p>

<p>Göl çevresinde turna, arı şahini, angut, balık kartalı, flamingo, ördek, kaz, şah kartalı, ak kuyruklu kartal ve bıldırcın kılavuzu gibi çok sayıda tür gözlemleniyor. Bazı kuşların gölde kuluçkaya yatarak yavrularını dünyaya getirdiği belirtilirken, sakarmekeler ve karabataklar da göç mevsiminde bölgede mola veriyor.</p>

<p><img height="399" src="https://bolunabizcom.teimg.com/bolunabiz-com/uploads/2026/03/image-258.png" width="606" /></p>

<p><strong>DOĞA TURİZMİ İÇİN ÖNEMLİ BİR ALAN</strong></p>

<p>Zengin biyolojik çeşitliliğiyle dikkat çeken Yeniçağa Gölü Kuş Cenneti, aynı zamanda doğa turizmi ve kuş gözlemciliği açısından da bölgenin önemli merkezleri arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.bolunabiz.com/goc-yolunun-en-kritik-duragi-boluda</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolunabizcom.teimg.com/crop/1280x720/bolunabiz-com/uploads/2026/03/bolu-yenicaga-golu-kuslar-turler-doga.jpg" type="image/jpeg" length="34625"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bolu’da Orman Haftası Böyle Kutlandı! Yüzlerce Fidan Toprakla Buluştu]]></title>
      <link>https://www.bolunabiz.com/boluda-orman-haftasi-boyle-kutlandi-yuzlerce-fidan-toprakla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolunabiz.com/boluda-orman-haftasi-boyle-kutlandi-yuzlerce-fidan-toprakla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu’da Ormancılık Günü ve Orman Haftası kapsamında düzenlenen etkinliklerde yüzlerce fidan toprakla buluşturuldu. Ağaçcılar köyünde gerçekleştirilen programa protokol üyeleri, öğrenciler ve vatandaşlar yoğun katılım sağladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bolu’da 21-26 Mart Ormancılık Günü ve Orman Haftası kapsamında düzenlenen etkinliklerde yüzlerce fidan toprakla buluşturuldu. Kent merkezine bağlı Ağaçcılar köyünde gerçekleştirilen dikim programına protokol üyeleri, öğrenciler ve vatandaşlar yoğun katılım sağladı.</p>

<p><strong>BOLU’DA YÜZLERCE FİDAN TOPRAKLA BULUŞTU</strong></p>

<p>Bolu Orman Bölge Müdürlüğü tarafından organize edilen etkinlik kapsamında Ağaçcılar köyü mevkisinde oluşturulan alanda fidan dikimi gerçekleştirildi. Programda, ahlat, fındık, kızılcık, ıhlamur ve ladin türlerinden toplam 930 fidan toprakla buluşturuldu.</p>

<p><img height="428" src="https://bolunabizcom.teimg.com/bolunabiz-com/uploads/2026/03/image-252.png" width="831" /></p>

<p>Etkinlikte konuşan Bolu Orman Bölge Müdürü Celal Kanbur, kentin sahip olduğu bitki çeşitliliğiyle sadece Türkiye’nin değil dünyanın da önemli ekosistemlerinden biri olduğunu belirtti. Ormanları korumanın yanı sıra sürdürülebilir bir anlayışla geleceğe taşımaya çalıştıklarını ifade eden Kanbur, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bakanlığımız ve Genel Müdürlüğümüz tarafından bu yılki kutlamaların ana teması ‘Türkiye’nin Gücü Orman’ olarak belirlenmiştir. Bu tema rastgele seçilmiş bir slogan değildir. Ormanlarımızın ülkemizin ekonomik bağımsızlığından iklim krizine, biyolojik çeşitlilikten milli savunmaya kadar her alanda stratejik bir güç merkezi olduğunun tescilidir. Bolu ilimiz yüzde 65’i ormanlarla kaplı bir şehir olarak bu gücün en somut örneğidir.”</p>

<p><img height="461" src="https://bolunabizcom.teimg.com/bolunabiz-com/uploads/2026/03/image-253.png" width="722" /></p>

<p><strong>ÖĞRENCİLER VE KADINLAR DA KATILDI</strong></p>

<p>Program kapsamında orman mühendisi tarafından fidan dikimi uygulamalı olarak anlatıldı, ardından dua edildi. Etkinliğe katılan ilkokul öğrencileri de fidan dikerek çevre bilinci kazandı. Köyde yaşayan kadınlar ise yöresel kıyafetleriyle etkinliğe renk kattı.</p>

<p>Programa Bolu Valisi Abdulaziz Aydın, Bolu 2. Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Emrullah Öztürk, İl Emniyet Müdürü Yılmaz İpar, İl Jandarma Komutanı Albay Rıfkı Kulaksız, daire amirleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p><img height="434" src="https://bolunabizcom.teimg.com/bolunabiz-com/uploads/2026/03/image-254.png" width="728" /></p>

<p><strong>“ADALET ORMANI” OLUŞTURULDU</strong></p>

<p>Öte yandan Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi İlahiyat Fakültesi bahçesinde “Adalet Ormanı” oluşturuldu.</p>

<p>Ormancılık Haftası etkinlikleri kapsamında “Geleceğe Nefes” temasıyla düzenlenen programda 50 fidan toprakla buluşturuldu. Etkinliğe Bolu Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Cansever, cumhuriyet savcıları, adliye personeli, yükümlü ve hükümlüler katıldı.</p>

<p><img class="" height="421" src="https://bolunabizcom.teimg.com/bolunabiz-com/uploads/2026/03/image-255.png" width="724" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.bolunabiz.com/boluda-orman-haftasi-boyle-kutlandi-yuzlerce-fidan-toprakla-bulustu</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 16:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolunabizcom.teimg.com/crop/1280x720/bolunabiz-com/uploads/2026/03/bolu-yesil-gelecek-fidan-dikimi-adalet-ormani.jpg" type="image/jpeg" length="55000"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bolu’da 65 Yaş Üstü Bireyler Dengeyi Tai Chi ile Öğreniyor]]></title>
      <link>https://www.bolunabiz.com/boluda-65-yas-ustu-bireyler-dengeyi-tai-chi-ile-ogreniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolunabiz.com/boluda-65-yas-ustu-bireyler-dengeyi-tai-chi-ile-ogreniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu’da 65 yaş üstü bireylere denge ve koordinasyon becerilerini geliştirmek amacıyla tai chi eğitimi verildi. Program, BAİBÜ tarafından yürütülen bilimsel proje kapsamında gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bolu'da 65 yaş üstü bireylere, denge ve koordinasyon becerilerinin artırılması amacıyla tai chi (hareketli meditasyon) eğitimi verildi.</p>

<p>Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Yaşlı Sağlığı Bakımı Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Şebnem Avcı tarafından hazırlanan bilimsel araştırma projesi kapsamında düzenlenen eğitime, İl Sağlık Müdürlüğü Yaşlı Sağlığı, Bakımı, Uygulama ve Araştırma Merkezi'ne devam eden 65 yaş üstü bireyler katıldı.</p>

<p>Karaçayır Spor Kompleksi'nde gerçekleştirilen eğitimde, tai chi eğitmeni Numan Pekgöz tarafından katılımcılara çeşitli temel hareketler gösterildi.</p>

<p><img height="620" src="https://bolunabizcom.teimg.com/bolunabiz-com/uploads/2026/03/image-206.png" width="943" /></p>

<p>Doç. Dr. Şebnem Avcı, AA muhabirine, proje kapsamında katılımcılara hem tai chi hareketlerini öğreteceklerini hem de bilgi ve memnuniyet düzeylerini ölçeceklerini, etkinliğin sonuçlarını da bilimsel platformlarda sunmayı hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>Katılımcıların denge ve koordinasyon becerilerini artırmayı hedeflediklerini dile getiren Avcı, "Tai chi, kas-iskelet sisteminde yaşanan değişiklikleri destekleyen ve dengemizi korumaya yardımcı olan bir spor. Uygulamalar, katılımcılarımızın fiziksel performanslarını iyileştirmeye yönelik bilimsel araştırmalara da temel oluşturacak." dedi.</p>

<p>Eğitime katılan 66 yaşındaki Bahattin Şahin de tai chi'nin denge sağlama açısından çok faydalı olduğu yönünde bilgilendirildiklerini belirterek, "Egzersiz hareketleri yapıyoruz. Denge sağlamaya çalışıyoruz. Bu etkinliğe katıldığım için çok mutluyum." diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Emekli öğretmen 72 yaşındaki Ahmet Ulutürk ise çocukluktan beri spor yaptığını anlatarak, "Şu anda da severek yapıyorum. Bu sporu fazla duymadım ama denge sporu olduğunu fark ettim. Yavaş yapıldığı için vücudu fazla yormuyor. Faydalı olacağını düşünüyorum." ifadelerini kullandı.</p>

<p><img height="543" src="https://bolunabizcom.teimg.com/bolunabiz-com/uploads/2026/03/image-207.png" width="945" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık - Çevre</category>
      <guid>https://www.bolunabiz.com/boluda-65-yas-ustu-bireyler-dengeyi-tai-chi-ile-ogreniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 16:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolunabizcom.teimg.com/crop/1280x720/bolunabiz-com/uploads/2026/03/bolu-tai-chi-65-yas-denge-yaslilar-egitim.jpg" type="image/jpeg" length="64543"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tek Kullanımlık Plastiklere Kısıtlama Geliyor]]></title>
      <link>https://www.bolunabiz.com/tek-kullanimlik-plastiklere-kisitlama-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolunabiz.com/tek-kullanimlik-plastiklere-kisitlama-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, tek kullanımlık plastik ürünlerin kullanımını azaltmak için yeni bir yönetmelik hazırladı. Kısıtlamaların 1 Eylül’den itibaren kademeli olarak uygulanması planlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, AA muhabirine, Sıfır Atık vizyonu kapsamında plastik kirliliğini azaltmak amacıyla tek kullanımlık bazı ürünlerin piyasaya arzının yasaklanmasına yönelik hazırlanan yönetmeliğe ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p>Tek kullanımlık plastiklerin kısıtlanmasına yönelik yönetmelik çalışmasının son aşamaya geldiğini belirten Turan, söz konusu düzenlemenin döngüsel ekonomi eylem planı ile atık yönetimi stratejisinin önemli bir parçası olduğunu söyledi.</p>

<p>Plastik ürünlerin çevre kirliliğinde önemli paya sahip olduğuna dikkati çeken Turan, bu ürünlerin doğada çözünmesinin uzun yıllar aldığını, özellikle geri dönüştürülemeyen türlerinin ekosistem üzerinde ciddi risk oluşturduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günlük hayatta yaygın olarak kullanılan plastik bardaklar, içecek ve yemek kapları, plastik çatal, kaşık ve bıçaklar, kulak temizleme çubukları ile balon çubuklarının tek kullanımlık plastik ürünler arasında yer aldığını aktaran Turan, "Burada amaç tüm plastik ürünleri yasaklamak değil, geri dönüştürülemeyen ve çevre kirliliği oluşturan tek kullanımlık ürünlerin kullanımını kısıtlamak." diye konuştu.</p>

<p><strong>"GERİ DÖNÜŞTÜRÜLEBİLİR VEYA BİYOBOZUNUR ALTERNATİF ÜRÜNLER KULLANILABİLECEK"</strong></p>

<p>Yönetmelik taslağının ilgili kurum ve kuruluşlar ile sivil toplum örgütleri ve üniversitelerin görüşüne açıldığını belirten Turan, değerlendirme sürecinin ardından kapsam ve uygulama takvimine ilişkin gerekli düzenlemelerin yapılabileceğini dile getirdi.</p>

<p>Turan, "Bazı ürünlerde kısıtlamaları 1 Eylül'den itibaren, bazı ürünlerde ise 2027 yılının başından itibaren uygulamayı planlıyoruz. Tek kullanımlık plastiklerin yerine geri dönüştürülebilir veya biyobozunur alternatif ürünler kullanılabilecek." dedi.</p>

<p>Kağıt, ahşap ve bambu gibi doğa dostu malzemelerden üretilen ürünlerin bu kapsamda alternatif oluşturduğunu belirten Turan, düzenlemenin günlük yaşamı zorlaştırmayacağını, aksine çevre üzerindeki baskıyı azaltmayı hedeflediğini dile getirdi.</p>

<p>Türkiye'de Sıfır Atık uygulamalarıyla geri kazanım oranının son yıllarda yüzde 40 seviyesine ulaştığını hatırlatan Turan, uzun vadede 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda geri kazanım oranının yüzde 60'ın üzerine çıkarılmasının amaçlandığını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.bolunabiz.com/tek-kullanimlik-plastiklere-kisitlama-geliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 15:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolunabizcom.teimg.com/crop/1280x720/bolunabiz-com/uploads/2026/03/plastik-catal-bicak-bardak-yeni-duzenleme.jpg" type="image/jpeg" length="60909"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeşilay Bolu’dan Bağımlılıkla Mücadelede Yeni Proje]]></title>
      <link>https://www.bolunabiz.com/yesilay-boludan-bagimlilikla-mucadelede-yeni-proje</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolunabiz.com/yesilay-boludan-bagimlilikla-mucadelede-yeni-proje" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeşilay Bolu Şubesi, bağımlılıkla mücadelede önleyici ve uzun vadeli yaklaşımı hedefleyen “Sıfırdan Başlıyoruz” projesini hayata geçirdi. Proje kapsamında özellikle 0–3 ve 4–7 yaş grubu çocukların gelişim dönemlerine odaklanan çalışmalar yürütülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeşilay Bolu Şubesince, bağımlılıkla mücadelede önceliği ve uzun vadeli yaklaşımı hedefleyen "Sıfırdan başlıyoruz" projesi hayata geçirildi.</p>

<p>Yeşilay Bolu Şubesi'nden yapılan açıklamada, "Sıfırdan başlıyoruz" projesi kapsamında özellikle 0-3 yaş ve 4-7 yaş aralığındaki çocukların gelişim dönemlerine odaklanan faaliyetler gerçekleştirildiği belirtildi.</p>

<p>Yaşamın ilk yıllarının bireyin fiziksel, bilişsel ve duygusal gelişiminin en hızlı gerçekleştiği dönemleri kapsadığı anlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Bu yıllarda kazanılan alışkanlıklar, bireyin ilerleyen yaşlardaki davranışlarının temelini oluşturuyor. Yeşilay Bolu Şubesi de bu bilimsel gerçeklikten hareketle bağımlılıkla mücadelenin yalnızca sorun ortaya çıktıktan sonra değil, erken çocukluk döneminden itibaren önleyici çalışmalarla yürütülmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Bu doğrultuda Yeşilay Bolu Şubesi, ailelere yönelik bilgilendirme faaliyetleri, ebeveyn eğitimleri, okul öncesi kurumlarla işbirliği ve çocuklara yönelik sağlıklı yaşam temalı etkinlikler gerçekleştiriyor. Çalışmalarda özellikle sağlıklı beslenme alışkanlıkları, ekran kullanımının dengelenmesi, hareketli yaşamın teşvik edilmesi ve çocukların duygusal gelişimini destekleyen aile tutumları gibi konular ele alınıyor."</p>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Yeşilay Bolu Şube Başkanı Bayram Erden, "Bağımlılıkla mücadelede kalıcı başarı elde etmek istiyorsak, işe en baştan başlamamız gerekiyor. Çocuklarımızın hayatının ilk yıllarında sağlıklı yaşam alışkanlıklarını kazandırabilirsek, ilerleyen yıllarda karşılaşabilecekleri bağımlılık risklerini büyük ölçüde azaltabiliriz. Bu nedenle Yeşilay Bolu Şubesi olarak çalışmalarımızda özellikle erken çocukluk dönemine odaklanıyoruz." ifadesini kullandı.<strong> </strong></p>

<p><img height="309" src="https://bolunabizcom.teimg.com/bolunabiz-com/uploads/2026/03/a-a-20260311-40793754-40793751-b-o-l-u-y-e-s-i-l-a-y-s-u-b-e-s-i-s-i-f-i-r-d-a-n-b-a-s-l-i-y-o-r-u-z-p-r-o-j-e-s-i-n-i-h-a-y-a-t-a-g-e-c-i-r-d-i.jpg" width="550" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık - Çevre</category>
      <guid>https://www.bolunabiz.com/yesilay-boludan-bagimlilikla-mucadelede-yeni-proje</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolunabizcom.teimg.com/crop/1280x720/bolunabiz-com/uploads/2026/03/yesilay-bagimlilikla-mucadele-cocukluk-donemi-icin-yeni-proje.jpg" type="image/jpeg" length="62205"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
